İnsanların alışkanlıklarının kölesi olduğunu ve varlığının rutinindeki özünde önem taşıdığını düşündüğü pek çok noktanın aslında sırf onları alışkanlık haline getirmesi yüzünden böyle göründüğünü düşündüm.
...burada değil ama gökyüzünün altında başka bir yerde, ağaçların üstünde, şehrin çok ötesinde, tarlalarda ve ormanlarda kendine has bir bahar hayatının, zayıf ve günahkar insan aklının alamayacağı esrarengiz, muhteşem, zengin ve kutsal bir hayatın artık silkinip canlandığını düşünmek istiyordu insan. Ve bir de ağlamak istiyordu nedense.
Merhum Fikret, bir manzumesinde bir buçuk saat içinde doğan, yaşayan ve ömrünü tamamlayan bir nevi mahlûkata hayret eder. Anlaşılan elektrik asrı gitgide insanları da bu böceklere çevirecek...