berceste

berceste
@saudaadee
“aşk mıdır sinem içre gelip de câ eyleyen?” music.youtube.com/watch?v=vCtOBpe...
Dilhun
Meşgalesi sürmekte
Ervah-ı ezel
385 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
KANLARINA “AFRİKALI KANI” BULAŞMADI AMA BEBEK KANI BULAŞTI(!)
Konuyu gündeme taşıyan Eliezer, "Yahudilere bir yurt bulunması için birilerinin kurban edilmesi gerekiyorsa, ben Kudüsten ayrılmaya hazırım" diyordu. Hemda ise, Afrika'daki hayatın zorluklarından dem vuruyordu. Ugandanın* tartışıldığı dönemde, Filistin'deki Yahudi yerleşimlerinde yaşayan kadınların neredeyse tamamı plana karşıydı. YAHUDİ KANINA AFRİKALI KANININ BULAŞACAĞINDAN, BÖYLECE NESİLLERİNİN SAFLIĞININ BOZULACAĞINDAN KORKUYORLARDI.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
İlim İşçisi isimli okura yanıt verildi
berceste
İlim İşçisi Tabii ki “genetik” yadsınamaz bir gerçek fakat ben alıntıya argüman oluşturması açısından “hikaye” dedim. Onlar için dil de gen de hikaye çünkü. Su yüzünde duran tüm gerçekler “plankton”. Asıl gerçek, su altında. Ve evet haklısınız kendilerine tapmıyorlar “mecazen” söylemiştim🤦🏼‍♀️
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
KANLARINA “AFRİKALI KANI” BULAŞMADI AMA BEBEK KANI BULAŞTI(!)
Konuyu gündeme taşıyan Eliezer, "Yahudilere bir yurt bulunması için birilerinin kurban edilmesi gerekiyorsa, ben Kudüsten ayrılmaya hazırım" diyordu. Hemda ise, Afrika'daki hayatın zorluklarından dem vuruyordu. Ugandanın* tartışıldığı dönemde, Filistin'deki Yahudi yerleşimlerinde yaşayan kadınların neredeyse tamamı plana karşıydı. YAHUDİ KANINA AFRİKALI KANININ BULAŞACAĞINDAN, BÖYLECE NESİLLERİNİN SAFLIĞININ BOZULACAĞINDAN KORKUYORLARDI.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
İlim İşçisi isimli okura yanıt verildi
berceste
Kendilerine tapan bir millet. Bunların bir de kehanetleri vardır. Yaptıkları her şey bu kehanetlere karşı korkularındandır. Gen, dna… hepsi hikaye. Uganda’ya gidemezlerdi çünkü kendilerini daha önce yıkan Gazzeliler ile hesaplaşmaları vardı. “Meşhur 80 yıl kehaneti”
İstirham ederim ki okuyunuz ve duyurunuz
2021 yılından bu yana kullandığım bir müddet de ara verdiğim bir platformdur 1000Kitap Uygulaması. Uygulamaya ara ara baksam da etrafta hukuka aykırı görseller, sözler yayılmakta. TC Savcısı olarak 1000 Kitap Uygulaması genel koordinatörü ile iletişime geçip İP adreslerine ulaşarak gerekli cezası ne ise verilmesi kanaatindeyim. Hukukun üstünlüğü her daim mevcut olacaktır. Ve sizlere hukuk ile geleceğim TCK 125 (Hakaret) onur, şeref saygınlığına saldırı (3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası) TCK 105 (Cinsel Taciz) 3 aydan 2 yıla hapis cezası “ elektronik iletişim yoluyla yapıldıysa ceza artırımı sebebiyle ceza değişir TCK 226 Müstehcenlik halka zarar mahal teşviki 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası Sizler bazı olayları hafife alsanıza en az yaptırım olarak bu cezalara maruz kalacaksınız. Kadın arkadaşlara bu tür saldırı söz konusunda ise hiç taviz vermeden TC Savcısı olarak soruşturma başlatma yetkimiz vardır. Kamuya duyurulur
Alıntı
berceste
Savcım özel bir listem var atsam onlarla da ilgilenir misiniz🙏🏻 Emin olun 1k da ki usulsüzlüklerden daha mühimler, önceliği hak ediyorlar. Mesela diye başlardım da… neyse neyse konuşmayacağım🤐
KANLARINA “AFRİKALI KANI” BULAŞMADI AMA BEBEK KANI BULAŞTI(!)
