sedran

sedran
@sathraunt
To be loved is to be seen (⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠)
Kültür, insan doğasıdır.
Antropolojiye Giriş Kültür ve Mekan Hikayeleri kültürel bilginin büyük bir paydasını düşünmeden sağduyu halinde ediniriz. Farklı kültürlerle olan etkileşimimiz kendi kültürümüzü oluşturmada büyük bir tesir eder. Toplumsal uyarımlar olmadan sinir sistemimiz düzgün bir şekilde gelişmeyecektir. Öte yandan anlamlı bir dünyada kültürel varlıklarız. Kültürde anlaşmalar ve kurallar olmak zorundadır. Aksi taktirde toplum kaotik bir hale bürünür. İngilizcede en karmaşık iki kelimeden biri olan kültüre 150den fazla tanım yapılmıştır. Kültür insanın hareketlerini belirleyen bir güç değil, yaşama biçimi hakkında bilgi sağlayan düşünceler koleksiyonudur. kültürel antropologlar insanin yerel ve belirli durumlarını inceler. İlgilerini insanların kendi toplumsal dünyalarında nasıl hareket ettikleri çeker. Kültürü nasıl tanımladığımız bütün düzeylerindeki insanları etkiler.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Soyalleşme, Anlam ve Eylem
Sosyolojik Düşünmek genelde benliklerimizin oluşum şekline ve içgüdülerimizin bastırılıp bastırılmadığına sosyalleşme denir ve öteki kesimlerden gelen normlar ve değerlerin içselleştirmesi ile toplumda yaşama yetisini kazanmak için sosyalleşiriz. Benliğin gelişiminde faal olan gücün seçimini yapma özgürlüğü eksiksiz değildir kimileri görüşlerini daha etkin bir şekilde lanse eder neticede bazılarının hayatımızda daha fazla önem taşıması zorunludur. İster ifadelerimizle ister eylemlerimizle önem atfetmek kaçınılmaz olarak bazı görüşlere daha az önem atfetmek demektir bu sürecin riskleri yaşadığımız ortamlar heterojen olduğu yahut sorgusuz bir bireysel bağlılıkla uyuşmacı beklentilerin grup gözetimi ve baskı üzerinden katı bir şekilde dağıtıldığı homojen bir yapıda olduğu noktada büyür. Burada referans grupları önemli bir rol oynar. Bu gruplar kendimizi yargılarken kullanılan standartları sunar. Eylemlerimizin dolaysız bağlamlarının ötesinde bir başka etki kaynağı ise karşılaştırmalı referans gruplarıdır bunlar ya onların erişemeyeceği bir konumda olduğumuz ya da erişemeyeceğimiz konumda oldukları için ait olmadığımız gruplardır. Burada önem atfetme tek yanlıdır.
