Değeri kalmadı artık sevginin, şiirin,
Kaldı şiirler o tozlu raflarda,
O güzel insanların sayfalarında,
Gittiler bir bir hepsi,
Kaldı bize miras hepsinin, hüznü ve sevgisi...
Şimdi vakitlerden sen,
Saat gözlerini aşk geçiyor...
Beliriyor ufukta kırmızı bir çizgi
Güneş doğuyor
Bu kör karanlığı hançer gibi yırtıyor
Ve sen karşımdasın
Doğuyorsun bize, bana
Yırtıyorsun kör karanlığımı(zı)
Sen geliyorsun
Ey mahpeyker sultanım
Sana aşikârım
Cânânım
Kendimde seni buluyorum...
Dağlar sıralanıyor birbiri ardına
Gün doğuyor geceler ardına
Yıldızlar herkesin sandığı gibi yan yana
Her şey seyrinde, ben senin hasretinde
İşte geliyorsun elinde bir demet zambak
Sadece istiyorum o an gözlerine bakmak, Ve izlerken ardınsıra cigara yakmak
Karşımdasın hayaller, düşler kıskanıyor bu ânı
Bekledim onca zaman bu vuslat zamanını
Uyanıyorum gerçekliğin acı sesiyle
Düşünüyorum sadece düşünüyorum
Kim kurabilir bu kadar gerçekçi bir hayali,
Hangi ahmak..
Öyle ki Nurullah Genç'in şiirlerinden cümle beğenmek bir gül bahçesinde birbirine benzeyen onca gül içinden birini seçmek gibi, aynı gibi duran bambaşka lezzette dizeler her biri. Bu güllerin