Kitabı büyük bir beklentiyle aldım aslında. Eminim içinde doğruluğa dayanan noktalarda vardır. Fakat o kadar çok kendiliğinizden uzaklaşmanız doğrultusunda öneriler var ki bu bana samimiyetsiz geldi ve ben okumaya devam edemedim.Zaten dört yanımız bu kadar sahtekarlıkla doluyken üstüne bir de sürekli maske takmamızı, olduğumuzdan farklı biri gibi davranmamızı öğütleyen görüşleri hoş karşılayamadım.Bu kadar çok maske,bu kadar çok hilebazlık insanlığın iyi yanlarına da gölge düşürür ve ilişkileri olumsuz yönde etkiler.Bu kadar oynak olmaya gerek yok diye düşünüyorum.Varsayalım ki tüm öneriler dikkate alındı, hayatın içindeki gerçeklik nerde kalacak o zaman.O kadar sahtelik insan ruhunu hasta eder. Bizim doğruluk,dürüstlük, samimiyet, güven gibi duygulara ihtiyacımız var. Yalan,dolan, sahtekarlıkla gelecek başarıya ve güce değil.
İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 YasasıRobert Greene · Altın Kitaplar · 20233,628 okunma
8/10
·198 syf.··
2025 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 01:53
Peri Gazozu (2013 ) Ercan Kesal (1959, 66y) youtu.be/Ni2SFFBodMI?si=... Ercan Kesal meslektaşımız, bir doktor.. büyüğümüz, kıymetli ve üretken bir sanatçı, yazar ve oyuncu.. 1959 Avanos doğumlu. 1984’te 25 yaşında Ege Üniversitesi tıp fakültesinden mezun oluyor. Uzun yıllar sağlık ocağı hekimliği yapıyor. Serbest hekimlikle birlikte uygulamalı psikoloji ve sosyal antropoloji eğitimleri de alıyor. İlk şiir ve yazılarını tıp fakültesi öğrencisi iken yazmaya başlamış. Dergilerde, gazetelerde hikayeleri ve denemeleri yayımlanmış. senaryoları var. Bir çok filmde oyunculuk ve senaristlik yapmış, kitapları da mevcut. Bu kitap… ..ölümle başetmenin olağanüstülüğü ve olağanlığı üzerine.. ..hayatın en yalın ve en efsunlu meseleleri.. ..ölüm ve yaşam.. ..anne-baba-çocuk arasındaki zor muhabbet.. ..büyümek ve yaşlanmak.. üzerine.. ..-sadece bi sızlanma değil, içsel bir hesaplaşmaya da kapı aralayan yazılar- bunlar.. Bu kitap, Ercan Kesal’ da vücutlaşmış kadim Anadolu bilgeliği tütüyor. Kitabın başından sonuna samimilik, insanlık dolu her sayfa.. nerde olsa farkedilir bu özellikler.. ve biz de bu satırları okudukça kitabın içine girip anlatılanlarla hemhal oluyoruz.. bu samimiyet dolu kitaplar diğerleriyle karşılaştırıldığımızda bariz bir fark ortaya çıkıyor. Umarım biz de yaşadıklarımızla bu tür farkları çevremizdeki insanlara hissettirebiliriz…
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Her yerdeler
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 20:54
Kitabın bölümleri ve içerik hakkında bilgi verenler olmuş . Bu alanlara girmeden narsistin denizine düşenlerin yılanlarını tanıtacak bilgileri toparlamak istedim . Bir narsisti tanımadan başedemez ve hayatınızda bu kişilik bozukluğundan muzdarip olanlardan koleksiyon yaparsınız peki nasıl bencil mi narsist mi ayrımını yapabiliriz . NARSİSİZMİN YEDİ ÖLÜMCÜL GÜNAHI 1 Utanmazlık : Narsistler için utanç katlanılması imkansız bir duygudur bu yüzden sürekli inkardadır ve asla hata yapmadıklarını savunurlar. Eğer utanmasına sebebiyet verirseniz bunu öfke ve suçlamalarla karşılarlar ardından öç alma isteği gelir. 2.Büyüsel düşünme: Narsistler utanç duygusunu yenemediği içn kimsenin kendisi kadar iyi güzel akıllı zeki olduğunu düşünemezler. 3.Kibir : Onlara göre başkaları değer kazandığında kendi değerleri düşüşe geçer bu nedenle kendilerini geliştirmek yerine karşısındakini küçümseme hor görme alaycı üslupla alt etme çabasına girerler . 