berceste

berceste
@saudaadee
“aşk mıdır sinem içre gelip de câ eyleyen?” music.youtube.com/watch?v=vCtOBpe...
Dilhun
Meşgalesi sürmekte
Ervah-ı ezel
385 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Hayırlı Kandiller :)
Yine küçük bir jest yapıp ağaç ekmek istiyorum arkadaşlar, doğru miktarı ilk bilene bendeniz ekşilimon dan istediği yöreye bi ağaç. Not: katılım şartları: Beni takip etmek, sol böbreğinizi vermek ve bu mesajı 129373738339 kişi ile paylaşmak🤓 Not2: şaka şaka bilirseniz yeterli 😌 Not3: ilk yorum geçerli 😜
1000Kitap
Cio isimli okura yanıt verildi
berceste
@Basaramadimm Biraz işsizim de ayak üstü hesapladım😇 doğru çıkarsa fidan sizindir:)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayırlı Kandiller :)
Yine küçük bir jest yapıp ağaç ekmek istiyorum arkadaşlar, doğru miktarı ilk bilene bendeniz ekşilimon dan istediği yöreye bi ağaç. Not: katılım şartları: Beni takip etmek, sol böbreğinizi vermek ve bu mesajı 129373738339 kişi ile paylaşmak🤓 Not2: şaka şaka bilirseniz yeterli 😌 Not3: ilk yorum geçerli 😜
1000Kitap
Cio isimli okura yanıt verildi
berceste
@Basaramadimm Kalabalıkların bilgeliği* bu prensibe göre hesaplayınca 74,5 çıkıyordu. Fazladan verilmiş 2 cevap vardı onları çıkarınca 74,75 oldu. Yani cevap buna yakın çıkarsa bu prensibin doğruluğu deney yoluyla kanıtlanmış oluyor:)
BUGÜN DE DOYDUK MU ÇOK ŞÜKÜR…
Kız sınavdan çıkmıştı, elinde sınav kağıdı ile evine doğru yürüyordu. (Kız asıl sınavın ne olduğunu bilmiyordu) Çocuk 6 yaşında, bir duvarın dibinde akşam olmasını bekliyordu. (Asıl beklediği akşamın olması mı yoksa soğuktan titreyen ellerinin ısınması mıydı? Ya da kazandığı birkaç kuruş ile evde bekleyen kız kardeşinin karnını doyurabileceği bir şeyler almak mı? bunu kimse bilmiyordu. Evindeki tek tencerede pişen yemeği beğenmeyen çocuk bilmiyordu. “Akşam yemekte ne var?” diye soran adamın; “bugün temizlik yapmaktan canım çıktı” diyen karısı bilmiyordu. Emeğiyle işlediği tarlanın mahsulü, üç kuruşa satın alınan çiftçi bilmiyordu. O çiftçinin emeğini on kuruşa satan pazarcı bilmiyordu. O pazarda çocuklarının elinden tutmuş, “belki bir iki sebze atılır” diye bekleyen anne biliyordu. O anneyi görüp ona yardım etmeye çalışan adam biliyordu. O adamın usulca akan gözyaşlarını gören kızı biliyordu. Küçük kız, babasını ilk kez ağlarken görmüştü. Uzaktan izliyordu... Ama yakından acı duyuyordu. O küçük kız dünyayı değiştireceğini düşünüyordu. Bir gün büyüyecekti ve tüm insanları sevgiyle kucaklayacaktı. O küçük kız büyümüştü ama dünyayı değiştiremiyordu… dünya onu değiştiriyordu. Korkuyordu… kendi dünyasında kaybolmaktan korkuyordu. Farklı dünyaları tanıyamamaktan, o dünyalara çiçekler ekememekten korkuyordu. O küçük kızın çiçeği solmuştu… başka çiçekler solmasın diye su olmuştu…) …. Çocuk sordu; -“Abla saat kaç?” (Saati mi soruyorsun yoksa zamanı mı? Zaman akıp giderken ne yapıyorsun burada Çocuk? Bak kuşlar uçuyor, sen hiç uçurtma uçurdun mu? Avuçlarımda kal! Uçup uzak diyarlara gitme çocuk!) Kız sordu; -“Ne yapıyorsun burada?” Çocuk cevapladı;
1000Kitap
berceste isimli okura yanıt verildi
berceste
@FerdiTenha_21 Paylaşabilirsiniz tabii. Yazdığım yazıları İnsanlara dokunsun, bir şeyler katsın diye paylaşıyorum. Herkesin okumasını isterim:)
BUGÜN DE DOYDUK MU ÇOK ŞÜKÜR…
