İyi ki, doğmuş ve heykeltraş olmuş. Dünya çapında bir heykel! Heykel, 1981 yılında İlhan Koman'a Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü'nü getirmiştir. İlhan Koman, ödül törenindeki konuşmasında Akdeniz'i şöyle tanımlamıştı: "İnsanın kucaklaşması, sevgisi anlatılırken Akdeniz aklıma geldi. Akdeniz büyüktü, bizden bir denizdi. Kucak açmayı bu adla anlatmak istedim. Sevgiyi ve kucaklaşmayı anlatırken bir kadının bütünlüğünden yararlanmak istedim." Halk Sigorta (daha sonraki adıyla Yapı Kredi Sigorta) şirketinin isteği üzerine inşa edilmiş olan heykel, şirketin Büyükdere Caddesi'ndeki genel müdürlük binasının önüne yerleştirildi. 1998 yılında yazar Çetin Altan tarafından heykelin Köyceğiz Gölünün Akdeniz'le buluştuğu tarihsel doğal kanalın sonuna yerleştirilmesi önerildiyse de bu istek gerçekleşmedi. Eserin bir kopyası, 2000 yılında Almanya'nın Hannover kentindeki Expo 2000 Fuarı'ndaki Türk pavyonunda sergilendi ve ilgi gördü. Halk Sigorta'nın ünvanının Yapı Kredi Sigorta'ya geçmesi üzerine mülkiyeti Yapı Kredi'ye geçen heykel, 25 yıl Büyükdere Caddesi'ndeki yerinde kalmıştır. Akdeniz, İlk defa 2005'te yerinden söküldü ve İlhan Koman Retrosektifi sergisi için kısa bir süreliğine Galatasaray meydanına yerleştiridi. Heykelin Zincirlikuyu'daki yerinde binalar arasında kaybolduğu, yeterince ilgi görmediği şeklinde görüşlerini açıklayan birçok kişi, o dönemde heykelin Galatasaray Meydanı'nda kalması gerektiğini ifade etti ve sergi bitiminde söküleceği sırada insanlar etrafında halka olarak "Akdeniz’i vermeyiz, buradan bir yere gidemez!" diyerek tepki gösterdi. Heykel, 2005 yazında Levent'teki Yapı Kredi Genel Müdürlük Binası'nın önüne taşındı. 2014 yılında İsrail'in Gazze'ye yönelik kara harekâtını protesto eden eylemciler tarafından tahrip edildi. Bu olaydan sonra
HK
Gelen-Ek-Sel Sanatlar değil yepyeni sanatlar yapmak zorundayız.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Evet bugün Hitler merakımın neden bu kadar fazla oldugunu açıklicam (okulbizesevgiyivesaygıyıöğretir) 10 veya 11.sınıf dönemimdi sanırım hangisi tam hatırlamıyorum ama bizim bi Edebiyatçımız vardı tam bir edebiyatçıydı ama kendisini çok severim benımlede sağ olsun çok ilgilendi bi çok konuda. Kafa yapısı olsun konusma stili olsun çok iyi bir hocadır Allah herkese nasip etsin diyelim. Her neyse bu cnm öğretmenim bnm bi gün benim resim çizdiğime denk geldi ve çizimlerimi görmek istedi bende gösterdim. Sonra bana geleceğim için sürüyle tavsiyelerde bulundu beni çeşitli kişilerle görüştürdü ve bunun çokta katkısı oldu. Daha sonra beni bi resim kursuna yazdırmak istedi ama tabikide ben hayatında hiçbir kursa gitmemis biri olarak ve aileminde izin vermeyeceğinden emin olarak (bunun düşünme sebebim görsel sanatlar lisesini kazanma potansiyeline sahipken beni göndermemelerinden kaynaklı) kursa gitmeyi istemedim. Bunu anlayışlar karşıladı sebeplerini konustuk falan. Ben yine bi gün sınıfta oturmus sakince Sylvia plath okurken sınıfa geldi ve kitabı masaya bıraktım. Daha sonra yanıma geldi kitaba baktı ve bu kitabı sen mi okuyosun fln dedi evet dedim. Her neysemse okurken dikkat et aman he fln yapt biraz nasihat vs verdi ve derse geçti. Bir hafta falan geçmeden birden bire bana bu çizim işlerinde kendimi geri çekmememi ve ilerletip iyi yerlere getirmem gerektiği söyledi ve sonradan Hitler'e değindi. haturladığım kadar şöyleydi "Ailen izin vermiyor olabilir ama gerçekten kendi kendine bu yeteneğini geliştirmeyi başardıysan daha da iyilerini yapabilirsin. Sakın vazgeçmeyi düşünme bir sorunun olursa bana danış yardımcı olurum bırakmanı istemiyorum unutma Hitler de ressamdı herkesin içinden geçti" PUAJDKALFKALFKSLGMLSMGLSMGLDMFLD ve sonra Hitlerinde ressam oldugunu öğrenince
