sedran

sedran
@sathraunt
To be loved is to be seen (⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠)
Spoiler içerir
8/10
·334 syf.··
2024 28. kitabı
benim için okuması en zor kitaplardan biri olan mağara sanayi devrimi ile vakti dolan mesleklerden biri ile uğraşan çömlekçi cipriano algorun amansız bir şekilde hayata tutunmasını ele alıyor. Kitap son 50 sayfaya kadar açılmıyor, en az 10 defa yarıda bırakmayı düşünmüşümdür. Fakat yer yer güldüren kalemiyle ve insanın oturup gerçekten sorgulamasına neden olan aforizmalarıyla hem güldürüp hem düşündürmeyi başarıyor. Konusu ne kadar beni cazbetmese de tüm insanların yaşamak için birbirleri ile yarıştığı merkez sistemini çok güzel dile getirmiş. Ve merkezin içinde yaşayanları platonun mağara benzetmesiyle ilişkilendirmesini çok beğendim. Sorgulamaya kapalı bir toplum yetiştirmeye çalışan merkez insanları kendi yarattıkları sahte minik dünyalarında oyalamak için uğraşırken algor ailesi bu gerçeklikten uzak sahte ütopyada 3 haftadan fazla dayanamayıp uzaklara yol alıyorlar..
Edebiyat & Roman
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022144 okunma
Reklam
7/10
·224 syf.··
2024 26. kitabı
Suikast Bürosu belirli ahlaki kurallara göre suikast düzenleyen bir ajansın iç çatışmalarını ve dinamiklerini ele alıyor. Gerilim ve aksiyon dolu anlatımıyla dikkat çekerken, karakterlerin derinlemesine işlenmemesi ve yer yer didaktik bir tona sahip olması eleştirilebilir. Yine de, özgün konusu ve etik soruları sorgulama biçimiyle okuru düşündüren bir eserdir. Ahlakı nihilist bir bakış açışıyla ele alıyor ve her insanın kendi ahlak kurallarını ve prensiplerini yaratmasını, nichenin üstinsanına dönüşmesi gerektiğini düşünüyor ve bunu güzel bir şekilde temellendiriyor.
Suikast BürosuJack London · Can Yayınları · 20152,759 okunma
7/10
·151 syf.··
2024 25. kitabı
Alın Teri Jack London'ın toplumsal eşitsizlikleri ve emeğin değerini etkileyici bir şekilde ele aldığı güçlü eserlerinden biri. London, bu hikaye aracılığıyla sadece işçilerin yaşadığı zorlukları değil, aynı zamanda bu zorlukların arkasındaki sistemsel sorunları da eleştiriyor. Hikaye, okuyucuyu işçi sınıfının çabalarına ve fedakarlıklarına karşı daha duyarlı olmaya teşvik ederken, kapitalist sistemin eleştirel bir değerlendirmesini sunmankta. Ayrıca sefaleti ve piramitin en altında yaşayan kesimin çektiklerini daha iyi tasfir eden çok az kitap var. Özellikle ilk öyküdeki Johnson'nun hayata karşı olan umarsızlığı ve bir cesetten farksız yaşamasını öyle güzel betimlemiş ki okurken insan duygulanıyor.
Alın TeriJack London · Oda Yayınları · 1992350 okunma
6/10
·188 syf.··
2024 24. kitabı
Öteki Dostoyevski'nin daha sonraki büyük eserlerine kıyasla daha az olgun bir yapıt olarak değerlendirilebilir. Roman, psikolojik derinliği ve tematik zenginliği ile dikkat çekse de, karakter gelişimi ve anlatım tekniği açısından bazı eksiklikler barındırıyor. Bazı yerlerde tekrara giriyor ve okurken zorlanıyor insan. Fakat bireyin toplumsal rollerle olan mücadelesini ve bu rollerin getirdiği kimlik krizlerini derinlemesine işliyor. Dostoyevski, Golyadkin’in yaşadığı içsel çatışmaları ve toplumsal yabancılaşmayı betimleyerek, bireyin toplum içinde var olma çabasının ne denli karmaşık ve zorlayıcı olabileceğini gösteriyor. Roman, toplumsal rollerin birey üzerindeki etkilerini ve bu rollerin bireyin psikolojik sağlığı üzerindeki baskısını ele alır. "Öteki", bu yönüyle, toplum içindeki rollerimizin kimliğimizi nasıl şekillendirdiğine ve bu süreçte yaşanan içsel çatışmalara dikkat çeker.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
5/10
·376 syf.··
2024 21. kitabı
kitabın materyalizm ve idealizmin çatışmasını güzel bir şekilde aktaracağını düşünürken daha çok bizim humphun soru sormasını ve larsenin ise cevap verip onu yermesini ya da dövmesini okuyoruz. Sonunda kimin kazandığı belli olsa da yine de düşünceler karakterler üzerinden idealize edildiği için çok da somut bir tartışma yaşandığını söyleyemeyeceğim. Kitap gemi işleriyle uğraşan kesimlere yönelik özel terimler ve betimlemeler ile dolu olduğu için zaman zaman okumakta ve olayları anlamakta güçlük çektim. Ayrıca Jack Londonun eserlerini bir miktar okuduktan sonra romanlarında hep aynı formülü kullandığını farkediyorsunuz. Yapılı yakışıklı ve bilge bir erkek(eserin sonunda ölmeli), saf dünyalar güzeli bir kadın, spencer'dan alıntılar, evrim vb. vb. bu yüzden diğer eserlerine göre oldukça yavan ve sıkıcı buldum
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,2bin okunma
Reklam