İhsan Oktay Anar’ın ilk romanıymış… gerçekten müthiş. Tuhaf bir kitap ama enteresan bir şekilde bu tuhaflık bana oldukça tanıdık geldi. Çokça Filibeli Ahmet Hilmi (Amak-ı Hayal) okuyorum hissine kapıldım. Kastettiğim, içeriğin iyi bir benzerliğinden ziyade her iki kitabın da okurken ben de aynı duyguyu uyandırmasıydı.
Günümüzde kullandığı dile ve döneme bu kadar hakim bir yazar daha var mıdır, sanmıyorum. kendisinin de tanımladığı gibi “garip” bir kitap.
“Çünkü her baba oğluna bir şeyler öğretmek ister, ona doğru ve gerçek olanı göstermek ister. Oysa benim sana, düşlerimden başka verebilecek bir şeyim yoktu. O yüzden sana, şimdi elinde tuttuğun garip kitabı verdim.”