Başarıyı bozuklukla açıklamaya çalışan bir teori, yerini nerede alır? Böylesine büyük bir başarıyı hastalıkla açıklamak, gerçekten bir açıklama çabası mıdır, yoksa ön yargının tezahürü müdür? Gündelik hayatınızda ya da tarihî figürleri incelerken hangi başarılı insanın öyküsünü dinleyince tıp kitaplarına koşuyorsunuz?
O hâlde aşağıda nakledeceğim başarıları açıklamak için hemen tıp kitaplarına ve doktorlara koşalım. Hangi hastalık bu başarıları sağlıyorsa Allah'ın bize o hastalıktan vermesi için dua edelim. Çünkü bunları hastalıkla açıklamaya çalışan hiç kimse, böyle başarılar göstermiş değildir.
Armstrong: "Muhammed'e, diğer önemli tarihsel kişiliklere yaklaştığımız şekilde yaklaşırsak onun, dünyanın tanıdığı en büyük dâhilerden biri olduğunu kolayca söyleyebiliriz."914
"İnanılmaz bir yazınsal eser yaratmak, büyük bir din kurmak ve yeni bir dünya gücü oluşturmak sıradan başarılar değildir.”
Lapidus: "Peygamberlik, sıra dışı bir fenomendir ve bir peygamberin etkisinin halkının yaşam biçimini külliyen değiştirip arkasında dünyanın büyük dinlerinden birini miras bırakması nadirdir."
Maxime Rodinson: "Muhammed hem bir ideoloji hem de bir devlet kurucusuydu. İsa ile Şarlman onda tek ve aynı varlık hâline gelmiş gibidir."
Bernard Lewis: "Peygamber 8 Haziran 632 tarihinde kısa bir hastalığı müteakip vefat etti. Hayatında büyük işler başarmıştı. Batı Arabistan'ın putperest kavimlerine, tek Allah'a inanışı ve ahlak ilkeleri sayesinde yerini aldığı putperestlikle mukayese edilemeyecek derecede yüksek seviyede bulunan yeni bir din getirmişti. Söz konusu dini, vahyolunmuş bir kitapla donattı. Bu kitap, sonraki yüzyıllarda milyonlarca müminin düşünce ve davranış rehberi olacaktı. Fakat o, bundan da fazlasını yapmıştı. İyi örgütlenmiş ve silahlanmış bir cemaat ve devlet
345’te Antakya konsilince hazırlanan birinci açıklamada Ariusçulukla birlikte Samsatlı Paulus ve Ankaralı Markellos’un ileri sürdükleri fikirler inkar edilir.