Şaşkın:
— Ya!.. Demek onu arıyorsunuz... Peki nasıl bula-caksınız?
İkimizin de anlamakta güçlük çekeceği, meşhur olmuş bir sözü, hafifçe fısıldıyorum:
— Aramakla bulunmaz... Ama bulanlar ancak ara-yanlardır.
Bir de arkadaş belasına bulaşmışız. Şimdi düşünüyorum da... Arkadaş diye canımı verirdim. Yeter ki harbiden olsun. Vur deseler vuracağım, o biçim işte. Hani Efendim söylerdi mübarek "Önce yol-daş, sonra yol" diye. Biz yolumuzu kaybetmişiz.
Kaybetmişiz ya, arkadaş belasına.