Bu hayatta herkes kendi zaman diliminde, kendi kaderinin saatine göre yaşar.
Kainatın matematiğinde "Geç" veya "Erken" diye bir kavram yoktur; sadece "Vakti Gelmek"vardır.
Bunu iyi analiz et:
Kimi 20 yaşında milyoner olur, 50 yaşında kanserden ölür.
Kimi 50 yaşına kadar sürünür, 50’sinde imparatorluğunu kurar ve 90’ına kadar krallar gibi yaşar.
Kimi 20’sinde evlenir, 30’unda nefretle boşanır.
Kimi 40’ında hayatının aşkını bulur ve sonsuzluğu tadar.
Arkadaşın müdür oldu diye, sen geride kalmadın.
O kendi saatini yaşıyor, sen kendi saatini.
Hayatın start çizgisi ve finish çizgisi herkes için farklı yerdedir.
Şu an bulunduğun yer, tam olarak olman gereken yerdir.
Soru şu: Buradan nereye gideceksin?
Hayat sana farkındalığı 15 yaşında vermediyse, suçlu değilsin.
Ama hayat sana farkındalığı 25'inde, 30'unda veya 40'ında verdiği an; o an senin miladındır.
Eğer o an durup; "bittik, mahvolduk, yaşıtlarım aldı yürüdü, ben geç kaldım, benden artık bir yol olmaz..."
dersen eğer geçmiş olsun.