Kaygılı temaşa;
Puan vermedi·142 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:21
…kitabı karıştırırken aklıma Chateaubriand geldi. Combourg ormanlarının o bitmek bilmeyen kasvetli ağaçları arasında yürürken içine çöken o ilk gençlik hüznü... İnsan ruhunun o karanlık dehlizlerinde gezinirken, bazen akademik bir metnin soğuk satırları arasında aniden kendi çıplak trajedinizle karşılaşırsınız. Kitabın kapak resmi ne kadar mesafeli ve akademik duruyorsa, anlattığı şey o kadar biziz aslında. O bitmek bilmeyen gece yarısı uyanmaları.  Kitap özünde çok eski bir felsefi ayrımı netleştirmeye çalışıyor: korku ile kaygıyı. Karşınıza ansızın vahşi bir hayvan çıktığında hissettiğiniz şey korkudur, nesnesi bellidir ve insanı hayatta tutar. Fakat o ne idüğü belirsiz, odada yalnızken içimizi kemiren o bulanık gölge... İşte o anksiyete. Nedensiz, bir bahaneden bütünüyle yoksun. Geliyor ve insanı, düşmanın aniden bastırdığı, tüfeği bir yanda, heybesi bir yanda kalmış şaşkın bir asker gibi dımdızlak bırakıyor ortada.  Louis Jouvet’yi düşünün mesela. Ünlü oyununun beş yüzüncü temsiline çıkarken sahne arkasında kan ter içinde kalışı, psikosomatik bir egzamayla boğuşması... Muazzam bir aktör olmanız, yüzlerce kez alkışlanmanız içteki o bilinçdışı boşluğun patlamasını engellemeye yetmiyor. İnsan sahnede ne kadar devleşirse devleşsin, kulisin o karanlık köşesinde kendi Hilflosigkeit’ıyla, yani o mutlak çaresizliğiyle baş başa kalıyor.  Burada akıl, ister istemez Yerkes-Dodson eğrisine kayıyor. Kitaptaki o şema o kadar tuhaf bir gerçeği fısıldıyor ki: Kaygı arttıkça performans önce yükseliyor, insanı yaratıcı kılıyor ama o görünmez dozu bir kez aştınız mı, tepe taklak aşağı. Tıpkı gotik blues riflerindeki o tekinsiz hüzün gibi. Karanlık belli bir ritimdeyken ruhu besliyor, kelimeleri doğuruyor ama frekans saptığında mutlak bir felç hali.  Kuantum dolanıklığı gibi bir şey
Anksiyete ve KaygıAndre Le Gall · Dost Kitabevi · 201670 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 56. kitabı
Sanıyorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle, Fikr-i hürriyet ölür: Hey gidi şaşkın! Daha kuvvetleniyor kanla sulanmış toprak: Ekilen gövdelerin hepsi, yarın fışkıracak! "...Yaz sıcağında susuzluktan çatlamış, verimsiz sarı toprakların alabildiğine uzandığı bozkırlarda, tozu dumana katan ordular, ok gibi tek bir hedefe yönelmişti. Osmanlı Padişahı 2.Murat'ın beklediği fetvanın çıkması üzerine Karamanlı ülkesine, hevesle atlarını sürüyorlardı. Karamanlıların; Hıristiyan ya da Müslüman ayrımı yapılmadan ırzlarına geçilecek, malları yağmalanacak, beylerinin zengin hazineleri, haremleri ganimet olarak paylaşılacaktı. Asker, ganimet hayaliyle Karamanlı ülkesini baştan sona yakmış yıkmış, taş üstünde taş bırakmamıştı. Kesik başlardan, bozkırı kana bulayan cansız gövdeler kalmıştı. Ve onları, bekleyen akbabaların çığlıkları uçsuz bucaksız ovada, yankılanıyordu..." Karamanoğlu Hanedan Ailesi'nin reislerinden Nure Sofi, gördüğü rüyanın etkisinden uzun süre kurtulamamıştı. Anadolu ile Akdeniz'de hüküm süren Karamanlı Devleti'nin yaşayan temsilcilerinden Nure Sofi ile diğer Anadolu beyleri, geçmişten günümüze ulaşan güçlü rakipleriyle devam eden ticari ve sosyal savaşları kazanabilecekler mi? Varlıklarının kaynağı; "Töreleri" onları, sonsuza kadar yaşatmaya yetecek mi? Nure Sofi'nin ve diğer Anadolu beylerinin etrafında gelişen aşk, ihanet ve güç odaklı olaylar zincirini bir nefeste okuyacak; kendinizden çok şeyler bulacaksınız.
