Kitap; İstanbul'da doğan aslı Kayserili Rum bir aileye ait olup 4 yaşındayken ailesiyle beraber New York’a göçen ve burada aldığı eğitimler ve başarısı sonucunda 20. yüzyıl Hollywood sinemasının yaratıcılarından biri olan Rıhtımlar Üzerinde, İhtiras Tramvayı, Amerika Amerika gibi unutulmaz filmlere imza atan Marlon Brando, Montgomery Clift, Julie Harris ve Karl Malden gibi dönemin efsaneleşen oyuncularının yetişeceği Actors Studios’u kuran Arthur Miller ve Tennessee Williams’ın eserlerini de başarıyla beyazperdeye taşıyan Elia Kazandan bahsediyor.
Zülfü Livanelinin içerik bakımından zengin olan bu kitabı ağırlıklı olarak biyografik bir tarzda yazılsa bile yer yer otobiyografik paragraflara da rastlayabilirsiniz.
Kitabı ilk başta okurken bu derece zengin bir içeriğe sahip olması açıkçası beni biraz yordu, sebebi şuydu : İsmi geçen bütün sanatçıları ve o zamana ait olayları araştırıp o şekilde okumak istedim, başka türlü kitap okunmaz diye düşünüyorum.Kitabı okursanız eğer göreceğiniz üzere bir sürü isim geçiyor. Bu isimleri tek bir sanatçı başlığında toplamak zor çünkü bazıları aktör bazıları oyuncu bazıları ressam heykeltıraş bazıları yazar şair bazıları ise müzisyenler. Dikkatinizi çekmek isterim ki hepsi de iz bırakmış insanlar.
( Arthur Miller, Garbaçov ,Yaşar Kemal, Cengiz Aymatov, Tames Baldwin, Alvin Toffler, Claude Simon, Arif Mardini, Quincy Jones, Béla Bartòk, Mikis Theodorakis, Manos Hacıdakis, Robert Deniro, Martin scorsese...)
Rahatsız olduğum bir konu varsa o da şu : Kitap hakkındaki yorumlara baktım pek olumlu dönüşler yok. Çoğu genç ve benden yaşça büyük arkadaşlarım kitabın diğer Zülfü Livanelinin kitaplarına nazaran daha az güzel olduğunu söylemekteler . Biraz daha gözlem yapınca şu kanıya vardım : İnsanımız roman türünde yazılmış kitaplara her ne