“Bir tuzak kurdun ve ben o tuzağa bir tuzak olduğunu bile bile yürüyorum.” Elimi geri çekmeye çalıştım ama Gurur öyle güçlüydü ki bunu yapamadım. “Bana bunu yapmak zorunda mıydın?”
“Sana tuzak kurmadım,” dedi. Gözlerini indirmiş gözlerime bakarken ona inanmamı mı bekliyordu? “O gece bir tuzaktı ve o tuzağa yakalandığında yanında ben vardım.”
“Beni el kadar kızın önünde şerefsiz şerefsiz konuşturduğun için tesise dönünce sana bir temiz dayağım var. Unutturma. Olur da unutturursan çarpı iki dayak. Adnan, not al. Tesise dönünce bu mitokondrisizi kuzu gibi çevire çevire döveceğim."
Adnan, "Alıyorum Muşta, tesise dönünce satılığa dayak," deyince, Yener birden Adnan’ın omzundan doğrulup kalkarak ona dehşet içinde baktı.
“Kendimi kocasının yeğeni tarafindan kandırıldıktan sonra serada
sevişen Bihter gibi hissediyorum, Adnan. Birazdan Muşta'yla düğünün varmış da ben de aynanın önünde kalbimin yerini arıyormuşum gibi.
Pardon, kalbim değil. Sırtımın. Silahı da senin eline veririm artık. Sen seversin sırttan vurmaları.”