Benim odam da bir tabut değil miydi, yatağım mezardan daha soğuk, daha karanlık değil miydi? O yatak ki hep hazırdı ve beni uykuya çağırıyordu! —Bir tabutta olduğum duygusunu sık sık yaşamışımdır. Geceleri odam küçülüyor, bunaltıyordu beni. Mezarda hissedilen de bu değil miydi? Kim bilir ölümden sonra ne hissedileceğini?
Uzun zamandır bende, diri diri dağılmakta, parçalanmakta olduğum duygusu belirmişti.Yalnız cismim değil, ruhum da, aralarında bir uyuşma olmaksızın, kalbimle sürekli zıt gidiyorlardı.Garip bir dağılma ve bölünmeden geçiyordum sürekli.Bazen bir şey düşünüyor, buna kendim de inanmıyordum.Dağılan, çözülen bir kitleydim ben.Sanki hep böyleydim, böyle de kalacağım : acayip, biçimsiz bir karışım…