2 Sanat tarihinin ve doğasının sorumlusu sanatçılardır. Sanat tarihinin doğası şudur: köleliğe boyun eğmiş, emrine amade olmuş güzellik. Sanat tarihçileri sanatçıları şöyle bilir: sihirbaz, büyücü, üstatçı, imajcı… Köle, mekanik, zanaat, köle işçi, anonim… Grek, Romalı, ortaçağ… 12. yüzyıl: “Tanrı’nın Hizmetkârı”, mistik, aydınlatmacı, mozaikçi… 14. yüzyıl: Ayrımsız, sanatçı-zanaatçı (Filippo Lippi)… 15. yüzyıl: “doğada Tanrı’nın hizmetkârı”, bireysel, eğitimli adam (Van Eyck)… 16. yüzyıl: bilim adamı, natüralist, “liberal sanatlar”, Rönesans, (Dürer)… Aynı zamanda: “ilahi ressam”, içsel fikir (Mikelanj, Leonardo)… 17. yüzyıl: Sarayın hizmetkârı, “kralların ressamı” (Velasquez)… Sonra: Asil, klasikçi, kraliyet akademisi, güzel sanatlar (Poussin)… Aynı zamanda: “Mükemmel ressam”, “ressamın ressamı”… 18. yüzyıl: İdealist, “mükemmelci”, rasyonalist, akademisyen (Reynolds)… Sonra: “Kişilik”, mistik, romantik, virtüöz (Blake)…

Sol Diyez

@Pio_baroja
·
Sanatı Sanatçılardan Kurtarın ... A. Brener - Barbara Schurz
1 Çirkin bir dünyada yaşıyoruz. Bu çirkinliğin sorumlusu kim? Çirkin ne? Eğer bir güzellik satıcısı tarafından soruluyorsa, asıl çirkin olan bu sorudur. En çirkin manzara da sanatçıların kendilerini satmasıdır. Bir meta olarak sanat çirkin bir fikirdir; bir eğlence olarak sanat çirkin bir eylemdir. Bir memnun etme ve satış mesleği olarak görsel sanatlar çirkin bir iştir. Sanat alışverişi, sanat koleksiyonculuğu, sanat manipülasyonu, sanat işi çirkindir. Bir geçim aracı olarak, bir hayatın tadını çıkarma aracı olarak sanat çirkindir. “Sanatçının da yemek yemesi lazım” ifadesi çirkindir. Bir sanatçının yemek ihtiyacı bir başkasından fazla değildir. Sanatta ekonomik ilişkiler utanç verici ve çirkindir. Sanatta ticaretçilik, kariyercilik, para yapmacılık, hayatta kalmacılık çirkindir. Bir iş adamı olarak sanatçı, bir sanatçı olarak iş adamından daha çirkindir. Sanatçının himaye altına alınmış bir ahmak olarak, bir masum olarak, bir şirket adamı olarak, bir koleksiyon parçası, başarılı adam olarak imajı çirkindir. Doğal bir hayvan, bitki, ot, egzotik meyve olarak sanatçı çirkindir. Sanatta anti-entelektüalizm çirkindir. Sanatta sahte entelektüalizm çirkindir. Sanatta özel-leştirilmiş entelektüalizm de çirkindir. Sanat mekanizmasının bir parçası olarak çirkin kültü iğrenç ve çirkindir. Anti-sanatın herhangi bir biçimi çirkindir. Kolaj, montaj, hurda, performans ve enstalasyon sanatı çirkindir. Geometrik sanat dışavurumcu sanattan daha az çirkin değildir. Amerikan sanatı, Alman sanatı, İtalyan sanatı, Çin sanatı ve her tür sözde ulusal etiket sanatı çirkindir. “Genç sanat” çirkindir. Sözde uluslararası çağdaş sanat hem sefil hem çirkindir. Tüm bienaller çirkindir. Turizm endüstrisinin parçası olarak sanat çirkindir. Tüm jüriler ve ödüller çirkindir. Kültürel değiş tokuş
Sanatı Sanatçılardan Kurtarın ... A. Brener - Barbara Schurz
