Toltek “bilginin kadın ve erkekleri” olarak biliniyordu. Toltek bir din değildir ama dünyaya gelmiş tüm spiritüel ustalara saygı duyar. Toltek öğretisi ruhu kucaklar ama onu “yaşam sanatı” olarak tanımlamak daha doğru olur. Çünkü mutluluk ve sevgiyi bilmenin yolunu kolay kılan bir öğretidir.
Bu kitap aslında tamamen bakış açınızı değiştirmenizi öğütleyen bir kitap. Dört anlaşmadan bahsediyor, bunlar:
1- Kullandığın sözcükleri özenle seç.
Söz bir güçtür, anlaşmadır. Ne söylerseniz doğru ya da yanlış olsun ona inanırsınız diyor Toltek. Kitapta yer alan bir örnekte küçük kız ve annesinden bahsediyor. Küçük kız mutlulukla şarkı söyler, annesi o gün çok yorgun ve ağrılıdır ve kızına kötü sesini kesmesini söyler. Çocuk zihninde bu anlaşmayı yapar, sesinin kötü olduğuna ve rahatsız edici olduğuna inanır. Ve bu anlaşma böyle sürer gider.
Şöyle bir baktığımızda yaşamımızdan benzer örnekler bulabiliriz aslında. Örneğin kendi hayatımda, bisiklet sürmeyi beceremeyeceğim söylendiği için küçüklüğümde bu anlaşmayı yaptım, hala bisiklet kullanamıyor ve kullanamayacağımı düşünüyorum.
Kullandığımız sözcükleri de bu yüzden özenle seçmeliyiz.
2- Hiçbir şeyi kişisel algılama.
Terapilerde de duyduğum bir örneği burada da gördüm; birisi size kötü bir şey söylüyorsa bu sizle değil, onunla ilgilidir.
Yazar aynı zamanda burda şu cümleyi geçiriyor: Bu filmde yönetmen de, yapımcı da, başrol oyuncusu da sizsiniz. Diğer herkes yardımcı oyuncudur. Bu sizin filminiz.
Buradan baktığınızda herkesin kendi yaşamında kendi filminde kendi sahneleri olduğunu, herkesin kendi mücadelesi içinde olduğunu düşündüğünüzde hiçbir şeyi kişisel algılamamanız gerektiğini daha iyi anlamlandırabiliyorsunuz.
“Hiçbir şeyi kişisel algılamayın. Çünkü kişisel algıladığınızda hiçbir şey uğruna kendinizi acı çekmeye