Kur'ân âyetleri inecelenecek olursa, görülür ki, İslâm'ın Tanrısı, esas itibariyle kendisine Muhammed'i muhatap edinmiştir. Ona hitaben ya da onun aracılığıyla konuşur. Bu arada, ara sıra kullarına seslenmek istediğinde Muhammed'in ağzıyla erkeklere hitab eder. Kadın sınıfına hitap etmeyi zül bilir. Bir iki örnek vermek gerekirse, Kur'ân'da Tanrı'nın özellikle Muhammed'e hitap ettiğini gösteren sayısız hükümler yer almıştır:
"Ey Muhammed, onlar sana indirilen kitaba da, senden önce indirilenlere de inanırlar" (2 Bakara 4).
"And olsun ki Ey Muhammed de ki: 'Ben ancak sizi vahy ile uyarıyorum" (21 Enbiyâ 41-5)
"Ey Muhammed, de ki: Size tek bir öğüdüm vardır..." (34 Sebe 46).
şeklindeki ve daha nice benzeri âyetlerle Tanrı, kullarına emirler vermektedir.
Yine Muhammed'in aracılığıyla Tanrı, kendi kendisini doğrular ve inanmayanlara korku ve dehşet saçar:
"Ey Muhammed. De ki: 'Allah doğru söyledi, doğruya meyleden Ibrahim'in dinine uyun; puta tapanlardan değildi" (3 Imran 95).
"Ey Muhammed. De ki: 'Ey kendilerine karşı tutumsuz davranan kullarım... Rabbinize yönelin... Azab size gelmeden önce Ona teslim olun'...
(39 Zümer 53-4).
"Ey Muhammed... kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar..." (47 Muhammed 16-7).
Bu arada Tanrı, Muhammed'i övmek ve yüceltmek için de yine onun ağzıyla konuşur:
"Ey Muhammed De ki: 'Allah'ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın'... De ki: 'Allah'a ve Peygambere itaat edin; yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah inkâr edenleri sevmez'..." (3 Imrân 31-2).
Fakat Tanrı'nın bir de kulları arasında erkek kullarına hitap ettiği görülür. Her ne kadar, "Erkek ve dişiyi çift çift yarattığını" söylemiş (K. 53 Necm 45-6) ve ara sıra "inanmış erkek ve kadınlar" deyimine yer vermiş olmakla beraber