“9 Aralık 1917 günü, Osmanlı İmparatorluğu, 1516' nın sonundan itibaren 401 yıl boyunca yönettiği Kudüs ve Filistin den çekilmiş, yerini İngiltere'ye bırakmıştı. Iki gün sonra, 11 Aralık 1917 de, İngiliz komutan Edmund Allenby, El-Halil Kapısından Kudüse giriş yapmış; BÖYLECE KUDÜS VE FİLİSTİN’İN TARİHİNDE YENİ VE SANCILI BİR DÖNEM BAŞLAMIŞTI.”
Osmanlı yönetimi, Filistin'de Yahudilere doğrudan toprak ve gayrimenkul satışını kati biçimde yasaklamıştı, ancak araya giren üçüncü şahıslar söz konusu alışverişleri rahatlıkla gerçekleştirebiliyordu.
Konuyu gündeme taşıyan Eliezer, "Yahudilere bir yurt bulunması için birilerinin kurban
edilmesi gerekiyorsa, ben Kudüsten ayrılmaya hazırım" diyordu.
Hemda ise, Afrika'daki hayatın zorluklarından dem vuruyordu.
Ugandanın* tartışıldığı dönemde, Filistin'deki Yahudi yerleşimlerinde yaşayan kadınların neredeyse tamamı plana karşıydı. YAHUDİ KANINA AFRİKALI KANININ BULAŞACAĞINDAN, BÖYLECE NESİLLERİNİN SAFLIĞININ BOZULACAĞINDAN KORKUYORLARDI.