kendimizi ötekilerle görmek
Sosyolojik Düşünmek devasa miktarda pratik bilgi kendimize yön çizmeyecegimiz ve eylemlerimize önemle değer atfedemeyeceğimiz gruplara ait olmamızla elde edilir sosyolojinin dallarından etnometodoloji gündelik etkileşimlerin ayrıntılarını araştırmakla ilgilenir ve verileri kabul ettiğimiz şeylerle ilgili hayranlık verici kavrayışlar sunar buna sözün sırayla alınması cümleleri nasıl başladığımız örnek verilebilir George herbert benliklerimiz bizimle birlikte Doğan birer nitelik değildir aksine başkalarıyla etkileşim içinde zamanla edindiğimiz bir şeydir der ve benliği Ferdi benlik ve toplumsal benlik olarak ikiye ayrılır. ancak bu basitçe grupların beklentilerini yansıttığımız anlamına gelmez bir şeyler anlama konusunda dönüşümsel kapasiteye sahip olduğumuz için başkaları üzerinden kendimizi sembolik iletişim yoluyla tanırız. Ferdi benlik içsel bir sohbet iken toplumsal benlik başkalarına ait beklentilerin eylemlerimiz içinde düzenlenmesidir. bu durum üç aşamada gerçekleşir. hazırlık aşamasında pasif olan benlik algımız gösterilen eylem ve ifadelerden oluşur. Oynama aşamasında dil öğrenimi ön plandadır, bu aşamada role girip ötekileri canlandırırız ve performansa verilen tepkiler neyin uygun olduğunu öğrenmek için önem taşır. Üçüncü olan oyun aşamasında ilkeler tahkim edilmeye başlar ve dönüşümsel niteliğimiz eylemlerimize verilen tepkilerle anladığımız için kendimizi bu eylemlerin nesnesi olarak görürüz. Ferdi Benliği güçlü olan çocuklar toplumsal benliğin sınırlarını eşelemeye başlarlar. Bu süreçte kendimize sorular sorarız ve filozof paul ricoeura göre benliğin ilk dönüşümsel sorusu ben kimim idir. Durtulerimize sigmund freud id ego açıklamasını getirirken Nancy chodorow ilkel bir aşkı savunur. norbert elias sahip olduğumuz benlik deneyiminin hepimizin maruz kaldığı çifte bir
Başkalarıyla Yaşamada Özgürlük
Sosyolojik Düşünmek eylemlerimizin çoğu alışıldık davranışlardır ve bilinçli planlı açık bir tercihe bağlı değildir. Cezalar aracılığıyla kurallar sadece eylemlerimize yön çizmekle kalmaz bizim ve diğerlerinin nasıl davranacağıyla ilgili beklentiler yaratmasıyla ötekilerle aramızdaki etkileşimleri koordine eder. Bu yön olmadığında gündelik yaşamda iletişim ve kavrayışı sağlamak imkansız hale gelir. Her ne kadar eylemlerimizi gözlemleme ve sonuçlarını belirleme yeteneğine sahip olduğumuz söylense de özgürlüğümüzün üzerinde kontrolümüzün olmadığı sayısız durumlar vardır mesela kıtlık gibi durumlarda bir rekabet ortamı ortaya çıkar ve istediğini elde edenin sonucu adam kayırma maddi yeterlilik sebebiyle çok az kendi çabasına bağlı olabilir. Eylemlerimiz, üzerlerinde sınırlı denetim gücüne sahip olduğumuz başkalarının yargılarına bağlıdır. Özgür hareket edebilmek için özgür irade fikrinden daha fazlasına ihtiyacımız vardır. Genelde sınırlandırılmış olmak sadece paraya bağlanır ancak bunun ötesinde bir sürü sembolik etmen vardır. Gireceğimiz işten yaşımız, etnik kökenimiz, engellilik durumumuz yüzünden reddedilebiliriz. Özgürlüğümüz yaptıklarımızla değil başkalarının bize verdiği değerle bağlantılı olarak kim olduğumuza bağlıdır. Dolayısıyla bugün eyleme geçme özgürlüğünü, geçmiş koşullar, birikmiş deneyimler ve başkalarının atfettiği değerler şekillendirir. Enformel ve formel gruplar kendilerine uygun görmedikleri kişileri dışlarlar ve bunun sonucunda çoğu kez biz ve öteki ayrımı yapılmasını mümkün kılan basmakalıp varsayımlarla doldurulur. Gruplar bizi ortak çıkarlar yoluyla yönlendiren sınırlar oluşturur ve bu sınırlar farklı gruplara geçişte bize aşina olmaya durumlar yarattığı için sorunlar oluşturur. Pierre Bourde bu bu uçurumdan don kişot etkisi olarak bahseder yani
Hayat ve İnsan
Hayatın absürtülüğüne karşı az da olsa bilincinin bir parçasını sağ tutabilenler her geçen gün biraz daha dans eden ölü bedenlerin arasına katılmak için mide bulandırıcı bir uğraşta bulunuyor. Asıl keder genele benzemek için verdiğimiz amansız uğraştır.
Gönderi kullanım dışı