Şûle-rîz ettin yine evvelce yanmış gönlümü
Mecrûh-i nev eyledin gûya kapanmış gönlümü
Çeşminin bilmem nasıl te’sir-i sihr-âmizi var
Aşka mecbur etti sevdadan usanmış gönlümü
(Yanmış gönlümü sen bir daha yaktın alevlendirdin
Gönlümün yarası kapanmış biliyordum sen onu tekrar yaraladın
Gözlerinin bilmem nasıl büyüleyici etkisi var
Aşka mecbur etti sevdadan usnamış gönlümü...)
Tâhirü’l-Mevlevî
“Ulemânın şerlisi, ümerânın ziyaretine gidenler; ve ümerânın hayırlısı, ulemâyı ziyaret edenlerdir. Fakirin kapısına giden Emîr ne güzel Emîrdir; ve Emîr’in kapısına giden fakir, ne fena fakirdir.” Buyurmuştur.
“Hırs kördür, insanların ayıbını inceden inceye görür ve mahalle mahalle söyler.” Dünyaya harîs olan kimselerin, kalb gözleri kördür. “ O her ne kadar ayıp arayıcı ise de, kendi ayıbının bir zerresini bile onun gözü görmez. “