4: Kıskançlık : Kendisinden fazla özelliklere sahip herkes potansiyel tehlikedir burada yine küçümseyerek alt etme yöntemi devreye girer. 5.Kendini haklı görme : Özel muamele görmek ve ayrıcalık talep ederler onlara göre hayatlarındaki herkes işlerine yaramalı onların konforunu gözetmelidir. İnsanları sevdikleri için değil menfaatlerine uygun olduğu için seçerler. Kendileri birebir ilişkide olduğu en yakınlarına karşı sorumlu hissetmez . Bunu yapmayanlar öfke nöbetinden nasibini alır. 6.İstismar : Narsistler yüzleşmedikleri utanma duyguları ve kendilerinde eksik olduğunu bildikleri geliştirmek yerine inkar ettikleri yönleri yüzünden empati kuramaz ve başkalarının duygularını anlayamazlar . Başkalarının duygularının olduğunu bile kabul edemezler onlar için tek gerçek kendi menfaatleridir . 7.Yanlış çizilen sınırlar : Narsistler empati
Narsistik Bir Dünyada Hayatta Kalma RehberiSandy Hotchkiss · Kuraldışı Yayınları · 2014176 okunma
9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2023 89. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 22:20
Merhaba ️bugün bir haftadır storylerimde alintilarini paylaştığım #şafakvakti kitabı yorumu ile geldim. @pinkpinkyazarr dan okuduğum ilk kitap ve gerçekten bayıldım ️Kitabi çıktığı zaman tanıtımları ve yorumlardan oldukca merak etmiştim çünkü tam sevdiğim,asker temalı mahalle ve romantik kurgulardan.. Gelin görün ki bu kitap bu konseptin bir kaç tık üzerinde Romantik kurgulardan oldukça ayıran ise özellikle askeri operasyon kısımları çok profesyoneldi Yazarcim beni bu konuda bilgilendirdi,hepsi TSKnın gerçek operasyonlarindan alıntılarla uyarlama Okurken kanımın çekildiğini hissettim resmen burada +18 uyarısı yapabilirim,karakter her duygusunu üst sınırlarda yaşıyor. Şafak Mert Kurtoğlu,özel kuvvetlerde görevli bordo bereli bir Yüzbaşı, Zeynep Maral Tandoğan ise acil servis hemşiresi,öyle ki babaları iş ortağı ve evleri ise yanyana beraber büyümüşler,Şafak mesleği gereği disiplinli ve oldukca içe kapalı kendi deyimiyle de kontrol manyağı.Zeynep ise doğu'ya tayini çıkar diye devlete geçmemiş kendi gibi iki can dostuyla guvenli ortaminda özel hastanede çalisiyor.Safak ile aralarında hiç bir samimiyet oluşmamış yıllarca fakat bu durum Şafağın son gelişinde değişiyor ve Şafağın yıllardır Zeynep'i sevdiğini öğreniyoruz,müthiş bir aşk başlıyor ama öyle böyle değilBen kitaplarda yan karakterlere özellikle dikkat ederim,iyi yan karakterler konuyu zenginleştiriyor, ve bu kitapda beklentimi fazlasıyla karsiladı, kahkalarla güldümne olaylar var ne olaylar, Özellikle Akif ve Zehranin telefon konuşmasi,Zeynep in ic sesleri yetmezmiş gibi Kitabın sonuna doğru birde Şafağın ic sesleri koptum orda ,592 syf su gibi gitti,kısacası dram,aksiyon,ask, komedi yok yok.. Fakat kitap öyle bir yerde bitti ki umarim PAROLA YAYINLARI 2.kitap için bizi fazla bekletmez..İyi ki
Şafak VaktiPinkpinkYazar · Parola Yayınları · 2022173 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2023 31. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 15:01
