'Başarısızlık değil amaçsızlık suçtur.' Hepimizin idealleri olmalı ve hepsini başaramasak da onları gerçekleştirmek için uğraşmalıyız. Onlar olmasa hayat çekilmez olurdu. Oysa yaşamı muhteşem kılan şey ideallerimizdir. O yüzden ideallerine sıkı sıkıya tutun Anne."
Ben güçlüyüm, bağımsızım ve kimseye ihtiyacım yok" gibi popüler bir düşünce yapısı olduğunu biliyorum ancak gerçek şu ki hayatta insanlara ihtiyacımız var. Bizimle gülecek, bizimle ağlayacak, kötü günleri katlanılabilir, iyi günleri daha iyi kılacak insanlara; unuttuklarımızı hatırlayacak ve tam olarak anlamasalar bile bizi dinleyecek insanlara; bize ihtiyaç duyacak insanlara. Bunun güçle hiçbir ilgisi yok, her şey insan olmakla ilgili.
Hiçbir şey yapmak, bir şeyin parçası olmak ya da kimseyle birlikte olmak istemiyoruz. İlişkiye sahip olma arzumuz yok oluyor ve kendimizi herkesten tamamen soyutluyoruz.
Ben bu dünyada tümüyle eşsiz biriyim, hayatımın sonuna kadar kendine bakması gereken biriyim ve bu sebeple ileriye doğru atacağı her adımda ona yardım etmeliyim, şefkatle ve sabırla; bazı günler dinlenmesine izin vermeli, bazı günlerde onu cesaretlendirmeliyim; bu tuhaf varlığın, yani kendimin derinliklerine indikçe mutluluğa giden bir yol bulacağıma inanıyorum.
Zamanla işler düzelecek. Ya da düzelmeyecek, her şey dinamiktir, bu da hayatta hem sevinçten havalara uçacağım hem de kötü hissedeceğim anların olacağı, bunların âdeta bir gelgiti andıracağı anlamına geliyor. Bugün üzgünsem yarın mutlu olacağım ve bugün mutluysam yarın üzgün olacağım, bunda bir sorun yok. Kendimi sevmeye devam ettiğim sürece sorun yok.