Zamanla anlıyorsunuz: insanların kavgaları sizinle değil. Gerçekleşmemiş kişilikleri, sevilmemiş çocuklukları, başarılarla gizlemeye çalıştıkları özdeğersizlikleri ile. Kötü tavrı kişisel almayın; siz, bu savaşın sadece nesnesisiniz. Bazen gerçekten tek sorun, öznenin kendisinde.
SİZİ YERMUKTA BOZGUNA UĞRATIP BIRAKTIK...
Karanlık geceyi aydınlatan sabahtır
Yüzün zilletini yokeden silahtır
Kimki birgün bile zulüm otlağından otlanırsa
Onu yola getirecek olan kılıçlar ve mızraktır
Mazlumun bir hakkı vardır onu alacaktır
Eğer ki yara kalbin içine batarsa
Tağut ne kadar tuzak kurarsa kursun
Allah'ın dini için savaşıp mücadele edenler vardır
Rumlar İslam a tuzak kurdular
Onlar zannediyorki bizler zedelenmişiz
Zannediyorlarki süvarilerimiz uyuşuk
Şüphesiz ki aslanların korktuğu havlamaktır
Yermükte sizi bozguna uğratıp bıraktık
Size karşı çarpışan kurtlar ve kartallardı
Mutasım ve Harun'da size saldırdı
Hıttin'de Selahaddin sizi kırıp geçirdi Usame Bin Ladin
Allah'a onu görüyormuşcasına ibadet et. Kendini ölmüşlerden say ve mazlumun bedduasından sakın. Bil ki, sana yeterli olan az, seni Allah'tan alıkoyan çoktan hayırlıdır. Bil ki, iyilik eskimez, günah unutulmaz.
(Ebu'd Derda Müsnedi, s:233)