Kitap yine 10 bölüm/halka'dan oluşuyor. Öncelikle, kitabı çok beğendim. "Kaygılarla ve Korkularla Yaşama Becerisi" 1. Bölüm, "Sınırlarını Çizebilmek" 2. Bölüm ve "Zor İnsanlarla Yaşama Becerisi" olan 6. Bölüm en dikkatimi çekenler arasındaydı. Bu yüzden bunlar hakkında yazmak istiyorum. 1- Endişe ve Kaygı'nın aslında bir olmadığından, bunların farklarından bahsetmiş. Ve Endişe'ye dair ne zaman sorun olabileceğinden ve ne yapabileceğimizden. (Alıntı) "Gelecek kaygısını önlemenin yolu, anımızı yani şimdimizi şekillendirmek, şimdiye yatırım yaparak geleceğe dair planlar ve projeler üretmektir." "Plan yapmak ve önlem almak, kaygılanmaktan daha yapıcı sonuçlar doğurur." "Ya mezun olunca iş bulamazsam.. diyen bir öğrenci, şimdi kendini geliştirmekte zorlanır." gibi.. Son paragrafta da insanın insana destek olduğunu, bu yüzden hayatımıza güzel yürekli, samimi insanları almamız gerektiğini söyler.. 2- Sınırlar aslında 2 yaşından itibaren çocuklarımıza da dikkat etmemiz gereken bir konudur. Onun harici, sınır çizmek adına geçerli bir sebebimiz yoksa insanın konfor alanından çıkıpta sınır çizmeyeceğini, istemeyeceğinden bahsediyor. Sınırların NET olunması gerektiğinden. İnsan sınır çizmezse karşı taraf anlayamaz bunu, yorulursunuz, birikirsiniz ve sonda istenmeyen şeyler olabilir. Bu yüzden biriktirmeden baştan kimse üzülmesin diye susmak yerine usulünce söylemek en mi en iyisi. Bağırıp çağırmadan, güzelce. Söylenilecek şeyin dolaylı olmadan açık ve net bir şekilde söylenmeli ki, karşı taraf doğru anlasın ve yanlış anlaşılmalar olup durum başka yönlere gitmesin. İyi izlenim bırakmak adına sınırları çizmemekle insan ilişkisine zarar veriyor aslında. Ebeveynlerin çocuklarına "sürekli" olarak nerde ne yapması gerektiğini söyleyip onları bi anlamda "sürekli" yönlendirmesi,
Ruhumun Kayıp Halkası 2Tuba Kılıç · Vadi Yayınları · 2022153 okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2022 11:31
Hayatta Kalma Şansı Bulduysanız, Bunu Başaramayanlar İçin Konuşmak Görevinizdir Kitap, küçük bir çocukken İkinci Dünya Savaşı ve nazi soykırımının soğuk yüzüyle yüzleşmek zorunda kalan Anne'nin hatıralarından oluşuyor. Kitabı bitirdiğimde ''Eğer Anne yaşasaydı'' diye düşünmeden edemedim. Yaşasaydı nasıl bir hayatı olurdu? Annesiyle arasını düzeltebilir miydi, bir yazar olabilir miydi? Belki bir yazar olarak tanırdık onu. Çünkü Anne, yazar olmak istiyordu. Ve kitap, aslında bir hatıra defteri olmasına rağmen Anne'nin anlatım dilinin ne kadar kuvvetli olduğunu görüyoruz. Ve yazmanın ona tüm bu kargaşanın içinde ne kadar iyi geldiğini. Okurken bazen onun küçük bir çocuk olduğunu unutuyoruz hatta. İnsanı bir sonraki güne çıkmaya ikna eden nedir? Umut. Anne'in umudunun hiç bir zaman solmadığını görüyoruz. Ertesi gün güneşi görebilme umudu, Peter'la tavan arasında daha çok konuşabilme umudu, çalışma masasını yazı yazabilmek için kullanabilme umudu... Bu sayede günlerinin her şeye rağmen ona yaşanılır geldiğini. Anne'in günlüğünden anlıyoruz ki, içinde hep beraber yaşamaya çalıştıkları küçük kutu, yaşam şartlarının ve psikolojik sağlığın sınırların dayanıklılığının oldukça zorlanıldığı bir ortam. Çünkü Anne, hem kendi ailesiyle, özellikle de annesiyle çıkmazlara girip anlaşmazlıklara düşerken komşularının sevmediği yönlerine katlanmak zorunda. Kalabalık bir ekip, küçük bir evde birlikte yaşamak zorundayken, aynı zamanda tuvalet, yemek, günlük hayatımızda yaptığımız sıradan ve zaman almayan basit rutinler, onlar için bir ölüm kalım mücadelesi. Ve hiçbir zaman evden çıkmayan hayaletler. Geride bıraktıklarının hayaletleri. Bana son zamanlarda tanıdık gelen bir yaşam mücadelesi. Belki bir duvar yazısında, bir kitap sayfasında, bir ihtiyarın sözlerinde görüp de almayacağım o
Edebiyat
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma