Zihnimizin çalışma prensibi, hatıraları tasnif ederken onların güzel yanlarını öne çıkarıp kötü taraflarını geriye atma şeklindedir. Yaşanan bazı psikolojik problemlerde bu sistem bozulup hep kötü hatıralar ve hatıraların kötü tarafları aklımıza geliyor ve ciddi bir depresyona neden olabiliyor bu durum. Bu sebeple bir psikolojik problemin yoksa hatıralarının birçoğunu olumlu tarafları öne çıkmış şekilde hatırlarsın.
“Peki, emeklerime yazık olmayacak mı?" diye sorabilirsin. Emeklerinin karşılığı olarak bu işin olmayacağını, daha ileri gidemeyeceğini öğrenirsin. Bazen daha büyük zararlara girmemek için küçük şeyler feda edebilirsin. Tamam, belki feda ettiklerin küçük şeyler değil ama karşılığında yürümeyeceğini öğrenmen ve bundan sonraki hayatını daha mutlu hale getirmen bence hiç de azımsanacak bir kazanım değil.
Herkes, "Ama yolun başında çok iyi gibiydi,” der. Genelde hafızamız bizi yanılır, birçok sorunlu ilişki daha yolun başında işaret verir ama biz belki de o kadar isteriz ki o ilişkiyi, kendimizi inandırırız. İnsan en çok kendi kendine söylediği yalanlara inanır.
Bizler de hayatımızın her alanında büyük emek verdiğimiz bazı hedefleri, sonrasında bize zarar verdiğini fark etmemize rağmen bırakamayız, onlardan vazgeçemeyiz. "Bu kadar emek verdim, bari zararımı kurtarayım”, bize mantıklı bir davranış gibi gelir ama her seferinde daha ciddi kayıplar vermeye devam ederiz.
Bu sebeple bir konu seni rahatsız ettiğinde üzerinden yirmi dört saat geçmesini bekle. O olayla ilgili hala rahatsızlık duyuyorsan ne olursa olsun konuşmalısın. Yazılı veya yüz yüze, hiç fark etmez.