Konuyu gündeme taşıyan Eliezer, "Yahudilere bir yurt bulunması için birilerinin kurban edilmesi gerekiyorsa, ben Kudüsten ayrılmaya hazırım" diyordu. Hemda ise, Afrika'daki hayatın zorluklarından dem vuruyordu. Ugandanın* tartışıldığı dönemde, Filistin'deki Yahudi yerleşimlerinde yaşayan kadınların neredeyse tamamı plana karşıydı. YAHUDİ KANINA AFRİKALI KANININ BULAŞACAĞINDAN, BÖYLECE NESİLLERİNİN SAFLIĞININ BOZULACAĞINDAN KORKUYORLARDI.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
berceste
UGANDA PLANI*, Doğu Afrika Britanya topraklarının bir kısmının Yahudilere yurt olarak verilmesini içeren plandı. Öneri ilk olarak 1903'te Britanya Koloni Sekreteri Joseph Chamberlain tarafından Theodor Herzl'in siyonist grubuna yapıldı. Plan bugünkü Kenya'daki Mau Platosunun 13000 km²'sini içine alıyordu. Öneri Rusya'daki Yahudi kıyımına cevap niteliğindeydi ve bu alan onlar için iyi bir sığınma yeri olabilirdi.[1] Fikir Basel'deki 6. Siyonist Toplantısında ele alındı ve şiddetli bir tartışmaya neden oldu. Bir grup bu teklifi kabul etmenin Filistin'de bir Yahudi devleti kurmayı daha da zorlaştıracağını öne sürdü. Sonunda hareket 299'a 177 oyla kabul edildi. Sonraki sene 3 adamdan oluşan delegasyon platoyu incelemeye gönderildi. Deniz seviyesinden yüksekliği havayı Afrika'nın diğer bölgelerine nazaran daha ılıman kılıyor ve bu da burayı Avrupalı yerleşimine uygun hale getiriyordu. Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular. Diğer taraftan bölge Avrupalıların bölgeye gelmesini pek hoş karşılamayacak yoğun bir Maasai nüfusu içermekteydi. Uganda önerisi II. Dünya Savaşı sırasında Winston Churchill tarafından Nazilerden kaçan Yahudilere bir sığınak olması amacıyla yinelendi fakat Siyonist birlikleri böyle bir fikri kabul etmenin Filistin Mandası'na göçe kısıtlamanın kaldırılmasına yönelik çalışmaları baltalayabileceğinden, sertçe FİLİSTİN’e YERLEŞMEYİ ÖNERDİ.
BUGÜN DE DOYDUK MU ÇOK ŞÜKÜR…
Kız sınavdan çıkmıştı, elinde sınav kağıdı ile evine doğru yürüyordu. (Kız asıl sınavın ne olduğunu bilmiyordu) Çocuk 6 yaşında, bir duvarın dibinde akşam olmasını bekliyordu. (Asıl beklediği akşamın olması mı yoksa soğuktan titreyen ellerinin ısınması mıydı? Ya da kazandığı birkaç kuruş ile evde bekleyen kız kardeşinin karnını doyurabileceği bir şeyler almak mı? bunu kimse bilmiyordu. Evindeki tek tencerede pişen yemeği beğenmeyen çocuk bilmiyordu. “Akşam yemekte ne var?” diye soran adamın; “bugün temizlik yapmaktan canım çıktı” diyen karısı bilmiyordu. Emeğiyle işlediği tarlanın mahsulü, üç kuruşa satın alınan çiftçi bilmiyordu. O çiftçinin emeğini on kuruşa satan pazarcı bilmiyordu. O pazarda çocuklarının elinden tutmuş, “belki bir iki sebze atılır” diye bekleyen anne biliyordu. O anneyi görüp ona yardım etmeye çalışan adam biliyordu. O adamın usulca akan gözyaşlarını gören kızı biliyordu. Küçük kız, babasını ilk kez ağlarken görmüştü. Uzaktan izliyordu... Ama yakından acı duyuyordu. O küçük kız dünyayı değiştireceğini düşünüyordu. Bir gün büyüyecekti ve tüm insanları sevgiyle kucaklayacaktı. O küçük kız büyümüştü ama dünyayı değiştiremiyordu… dünya onu değiştiriyordu. Korkuyordu… kendi dünyasında kaybolmaktan korkuyordu. Farklı dünyaları tanıyamamaktan, o dünyalara çiçekler ekememekten korkuyordu. O küçük kızın çiçeği solmuştu… başka çiçekler solmasın diye su olmuştu…) …. Çocuk sordu; -“Abla saat kaç?” (Saati mi soruyorsun yoksa zamanı mı? Zaman akıp giderken ne yapıyorsun burada Çocuk? Bak kuşlar uçuyor, sen hiç uçurtma uçurdun mu? Avuçlarımda kal! Uçup uzak diyarlara gitme çocuk!) Kız sordu; -“Ne yapıyorsun burada?” Çocuk cevapladı;
1000Kitap
İnci isimli okura yanıt verildi
berceste
☺️🙏🏻