“ Parçalarını tekrar bir araya getirdiğinde, parçalandığı zaman nasıl hissettiğini unutuyordu insan. İyileşen yaraların ilk açıldığında nasıl hissettirdiğini de. O yaraların nerede olduğunu az çok hatırlıyor, tazeyken nasıl sızladıklarını biliyor ama artık parmağını üzerine bastırıp, İşte, beni tam buradan incittin, diyemiyordu. “
“Bu kez sana öykü anlatmayacağım. Deli olmak, düşüncelerini iletmekten âciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun."
Deneyimlerime göre iki çeşit kadın var: bütün hayatını annesine benzememeye çalışarak geçirenler ile tek arzusu annesi gibi olmak olanlar. Fakat genellikle iki taraf da umduğunu bulamaz -bir taraf dönüşmek istemediği kadının birebir kopyası olurken diğer taraf ne kadar uğraşırsa uğraşsın olmak istediği kadın gibi olamaz.
Başka birine âşık oldun ve korkuyorsun. İncinebilir olmayı sevmiyorsun, her zamanki şey. Sanırım, bunun üstüne, pek münasip bir kısmet de olmadığını düşünüyorsun. Parası yok, internete fotoğraflarını koyuyor, belki de insanlar arkandan gülüyor diye düşünüyorsun. Geçmişte, sen ve ben birlikteyken her şey nasıldı diye dönüp dönüp bakıyorsun, ne kadar kolaydı, herkes bizi kıskanıyordu diye düşünüyorsun ve aynı şeyi istiyorsun. Hayatın kolay olmasını.