Kutsal şehir Mekke düşüyordu ve bir zamanlar Hz. Peygamber’in gezdiği sokaklarda peygamber soyundan geldiğini iddia eden Hüseyin ve İngiliz İngiliz altınları ile satın aldığı urban, düşmanla işbirliği içerisinde, adil bir savaşta yenemedikleri bir avuç askeri yakarak, “savaşın bile bir hukuku vardır” kuralını akıllarına getirmeden onursuz bir yolla Mekke’deki savaşı kazanmaya çalışıyordu.
İttihat Terakki, iktidarı ele geçirdiğinde, “Türkçülüğe” bir seçenek olarak olarak değil, Osmanlı Devleti’nin Müslüman Araplar dahil, Türk olmayan unsurları bir arada tutamayacağını anladığın için mecburen sarılmak zorunda kalmıştır.
Ahmet Ümit’in diğer kitaplarına göre katilin (belli bi yerden sonra) kendini biraz olsun belli ettiği kitap. Kitap akıcıydı fakat o kadar gereksiz suriyeli politikası övme planı vardı ki, çoluk çocuğa okutmak akıl işi değil. Diğer eserlerine saygımdan bu puanı veriyorum