Şeyda

Şeyda
@sarang404
154 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·312 syf.··
2025 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 22:19
Herkese merhaba. Bugün size kitapçıda tesadüfen karşılaştığım bir kitaptan bahsedeceğim. O sıralar gerilim dizileri izlediğim için beni geren, sonunu merak ettirecek bir kitap okumak istemiştim. Arka kapak yazısına bakınca tam da istediğim türde bir kitaba benziyordu. Ama kitap, beklentilerimi hiç karşılamadı. Gerilim ve gizem unsurları oldukça azdı. Son elli sayfada bir şeyler olmaya başladı ama bunlar da tatmin edici değildi. Sadece sürekli anne dertleri okudum, içim şişti. Bir de kitabın şimdiki zaman kipinde yazılmış olması beni gerçekten çok yordu. Bitirebilmek için epey çabaladım. Sonu iyi çıkar umuduyla elimden bırakmadım ama benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Keşke sonu tatmin edici bir şekilde bitseydi de, ben de ‘Okuduğuma değdi’ diyebilseydim. Okumanızı pek tavsiye etmiyorum
Mükemmel AnneAimee Molloy · Hep Kitap · 201833 okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2025 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 01:03
Herkese merhaba. Yine keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitaptan bahsedeceğim size. Bu kitaba beni tam olarak ne çekti bilmiyorum ama hatırladığım kadarıyla komşulukla ilgili bir alıntı okuduğumda ben bu kitabı kesinlikle okumalıyım diye düşünmüştüm. Kitap epey derin aslında. Toplumda kaybolmaya yüz tutmuş insanlara bisküvi diyor yazar. Bisküvi olmanın birde dereceleri var. Ne kadar ileri seviye bir bisküviysen dünyadan kaybolmak o kadar olası bir şey oluyor. Bisküvilerin bisküvi olma nedenleri farklı oluyor genelde. Bazıları okulda görülmezken, bazı bisküvilerinde varlıklarını zamanla aileleri siliyor hayattan. 1 seviye bisküviler bazen görünüp bazen görünmezken 2. 3. derece bisküvileri gerçekten görmek çok zorlayıcı bir şeye dönüşüyor. Durum böyleyken seslere karşı aşırı duyarlılıkla ilgili bir hastalığa sahip baş karakterimiz hayatını bu bisküvilere yardım etmeye adıyor. Onu özel kılan şey görünmeyen bisküvilerin sesini duyabilmesi. Şimdiye kadar bir çok bisküvi kurtarmış. Bunlardan biri de sonradan en yakın arkadaşlarından biri olmuş. Zor bir aileyle yaşayan baş karakterimizin bir diğer evi de Ruh Sağlığı Merkezi. Ne zaman ailesi onunla uğraşmaktan bıksa (özellikle babası) onu o merkeze gönderiyor ve oğlunun ortalıkta görünmediği zamanlarda da annesi herkese onun Amerika!da bir İngilizce kursuna gittiğini söylüyor. Baş karakterin merkezden döndüğü bir seferde annesi yalanını doğru hale getirmek için oğlunu İngilizce kursuna yazdırıyor ve aslında olaylar tam bu anda başlıyor. Bu kitap bir liseli çocuğun kendi kurduğu üç kişilik arkadaş grubuyla insanların hayatlarına nasıl dokunduklarını anlatan bir kitap. Verdiği mesajlar çok derin. Keşke daha önce bu bu kitap yayınlansaydı ve okusaydım diye düşündüm kitap bittiğinde. Aslında bu kitabı okuması gerekenler
BisküviKim Sun Mi · Athica Yayınları · 202556 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 00:00
Herkese merhaba. İlk görüşte aşık olduğum bir kitaptan bahsedeceğim size. Kapak tasarımı çok tatlı bir defter gibi resmen. Keşke böyle bir defterim olsaydı dedirtecek türden Dış tasarımı güzel olduğu kadar iç tasarımı da çok güzel. Çok tatlı ayrıntılar var. Çok hoşuma gitti. Yayın evini taktir ettim gerçekten. Arka kapak yazısını da okuyunca artık kesinlikle bu kitabı okumalıyım diye düşündüm. Sonradan fark ettim ki bu yazar aynı zamanda "Eğer Beni Görebilseydiniz" kitabının yazarı. Ben bu kitabı bayılarak okumuştum. Bir de bunu fark edince büyük bir