Karamanoğlu Beyi Nure SofiNurten Ertul · Gözlük Yayınları · 20182 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·341 syf.··
2026 4. kitabı
- Her milletin insanlarındaki yahudilere karşı nefret duygusu, bizde de var mıydı acaba? belki de vardı. - Yurdunu kaybeden adam için hürriyetin bile bir manası kalmadığını şimdi anlıyorum. İçinde doğduğum, gülüp oynadığım yerlerde benim dilim konuşulmuyor artık. Bir zamanlar, o topraklarda dilini konuşan insanların ne olduklarını da bilmiyorum. - Son fırtına, ağacı devirdi. Bizler, uçurduğu birkaç yaprak, boşlukta yolunu şaşırmış, ümitsiz ve şaşkın, meçhul bir geleceğe doğru, yalpa vurup duruyoruz.
Yurdunu Kaybeden AdamCengiz Dağcı · Varlık Yayınları · 19721,920 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 40. kitabı
İlk kitabın yorumuna baktıysanız ortaya çıkan bir üvey kız kardeş ve sessiz adamımız Isaiah var demiştim. Kitap bu ikisinin kitabı ama tabi ilk kitaptaki karakterlerde var, çünkü çözülmemiş bir olay var. Genevieve'in annesi bir otelde ölü bulunuyor ve katili de eski motor kulübü başkanı, ilk kitaptaki Dash'in babası Draven sanılıyordu. Daha bunu tam anlamıyla kanıtlayamazlarken de Bryce ve Genevieve'in kaçırılmasıyla işlerin boyutu değişiyordu. Kaçırıldıkları ormana onları kurtarmaya gittiklerinde bişiler oldu. Dash Bryce'ı kurtarırken, kulübeye kaçan Genevieve'i de Isaiah kurtardı ama ne kurtarma adam öldürmeli, sonra da kulübeyi yakmalı. Kulübede nerdeyse tecavüze uğrayacak olan Genevieve'i kurtaran Isaiah zaten geçmişte hapis yattığı ve tekrar içeri girmekten korktuğu için yasalar karşısında güçlü olabilmeleri adına Genevieve'in teklifiyle pat diye evlenirler. Ee tabi bu habere herkes şok. O gün ormanda olanları da kimseye anlatmadıkları için herkes doğal olarak şaşkın. Tamirhane üzerindeki küçücük dairede yaşamaya başladıkları zamanda hayatlarında her şey değişmeye başlar. Genevieve; annesinin ölümünü hala atlatamazken, hiç tanımadığı bir babası ortaya çıkmışken üstüne bir de Dash'ın ona olan ters davranışlarıyla mücadele ederken bir yandan da hala ne annesinin katili ne de onları kaçıran kişi bulunmuştur, yani hala tehlikededirler ve yavaş yavaşta kocasına aşık oluyodur. İnanın Genevieve çok cesur özellikle Isaiah'a göre. İçten konuşmalariyla beni bitirdi ve bana göre çok pasif kaldı. Onun da geçmişinde yaşadığı acı bir olay kendini suçlamasına sebep olmuş bunu anlatana kadar zaten kitabın sonuna geldik gerçekten dhhfhdhd. Ama o da kendine olan inançsızlığını, güvensizliğini Genevieve ile kırdı çünkü o da karısına aşık oldu artık. Tam aralarında her şey
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20269 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:55
Kitabı okumaya başladığımda ilginç olduğunu düşündüm. Yarısına geldiğimde elimden düşüremedim. Merakla okumaya devam ettim. Sonunu okuduğumda bir an için şaşkın kaldım. Alzheimer hastalığı üzerine düşünmeme sebep oldu. Kötülük ve ceza kavramlarına da değinme şekli ilgi çekiciydi. Bu kısa ve sürükleyici kitabı okuduğum için memnunum.
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,3bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 203. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:12
Omuzumda kok kömür karga, kuyruktakiler şaşkin, belki bir parça tedirgin, gişedeki yaşlı kadin içeri onunla giremeyecegimi soylerken kararlı. "Anlayamıyorum," diyorum, "kargam sessiz ve dikkatli bir seyircidir, bir filmi başından ucuna kıpirdamadan, neredeyse gözlerini kırpmadan izler, hem bilet úcretini ayni koltukta oturacagımız halde ödemeye hazinm." Låf anlatmak çok zor insanlara, bir çogu duüpedúz kalin kafali, temel felsefeleri olmus istisnalar kuralları bozmaya yetmez fikri, bir dahaki sefere sivah gözlükler takmalısın diyorum kargaya, taviz vermeye yanaşmiyor.
Hayata Dair
KarganameEnis Batur · Sel Yayıncılık · 201840 okunma