Puan vermedi·320 syf.··
2026 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:51
Onu kollarıma alıp sarıldığım anda eve döndüğümü hissettim. Sen benim dayanağımsın. Hayat sevgiden ibaret...El ele geleceğimize yürüyorduk. Rüzgârın Getirdiği benim için sıcacık, umut veren ve insanın içini dinlendiren bir hikâye oldu. Debbie Macomber yine karakterlerin duygularını öyle doğal işlemiş ki onları okurken sanki yıllardır tanıyormuşum gibi hissettim. Her birinin yaşadığı acılar, hayal kırıklıkları ve yeniden ayağa kalkma çabaları hikâyeyi daha gerçekçi ve etkileyici kılmış. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, olaylardan çok insanların iç dünyasına odaklanmasıydı. Hayat bazen planladığımız gibi gitmese de karşımıza çıkan insanlar ve beklenmedik gelişmelerin yeni başlangıçlara kapı aralayabileceğini güzel bir şekilde anlatıyor. Özellikle dostluk, aile bağları ve sevginin iyileştirici gücü kitabın her sayfasında hissediliyor. Anlatımı oldukça akıcı ve sade olduğu için sayfalar hızla ilerledi. Büyük sürprizler ya da temposu hiç düşmeyen olaylar bekleyenler için sakin gelebilir; ancak karakterlerin yaşadığı değişimi izlemek benim için çok daha değerliydi. Kitabın huzurlu atmosferi ve verdiği umut hissi, okuma boyunca yüzümde küçük bir tebessüm bıraktı. Ben bu kitabı bitirdiğimde geriye yalnızca güzel bir hikâye değil, aynı zamanda "hayat her zaman ikinci bir şans sunabilir" düşüncesi kaldı. Duygusal, sıcacık ve insanın kalbine dokunan hikâyeleri sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum. Bana göre Debbie Macomber, yine umutla, sevgiyle ve hayata yeniden tutunmanın mümkün olduğunu hissettiren bir romana imza atmış.#leylaninkitapdunyasi ,#rüzgarıngetirdiği ,#debbiemacomber
Rüzgarın GetirdiğiDebbie Macomber · Epsilon Yayınevi · 2022225 okunma
Ateşten Düğüm 2
7/10
·412 syf.··
2026 47. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere @ayssbssrt kaleminden #ateştendüğüm2 kitabı ile geldim... Yazarın kalemi ile serinin ilk kitabıyla tanışmış ve çok sevmiştim serinin devamını da merakla bekliyordum. Şimdide üçüncü kitabı merakla bekliyor olacağım... Yazarın akıcı dili olayların sürükleyici olması, bazı sayfalarda bizi hüzünlendirirken bazı sayfalarda gülümsetiyor. İlk kiqtptada belirttiğim gibi tam bir dizi havasında hikâyemiz. İki ailenin geçmişten gelen düşmanlığı ve bu düşmanlığın bitmesi için feda edilen iki genç Elif ve Baran hikâyesi, oysa ikisininde hayelleri vardı... Hayellerini bir çırpıda yok eden töre Elif ve Baran'ı zorunlu bir evliliğe sürüklemişti. Onların hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Bu kitapta da Berfin'in böreklerinden öğğğ geldi börekleriyle birlikte yok olabilir mi üçüncü kitapta. Birde Elif'in ergen tavırları beni sinir etmedi desem yalan olur Elif ilk kitapta yaşadığı büyük kırılmaların ardından İzol konağında kendisine kurulan oyunlarla mücadeleye devam ediyor. Hayatında yaşadığı kayıplar ve yıkılan hayelleri nedeniyle büyük bir yalnızlık yaşar. Elif'in elinde geçmişten abisinden kalan tek hatıra olan ve nişan gecesi kaybettiği bileklikten başka hiçbir şey kalmamıştır. Bu bileklik hiç beklemediği bir kişinin elindedir ve Elif bilekliğe ulaşmaya çalışırken o kişinin yalan söylediğini anlar. İzol konağında Baran'la gerçek evli olduklarını düşünüldüğü için tâbiki aynı odayı paylaşmak zorunda kalırlar. Elif Baran'la aralarında esen soğuk rüzgarlarla verdiği mücadelenin yanı sıra birde Berfin ve Rojbin hanımın saçma entrikalarıyla uğraşmak zorunda kalır. Bu arada birde aşiretin onlardan beklediği bir bebek vardır. Elif abisi ve babasına verdiği sözü tutamasının üzüntüsünü yaşarken bir sabah telefonuna gelen dershane kayıt mesajı ile şaşkına döner.
