sare bak

sare bak
@sarebak
Körlük
9/10
·331 syf.··
2020 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2020 23:13
Körlük, jose Saramago’nun milyonlara ses getiren kitabıdır.1995’te Portekiz’de yayımlanan bu eser 98’de Saramago’ya nobel edebiyat ödülü kazandırmış. 2005’te Kırmızıkedi yayınevi tarafından basılmasından bu yana geçen 15 yılda 22 baskıya ulaşmış. İlk bakışta sarı dokulu kapak üzerinde gümüş renkle parlayan, birbirine tutunmuş yedi figürüyle dikkat çekiyor. İlk izlenimi kitapta sayanlar için gae başarılı ve akılda kalıcı bir görünüm. Bu yedi figür kitabın başkarakterleri ve diğer herkeste olduğu gibi hiçbirinin adı belirtilmiyor. Konusuna gelirsek, bir gün tüm dünyada bir salgın hastalık başlar. “beyaz felaket” olarak adlandırılan bu hastalık, göz teması yoluyla bulaşan körlüktür ve kör olan herkes etrafı bembeyaz, süt denizi gibi görür. Tüm dünya kaosa sürüklenir ve hayat durur. Milyonlarca kişinin içinde gözleri gören tek bir kişi kalır ve bir yandan etrafındakilere yardım ederken diğer yandan, görme yetilerini kaybedince vahşileşen, hayvani duyguları ortaya çıkarıp acımasızlaşan, kendi doğasından uzaklaşan toplumu tüm çıplaklığıyla görmenin acısını yaşar. Başlarda körleri karantinaya alsalar da ne içeride ne de dışarıda yıkıma engel olunabilmektedir. İnsanlar bir başına, kendilerine ya da başkalarına karşı sorumluluk ve suçluluk duygusundan uzakta yaşayıp hayatta kalmaya çalışırlar. Yazarın dil anlatımı ise bize kitap hakkında daha çok bilgi veriyor. Son derece orijinal olan “körlük” konusunu metafor olarak değerlendirmenin doğal olacağı gibi yazar, kurgunun arasında her küçük ayrıntıya felsefeyi sığdırır. Kitabın her sayfasına serpiştirilmiş hüzün, gözleri gören tek kişiden beklenmeyen serinkanlılıkla birleşir. Bütün dünya gözünüzün önünde çürüyüp giderken izleyip hiçbir şey yapamadığınızı hayal edin. Bazı insanlar birbirinden kopar, bazıları
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Göğü Delen Adam
9/10
·112 syf.··
2020 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2020 10:58
Göğü Delen Adam, Ayrıntı yayınlarından çıkmış, lacivert kitaplar dizisinin bir kitabı. Orijinali 1920, Türkçesi 1988 yılında yayımlanmış ve almanya’da ilk basıldığında çok büyük bir ses getirmiş. Erich Scheurmann’a ait bir kitap. Aslında biraz düşünürsek Scheurmann kitabın çevirmeni sayılabilir çünkü kitap aslında samoa’nın Tiavea köyündeki kabile reisi Tuiavii’nin halkına okumak üzere yazdığı konuşmanın bir taslağı. Konuşa, Tuivaii’nin avrupa’ya düzenlenen bir geziye katılıp birkaç ülke gezdikten sonra dış dünya ile ilgili izlenimlerini paylaşması üzerine. Düşünün ki binalar, arabalar, eğitim ve elektrik gibi bizim temel gördüğümüz çoğu şeyden bihaber yaşayan bir kabilenin reisi Tuiavii bu yüzden, her şeyi, sadece somut değil soyut olayları bile çarpıcı ve farklı bir dille anlatması sizi şaşırtmasın. (scheurmann tuiavii’yle tanıştığında, ona güvenip yazılarını okutabilmesi için 1-2 yıl geçmesi gerekmiş ve bu sürede yanlış bilmiyorsam onlarla kalmış.) Kitapta sıradışı olan şey sizin basit veya vazgeçilmez gördüğünüz her şeyin irdelenmesi ve hayat tarzımızın eleştirilmesi. Cahil ve kaba görülen bu adam öyle akıllıca yorumlar yapıyor ve her şeyin aslında öyle farkında ki, yüzünüze çarpıyor bunları bir bir. Ancak getirdiği onca sese rağmen kapitalist sistemce kurulan bu düzeni yıkabilecek kadar güçlü değilmiş çünkü aradan 100 yıl geçmiş ve dönüp bakınca şehirdeki hayata, tanımlara, dayatmalara, paraya ve ruhun çekilip alınmasına öyle batmışız ki içinden çıkamıyoruz. Dahası bu ruhumuzu kemiren “düzen” olmadan yaşamayı düşünemiyoruz bile. Konuşma kıyafetlerin tasviriyle başlıyor. Hem kendi kıyafetlerini hem de bizimkileri tarif ediyor sırayla. Ona en garip gelen şey ayakkabı giymemiz. Ayakkabının ayaklar için çok büyük bir eziyet olduğunu öne sürüp
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma