Sığamadım.Ne hayata nede hayatımdaki insanlarin hayatina...Hep bir ayağım eşiğin içinde ,biri dışında.Hep eğrelti kaldım bu hayatta.Ne kızıyorum ne güceniyorum kimseye...Ah işte insan sığmak, sığınmak istiyor istemsizce.Hep fazla geldim birilerine, bazen kendime...En çokda şu koca yeryüzüne ...Sığamıyorum nedense...
On dokuzuncu yüzyıldan itibaren "normalleştirme sözcüğü günlük dilde kullanıma girer. Kişinin "öz"ünü değiştirerek toplum tarafından kabul gören normlara uydurma, diğer bir deyişle normalleştirme, tıpkı kapatma ve gözetleme gibi iktidarın en önemli araçlarından biri halini alır...........
........Ordu ,aile, akıl hastanesi, hapishane, ve okul gibi kurumlarlarin her biri normalleştirme sürecine hizmet eder.
"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir. "......
18.yy sonrası Toplumların, kurumların ve normların oluşumları dışlanmışlara olan uygulamalar neticesinde oluşmuştur