"Doğru konuşmak gerekirse doğal olmayan bir görünümdeydim. Bir adamın elinden tek bir parmağının kesildiğini düşünün: kaldırımlar boyunca aşağı yukarı koşan, eğilip kalkan bir insan parmağı... Ben işte o parmaktım. Ve bütün bunların en garibi, bu parmağın, elin bir parçası olmak, ötekilerle beraber olmak gibi en ufak bir istek duymamasıydı, parmak ya eskiden olduğu gibi olmak ya da kendi başına olmak ya da... Evet, artık saklayacak bir şeyim yok: Ya da onunla olmak, daha önce de bütünleştiğim o kadınla olmak..."