Üzülmek geliyorsa içinden
Üzül..
Ağlamak geliyorsa
Ağla..
Ama geliyorsa sevmek içinden
Ve değilse bu sevgi en sevgiliye
Sev diyemem sana
Sevme ki aşk da anlasın yerini
Sevme ki sevda ezemesin yüreğini
Ki çekip çıkaramazsın içinden
Ki koyamazsın yerine başkasını
Bilirim yüreğinin sancısını
Ama nolur kalbine de fısıldama artık adını
Sus ki duyan da bilsin kırgınlığını
Yollar mı gittin
Mevsimler mı geçirttin sevdana
Artık döndür kışını bahara
Ki sevdan da bilsin unutmanın adını
Ağla ama yorma yüreğini
Sıkıştırma gönlünün daracık yerini
Kapat gözlerini düşün sevgiliyi
Ama sevgiliyi değil en sevgiliyi
Kapılma rüzgara
Rüzgar ruhunu çalmasın
Sen yağmurları sev
Ağlarken bulutlar da ağlasın
Sevme yolları
Yollar bitmez ki hiç
Kendinden de gitme sakın
Gittiğin yerlerde bulamazsın sen gibisini
Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf romanı yalnızca bir aşk hikayesi değil Anadolu insanının karanlık vicdanına tutulmuş bir aynadır. Diğer eserlerinde olduğu gibi bazı kültürel değerlerin doğru olmasa da kabul edilmesi, güçlünün güçsüzü ezmesinin toplumsal olarak sorgulanmaması bize eserin gerçekçiliğini gösteriyor. Yusuf'un yalnızlığı ,köyden gelip bu şehir insanına alışamaması, onları anlayamaması bir zorunluluk değil bir tercih gibi anlatılıyor. Hayatın akışı olan ölüm ise üzücülüğüyle karşımıza çıkıyor. Her türlü trajediye rağmen Muazzez'e olan aşkı, İhsan'a olan dostluğu büyük bir samimiyetle hissediliyor. Umutsuz bir yol gibi düşünürken Yusuf' un birden gelen cesaretle Muazzez'i kaçırması bazı şeylerin ilerisini düşünmemesiyle heyecan yaratıyor. Sabahattin Ali'nin kalitesini ortaya koyduğu bir eser olmuş.
"Dışarda ağaçların yapraklarını oynatarak esen bir sonbahar rüzgarı , bu ölüme mahkûm yaprakları henüz koparamıyordu. Bu minimini yeşil mevcudiyetler bile içlerinde bu kadar kuvvetli bir mücadele ve mukavemet kabiliyeti taşırlarken , kendisinin karanlık düşüncelere dalması doğru olmazdı "
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma