Her ne olursa olsun bu dünyada insanın içinde tomurcuklanan her hevesin, öyle er geç... , eninde sonunda... değil, daha bir arzuya dönüşür dönüşmez boş bir serap haline geliverdiğini görmek ve her şiddetli arzunun meyvesinin kaçınılmaz olarak keder ve elem olduğunun idrakinde olmak insanın nerede ve nasıl bir yerde olduğunun ve böyle bir yerde esenlik ve kurtuluşu için temel ve azim bir mesele olarak önünde ne muazzam bir heyulanın durduğunun farkına varmasını gerekli kılar. Ve tersini...