beklentiyle başladım kitaba. Beklentimi de karşıladı aslında. Yine bir dizi izler gibi okudum kitabı. Çok tatlı, kalp ısıtan bir kitaptı. Sadece sonunun biraz daha devam etmesini isterdim. Tam istediğim gibi bir son olmasa da süreçten büyük keyif aldım. Yine Pekin ve Çin kültürü hakkında bir sürü şey öğrendim. Benim için çok güzel bir okuma oldu. Karakterleri ve yazarın duyguları işleyişini çok sevdim. Eliza ve Caz de unutamayacağım karakterler arasına girdi. İnsan ilişkileri, birilerine güvenmek, karşılıklı saf aşkı bulmak dünyanın en zor şeylerinden biri. Bu kitap bu derin konuyu güzel bir şekilde işlemiş. Kitabı okurken bir an bile sıkılmadım merakla çevirdim sayfaları. Son olarak da çevirinin mükemmelliğine değinmek istiyorum. Gerçekten çok iyi bir çeviriydi. Kitabı okurken sık sık çevirinin ne kadar güzel olduğunu düşünüp durdum. Bu tür kitaplara ilginiz varsa bence mutlaka okumalısınız. Şimdiden iyi okumalar dilerim
Bu Defa SahidenAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2024209 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 4. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 00:00
Herkese merhaba. Size bugün devam etmekte çok zorlandığım iki kez bırakıp tekrar başladığım ama sonrasında ilerledikçe kendimi bulduğum bir kitaptan bahsedeceğim. Açıkçası okuması zor bir kitaptı ve herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. Öncelikle kendi deneyimimden bahsedeceğim. Bu kitap beni geçmişe götürdü biraz. O zamanlara gömdüğüm hisleri tekrar uyandırdı. Biraz rahatsız hissetsem de bazı duyguları yaşarken hissettiğim o yalnızlığa gidip sarıldım bu kitap sayesinde. Yazar kadar üst düzeyde olmasa da bazen öyle hissetmek normal. Hepimiz ilk hayatımızı yaşıyoruz sonuçta. O zamanlar hissettiğim bu duyguların kendiliğinden peyda olmadığını anladım mesela. Küçük çaplı bir seans yapmış gibi hissettim bazen kendimi. Yazarın duyguları aşırı uçta olsa da bu duygular kendiliğinden oluşmuyor. Yaşamak zor ama bazı insanlar için daha zor. Bu aşırı uçlarda düşünme ve hissetme olayı insanı bazen çok zorluyor. Yazar bu zorlukları yaşamış ve yalnızlığını paylaşmak için bu kitabı yazmış diye düşündüm. Eminim bir çok insana iyi gelecektir bu kitap ama okuyup yüzleşmek de kolay değil. Özsaygıyla ilgili sorunlar yaşamış ve yaşıyorsanız belki de az da olsa size iyi gelecek bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 17:05
Merhaba hemen kitap hakkında düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Kitabın tanıtımında yer alan ‘’ Kerem Ilgar’ın Ben Sadece Kuşları Severim adlı romanı bir kötülüğün resmini çiziyor; kötülük, romantik ve adil betimlemelerden ziyade tüm saflığıyla ete kemiğe bürünüyor ve bizleri, insanın korkutucu gerçekliğiyle tanışmaya davet ediyor.‘’ kısmı aslında kitap hakkında her şeyi özetliyor. Yazar ‘’Şimdi seni şeytanla tanıştıracağım.Eğer buna hazırsan, kitabın ilk sayfasını açmanı bekliyorum’’ diyor. İşte bu noktada bu kitabı herkesin okumaya cesaret edebileceğini düşünmüyorum. Kitap gerçekten çok sert bir dille ve filtresiz yazılmış. Her sayfada bir tokat etkisi yaratıyor. Açıkçası sindirmesi zor , çok düşündüren, insanın aklıyla oynayan bir kitap. Bir o kadarda akıcı insanı içine alıyor. Kötülük içine yuva yapmış Ahlat’ın kötülüğün ahengine kapıldığı hayatını okuyoruz. Açıkçası bir çok yerde ‘yok artık!’’ diyorsunuz ama olaylar geliştikçe dahada karanlığa bürünüyor kitap. Ben bir çırpıda okudum. Sizinde bu kitabı okumanızı bu kitaptan payınıza düşeni almanızı öneririm. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Ben Sadece Kuşları SeverimKerem Ilgar · Düşbaz Yayınevi · 20252 okunma
Reklam