Cicero şöyle demektedir:"Bir dükkândan saygıya ve hürmete layık ne çıkabilir ?Ticaret namuslu bir şey üretebilir mi?Dükkân denen şey dürüst bir insana layık değildir...,tüccarlar yalan söylemeden kazanamadiğina göre, yalancı olmaktan daha utanç verici ne olabilir!
Kitapta kapitalist sistemin kötülüklerinin çok güzel bir şekilde işlendiği ve proletaryanın kölelik sistemindeki rolünü gözler önüne seriyor.Burjuvazinin doymak bilmeyen istek ve açlığı dünya yaşamını tümüyle kölelik sistemine dönüştürmüştur.Kimi daha çok yiyip daha çok şişmanlasin diye insanlığın diğer üyelerinin etinin yenmesinden bile rahatsızlık duymayan insanlık , sıranın ona geleceği günü beklemektedir. HİÇ İNSAN ETİNİ YİYEN İNSAN GÖRDÜN MÜ?
1
Boya kutusunu önüme koyuyor oğlum
Bir kuş çizmemi istiyor benden
Kül rengine batırıyorum fırçayı
Bir dörtgen çiziyorum, üstüne bir kilit ve çubuklar
Oğlum, gözleri dehşet dolu, diyor ki bana:
“Ama bu bir hapishane…
Yoksa bilmiyor musun baba, kuş çizmeyi sen? ”
Oğlum, diyorum ona, ayıplama beni
Kuşların biçimini unuttum inan.
2
Kalem kutusunu önüme koyuyor oğlum
Bir deniz çizmemi istiyor benden
Kurşun kalemi alıyorum
Siyah bir daire çiziyorum
Oğlum diyor ki bana:
“Ama bu siyah bir daire, baba
Deniz çizmeyi bilmiyor musun yoksa? ”
Ona diyorum ki: Oğlum
Eskiden deniz çizmekte ustaydım
Ama bugün…
Oltayı aldılar benden
Av yaklaşmıştı oysa…
Mavi renkle konuşmamı da yasakladılar
Özgürlük balığını yakalamamı da.
3
Resim defterini önüme koyuyor oğlum
Buğday başağı çizmemi istiyor benden
Kalemi alıyorum
Bir üçgen çiziyorum ona
Amerika 'da makine, tereyağı yapımından buğday çapalamaya dek, tarımsal üretimin bütün dallarını istila etti : Neden ? Çünkü özgür ve tembel Amerikalı, Fransız köylüsünün sığır gibi süren hayatındansa bin kez ölmeyi tercih eder. Sağı solu tutulan çiftçileriyle ünlü muzaffer Fransa' mizda son derece zahmetli bir iş olan çiftçilik, Amerika'nın batısında, oturup uyuşuk uyuşuk pipo içerken açık havada geçirilen hoş bir zamandır.