Kız sınavdan çıkmıştı, elinde sınav kağıdı ile evine doğru yürüyordu. (Kız asıl sınavın ne olduğunu bilmiyordu) Çocuk 6 yaşında, bir duvarın dibinde akşam olmasını bekliyordu. (Asıl beklediği akşamın olması mı yoksa soğuktan titreyen ellerinin ısınması mıydı? Ya da kazandığı birkaç kuruş ile evde bekleyen kız kardeşinin karnını doyurabileceği bir şeyler almak mı? bunu kimse bilmiyordu. Evindeki tek tencerede pişen yemeği beğenmeyen çocuk bilmiyordu. “Akşam yemekte ne var?” diye soran adamın; “bugün temizlik yapmaktan canım çıktı” diyen karısı bilmiyordu. Emeğiyle işlediği tarlanın mahsulü, üç kuruşa satın alınan çiftçi bilmiyordu. O çiftçinin emeğini on kuruşa satan pazarcı bilmiyordu. O pazarda çocuklarının elinden tutmuş, “belki bir iki sebze atılır” diye bekleyen anne biliyordu. O anneyi görüp ona yardım etmeye çalışan adam biliyordu. O adamın usulca akan gözyaşlarını gören kızı biliyordu. Küçük kız, babasını ilk kez ağlarken görmüştü. Uzaktan izliyordu... Ama yakından acı duyuyordu. O küçük kız dünyayı değiştireceğini düşünüyordu. Bir gün büyüyecekti ve tüm insanları sevgiyle kucaklayacaktı. O küçük kız büyümüştü ama dünyayı değiştiremiyordu… dünya onu değiştiriyordu. Korkuyordu… kendi dünyasında kaybolmaktan korkuyordu. Farklı dünyaları tanıyamamaktan, o dünyalara çiçekler ekememekten korkuyordu. O küçük kızın çiçeği solmuştu… başka çiçekler solmasın diye su olmuştu…) …. Çocuk sordu; -“Abla saat kaç?” (Saati mi soruyorsun yoksa zamanı mı? Zaman akıp giderken ne yapıyorsun burada Çocuk? Bak kuşlar uçuyor, sen hiç uçurtma uçurdun mu? Avuçlarımda kal! Uçup uzak diyarlara gitme çocuk!) Kız sordu; -“Ne yapıyorsun burada?” Çocuk cevapladı;
1000Kitap
Hüseyin Aslan isimli okura yanıt verildi
berceste
☺️🙏🏻
BUGÜN DE DOYDUK MU ÇOK ŞÜKÜR…
Kız sınavdan çıkmıştı, elinde sınav kağıdı ile evine doğru yürüyordu. (Kız asıl sınavın ne olduğunu bilmiyordu) Çocuk 6 yaşında, bir duvarın dibinde akşam olmasını bekliyordu. (Asıl beklediği akşamın olması mı yoksa soğuktan titreyen ellerinin ısınması mıydı? Ya da kazandığı birkaç kuruş ile evde bekleyen kız kardeşinin karnını doyurabileceği bir şeyler almak mı? bunu kimse bilmiyordu. Evindeki tek tencerede pişen yemeği beğenmeyen çocuk bilmiyordu. “Akşam yemekte ne var?” diye soran adamın; “bugün temizlik yapmaktan canım çıktı” diyen karısı bilmiyordu. Emeğiyle işlediği tarlanın mahsulü, üç kuruşa satın alınan çiftçi bilmiyordu. O çiftçinin emeğini on kuruşa satan pazarcı bilmiyordu. O pazarda çocuklarının elinden tutmuş, “belki bir iki sebze atılır” diye bekleyen anne biliyordu. O anneyi görüp ona yardım etmeye çalışan adam biliyordu. O adamın usulca akan gözyaşlarını gören kızı biliyordu. Küçük kız, babasını ilk kez ağlarken görmüştü. Uzaktan izliyordu... Ama yakından acı duyuyordu. O küçük kız dünyayı değiştireceğini düşünüyordu. Bir gün büyüyecekti ve tüm insanları sevgiyle kucaklayacaktı. O küçük kız büyümüştü ama dünyayı değiştiremiyordu… dünya onu değiştiriyordu. Korkuyordu… kendi dünyasında kaybolmaktan korkuyordu. Farklı dünyaları tanıyamamaktan, o dünyalara çiçekler ekememekten korkuyordu. O küçük kızın çiçeği solmuştu… başka çiçekler solmasın diye su olmuştu…) …. Çocuk sordu; -“Abla saat kaç?” (Saati mi soruyorsun yoksa zamanı mı? Zaman akıp giderken ne yapıyorsun burada Çocuk? Bak kuşlar uçuyor, sen hiç uçurtma uçurdun mu? Avuçlarımda kal! Uçup uzak diyarlara gitme çocuk!) Kız sordu; -“Ne yapıyorsun burada?” Çocuk cevapladı;
1000Kitap
Laleina isimli okura yanıt verildi
berceste
☺️🙏🏻