1 Çirkin bir dünyada yaşıyoruz. Bu çirkinliğin sorumlusu kim? Çirkin ne? Eğer bir güzellik satıcısı tarafından soruluyorsa, asıl çirkin olan bu sorudur. En çirkin manzara da sanatçıların kendilerini satmasıdır. Bir meta olarak sanat çirkin bir fikirdir; bir eğlence olarak sanat çirkin bir eylemdir. Bir memnun etme ve satış mesleği olarak görsel sanatlar çirkin bir iştir. Sanat alışverişi, sanat koleksiyonculuğu, sanat manipülasyonu, sanat işi çirkindir. Bir geçim aracı olarak, bir hayatın tadını çıkarma aracı olarak sanat çirkindir. “Sanatçının da yemek yemesi lazım” ifadesi çirkindir. Bir sanatçının yemek ihtiyacı bir başkasından fazla değildir. Sanatta ekonomik ilişkiler utanç verici ve çirkindir. Sanatta ticaretçilik, kariyercilik, para yapmacılık, hayatta kalmacılık çirkindir. Bir iş adamı olarak sanatçı, bir sanatçı olarak iş adamından daha çirkindir. Sanatçının himaye altına alınmış bir ahmak olarak, bir masum olarak, bir şirket adamı olarak, bir koleksiyon parçası, başarılı adam olarak imajı çirkindir. Doğal bir hayvan, bitki, ot, egzotik meyve olarak sanatçı çirkindir. Sanatta anti-entelektüalizm çirkindir. Sanatta sahte entelektüalizm çirkindir. Sanatta özel-leştirilmiş entelektüalizm de çirkindir. Sanat mekanizmasının bir parçası olarak çirkin kültü iğrenç ve çirkindir. Anti-sanatın herhangi bir biçimi çirkindir. Kolaj, montaj, hurda, performans ve enstalasyon sanatı çirkindir. Geometrik sanat dışavurumcu sanattan daha az çirkin değildir. Amerikan sanatı, Alman sanatı, İtalyan sanatı, Çin sanatı ve her tür sözde ulusal etiket sanatı çirkindir. “Genç sanat” çirkindir. Sözde uluslararası çağdaş sanat hem sefil hem çirkindir. Tüm bienaller çirkindir. Turizm endüstrisinin parçası olarak sanat çirkindir. Tüm jüriler ve ödüller çirkindir. Kültürel değiş tokuş
İLGİ DUYDUĞUNUZ ALANA GÖRE ÖNERİLER.
İlgili Alanlar: Psikoloji, mitoloji, botanik, felsefe, dil ve kökenleri, müzik, sanat tarihi, gastronomi, edebiyat. 1. PSİKOLOJİ 📚 Kitap İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl (Toplama kampı deneyimlerinden doğan, varoluşçu psikoterapinin temel taşı.) Hafifçe Bir Silkinsek? – Engin Geçtan (Türkiye’nin en değerli psikiyatristlerinden, insan ilişkileri ve çağın getirdiği yabancılaşma üzerine.) Düşünme, Hızlı ve Yavaş – Daniel Kahneman (Zihnimizin kararları nasıl aldığını ve bilişsel yanılsamaları anlatan Nobel ödüllü başyapıt.) 🎬 Film Shutter Island (Zindan Adası) – Yön: Martin Scorsese (Algı, travma ve savunma mekanizmaları üzerine kusursuz bir psikolojik gerilim.) Memento (Akıl Defteri) – Yön: Christopher Nolan (Anterograd amnezi [yakın hafıza kaybı] ve kimlik inşasını ters kronolojiyle işleyen bir yapıt.) Persona – Yön: Ingmar Bergman (İnsan ruhunun maskelerini [persona] ve kimlik çözülmesini anlatan sinema klasiği.) 🎙️ Podcast Merdiven Altı Terapi – Deniz Dülgeroğlu Anlam Arayışı – Umut Ateş Hidden Brain – Shankar Vedantam (NPR) (İngilizce; insan davranışlarının arkasındaki bilinçaltı kalıpları inceliyor.) 📄 Makale / Akademik Eser "Grup Psikolojisi ve Ego Analizi" – Sigmund Freud "Kitlelerin Psikolojisi" – Gustave Le Bon (Kitle davranışlarını anlamak için temel metin.) "The Magical Number Seven, Plus or Minus Two" – George A. Miller (İnsan hafızasının sınırlarını belirleyen, bilişsel psikolojinin en ünlü makalelerinden biri.)