1000Kitap
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 20268 okunma
Reklam
4/10
·320 syf.··
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Kitap aslında konu olarak çok güzel bir potansiyele sahip. Düşük puan verilmesine rağmen yine de bir şans vermek istedim ama neden düşük puan aldığını şu an daha iyi anlıyorum. Yazım tarzı asla bana hitap etmiyor karaketlerin üslupları çok kötüydü bana samimiyetsizce ve saygısızca geldi. Ben diyaloglarda küfür karşıtı bir insan değilim yeri geldiğinde sahnenin o atmosferi ile edilen küfürleri okuyorum normal bir şey ama bu kitapta o kadar fazlaydı ki bir yerden sonra rahatsız etmeye başladı. Kısaca konusundan bahsedecek olursam. Yıllar önce Deli Kral’ın bir iblisle yaptığı anlaşma tüm krallığın kaderini değiştiriyor. Kral ölüyor, insanlar ölümcül bir hastalığın pençesine düşüyor ve doğaüstü varlıklar iblislerin kontrolü altında yaşamaya mahkum kalıyor. Bu lanetin tamamen gerçekleşmesini engelleyen tek kişi ise son veliaht olan Ejderha Prens. Eğer o da düşerse krallığın son umudu yok olacak. Finley ise krallığın en uzak ve yoksul köylerinden birinde yaşayan genç bir kız. İnsanların ölümlerini geciktirebilmek için iksirler ve panzehirler hazırlıyor, köylülere yardım ediyor. Savaşçı, avcı aynı zamanda cesur bir karakter. Ancak bir gün yasak ormana girip bitki toplarken Ejderha Prens tarafından yakalanıyor. Prens kızın topraklarına izinsiz girdiği ve bitkilerin izinsiz aldığı için Finley'i cezalandırmak istiyor. Bu yüzden kızı kaçırıp kuleye hapsediyor ve böylece hikaye başlıyor. Ben Finley’in büyük bir maceraya atılacağını, laneti çözmeye çalışacağını, krallığın sırlarını keşfedeceğini ve Ejderha Prens’le birlikte mücadele vereceğini düşünüyordum. Fakat hikaye beklediğim gibi ilerlemedi. Bunun yerine sayfaların büyük kısmında Finley’in kulede geçirdiği zamanı, prensle olan çekişmesini ve aralarındaki çekimi okuyoruz. Aslında romantizm olması beni rahatsız etmezdi.
1000Kitap
Güllerin YıkımıK. F. Breene · Olimpus Yayınları · 2023515 okunma
Puan vermedi·614 syf.··
2026 25. kitabı
Anna Tsindsadze ~ Litih'in Gözyaşları 1 konusu Meira, üstü başı yaralı kolunda serum takılı halde bilmediği bir evde uyanır. Evdeki adama, Uygar'a, kim olduğunu sorduğunda aldığı tek cevap "Düşmanız," olur. Meira hafızasını kaybetmiş parça parça hatırlarken geçmişi yıkımlarla doludur. Uygar her hatırladığında tüm yaşananların sebebinin kendisi olduğunu söyleyerek onu kendisine düşman ediyor. Ona sürekli psikolojik işkence uyguluyor. Biz kitapta bir taraftan da geçmişlerini, onların ilk tanıştığı zamanları okuyoruz. Sürekli onların geçmişte o güzel hallerinden bu günlere nasıl geldiğini merak ederek okudum. Yazar kitabı o kadar güzel işlemiş ki beni kendisine çok çekti. Çok kalın olmasına rağmen hemen bitirdim. Dark rom, sırlar, gizemler ve bunların yanında tutkulular. Bu kitaba bir şans verin derim.
