Güneş ve Sinek
Güneş ise Hak namına ve hakikat lisanıyla ve hikmet-i ilahiye diliyle ona der: "Hâşâ yüz bin defa hâşâ ve kellâ! Ben musahhar bir memurum. Seyyidimin misafirhanesinde bir mumdarım. Bir sineğe, belki bir sineğin kanadına dahi hakiki mâlik olamam. Çünkü sineğin vücudunda öyle manevî cevherler ve göz, kulak gibi antika sanatlar var ki benim dükkânımda yok. Daire-i iktidarımın haricindedir." der, müddəiyi tekdir eder.
Alıntı
BAŞYÜCELİK HÜKÛMETİ ve VEKALETLERİ...
(...) Başyücelik hükümeti, “vekâlet” adı verilen 1 başvekil ve 11 bakanlık ile her bakanlığa bağlı 3’er (toplam 33) müsteşarlıktan oluşur. Bunlar: 1) Maarif Vekâleti: İlim ve Güzel Sanatlar, Halk Terbiyesi ve Evleri, Umumî Öğretim müsteşarlıkları… 2) Savaş Vekâleti: Kara, Deniz, Hava müsteşarlıkları… 3) İktisat Vekâleti: Sanayi, Ticaret, Ziraat müsteşarlıkları 4) Maliye Vekâleti: Bütçe ve Umumî Denge, Vergiler ve Resimler, Bankalar ve Tekeller müsteşarlıkları… 5) Sağlık ve Bakım Vekâleti: İyileştirme, Güzelleştirme, Çoğaltma müsteşarlıkları… 6) Adliye Vekâleti: Mahkemeler, Islahhâneler, Kanunlar müsteşarlıkları… 7) Matbuat ve Propaganda Vekâleti: Matbuat, Propaganda, Turizm müsteşarlıkları… 8) Dahiliye Vekâleti: Mülkî Teşkilât, Belediyeler, Umumî İnzibat müsteşarlıkları… 9) Nafia (Bayındırlık) Vekâleti: Tesisler, Yollar, Ulaşım Vasıtaları müsteşarlıkları… 10) Düzenleme Vekâleti: Teşkilat Düzeni, İş Düzeni, Sigorta ve Emekli Sandığı müsteşarlıkları… 11) Hariciye Vekâleti: Doğu, Batı ve Haber Alma müsteşarlıkları…
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -II-, 10 Haziran 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Başyücelik Devleti
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BAŞYÜCELİK AKADEMYASI...
(...) Başyücelik Devleti’nin bel kemiğini “Başyücelik Akademyası” oluşturur. Bu akademya üç şubelidir: Fen ve Keşifler kolu, Edebiyat ve Güzel Sanatlar kolu, İlim ve Tefekkür kolu… Bu üç koldan yetişen ve eser veren aydınlar, Başyücelik Akademyası‘na dahil olur.
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -I-, 3 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Başyücelik Devleti
İNSANLIK O'NUN (sav) KADROSUDUR...
(...) İşte bütün insanlarda ortak olan, bazen rüyâlarda, sanat eserlerinde, çeşitli insan davranışlarında, bazen de reenkarnasyonu düşündürten gerçekleşmelerde vesaire her vakit dile gelen bu şey, “hakikat-i ferdiyye”dir; insanî hakikattir. Tarih onda yaşar hikâyesini. Bütün ruhların kökü olan (menşe-i ervâh) odur. Bütün ilimler ve sanatlar, ondan sâdır olur. İnsan bilse de, bilmese de, tersinden veya düzünden, doğrulayıcı veya yalanlayıcı olarak O’nun kadrosudur...
HAKİKAT-İ FERDİYYE “Çöle İnen Nur”-, 9 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Hakikat-i Ferdiyye
Topyekûn hayat mevzuunda insan aklının ne kadar mahsulû varsa hepsinin birden tohumu semavî dinlerdir. Bugünün müsbet bilgileri,riyaziyesi, fiziği, tebâbeti, hatta terziliğe kadar insan elindeki bütün sanatlar, kökte peygamberler tarafından getirilmiştir. Peygamberler olmasaydı araba tekerleği bile keşfedilemez, akıl kasasiyle ruh dolabının anahtarları ele geçmezdi. Fakat insanoğlu, birçok meccânî nailiyetini kendi öz eseri zanneder.
Sayfa 24
Edebiyat
gerçeğe dönüklük
Bilindiği gibi, sanatlar kendilerine özgü anlatım araçlarının gelişmesiyle bazı modus'lar yaratırlar. Yani gerçeğin dile getirilme yolları. Bir süre sonra bu kalıplar seyircinin gözünde "gerçeğin kendisinin yerini tutarlar". Böylece özel bir stilizasyon başlar. Bu noktadan sonra bir sanatçının gerçeği yeniden, çıplak gözle görme ve yansıtma çabaları, belki de daha gerçekçi olduğu halde yadırgatır seyirciyi.
Sayfa 279·Kitabı okuyor
Alıntı