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025560 okunma
10/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2026 123. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:25
Bu kitabı anlatmak gerçekten kolay değil çünkü içeriği birkaç cümleyle özetlenebilecek kadar dar bir alana sıkışmıyor. Daniel Levitin, modern dünyanın bizi her gün maruz bıraktığı bilgi yükünü, sürekli karar vermek zorunda kalışımızı ve bunun zihnimizde oluşturduğu yorgunluğu ele alıyor. Ancak bunu yaparken klasik kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi yalnızca tavsiyeler sıralamıyor beynimizin nasıl çalıştığını, dikkatimizin nasıl dağıldığını ve neden bazen en basit şeyleri bile unuttuğumuzu bilimsel araştırmalarla açıklıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın her iddiasını sağlam temellere dayandırması oldu. Anlatılan hiçbir konu havada kalmıyor. Günlük hayatımızda sıradan kabul ettiğimiz birçok davranışın aslında zihinsel enerjimizi nasıl tükettiğini öğrenmek oldukça ilgi çekiciydi. Özellikle karar yorgunluğu, dikkat yönetimi, bilgi depolama biçimimiz ve beynin sınırlı kapasitesi üzerine anlattıkları uzun süre düşündüren türden. Not aldığım ve altını çizdiğim yerlerin sayısı tahmin ettiğimden çok daha fazla oldu. Çünkü kitap yalnızca bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda insanın kendi yaşam düzenine de farklı bir gözle bakmasını sağlıyor. Çoğu zaman unutkanlığımızı, dağınıklığımızı veya odaklanma sorunlarımızı kişisel bir eksiklik olarak görüyoruz. Oysa yazar, beynin belirli sınırları olduğunu ve bu sınırları anlamadan verimli olmaya çalışmanın bizi gereksiz yere yorduğunu anlatıyor. ️Kitabın sevdiğim bir diğer yanı ise teoride kalmaması oldu. Beynin çalışma prensiplerini anlattıktan sonra bunları günlük hayata nasıl uygulayabileceğimizi de gösteriyor. Eşyalarımızı düzenleme şeklimizden zaman planlamasına, yapılacaklar listelerinden bilgi yönetimine kadar pek çok konuda uygulanabilir öneriler sunuyor. Fakat bunu "hayatınızı değiştirecek 10
Organize ZihinDaniel J. Levitin · Pinhan Yayıncılık · 03 okunma
8/10
·144 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:26
Daha önce adını hiç duymadığım, hiç tanımadığım bir yazarın kitabını rastgele seçerek okumak istedim ve bu kitaba rastladım. Kitabı ilk gördüğümde adı ilgi çekici geldi. Kitap klasik bir aşk, ayrılık, özlem hikayesi. Genel olarak güzel şans verilesi bir kitaptı. Yazar annenin evladı için çektiği acıları çok derinlemesine işlemişti ki takdir etmek mümkün. Kitabın çok anlamsız bulduğun noktası şu "tuzlu su". Yazar hanım hiç gözyaşı dememiş de tuzlu su demiş hep. Açıkçası bu benim pek hoşuma gitmedi, yazarın farklı bir şey yapmak isteği ile yanlış bir hamle yaptığını düşünüyorum. Ağlamak insanı bir ihtiyaç ve ihtiyacı suyun içine karıştırılmış tuz anlamı vererek anlamsızlaştırmış yazarımız. Kitabın ilk başlarında Murat'ın Esrayı kıskanması ve Esra'nın bağımsız olma isteğiyle sınırlarından kurtulma çabasını çok sevdim. Ben kitabın ileri taraflarında bağımsız ve güçlü bir kadın olarak tek başına yaşamaya devam eden bir Esra bekliyordum fakat hemen yeni birine şans veren Esra ile karşılaştım, bunu da anlayabiliyorum hayat böyledir zaten. Esra'nın oğluna kavuşması sahnesini onca duygusallıktan sonra biraz yetersiz buldum. Çünkü tam 19 yıl beklenmis bir hayatın akışı yarım sayfaya sığmamalı bence. Kavuştukları sahnede Aydın'ın da kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorum ayrıca. Çünkü sadece Esra'nın oğlu kaybolmamıştı, Aydın'ın da çocuğuydu ve bütün acıyı Esra çekiyor gibi gösteriliyordu bence. Okunmaya değer bir kitap, bir şans verin yeni yazarlar tanıyın derim.
S'aklımdasınYasmin Korkut · Az Kitap · 20202 okunma
Reklam
Reklam