Ergenler için güçlü bir ortak insanlık deneyimi sağlayan Challenge Day adlı harika bir program vardır. Program bir grup lise öğrencisini, akranlarıyla bağlılık duygularını geliştirmek için tasarlanmış, gün boyu süren bir dizi etkinliğe sokar. Örneğin "Bizi Ayıran Çizgiler" adlı bir alıştırmada, gençlerden okulun spor salonunun bir tarafinda sıraya girmeleri istenir. Ardından bir takım lideri, bir dizi acı verici deneyimden bahseder ve insanlardan bu deneyimi daha önce yaşamışlarsa spor salonunun diğer tarafina geçmelerini ister. Her olay, herkesin kendi arasında kimin acı çektiğini görmesi için yeterli zaman sağlanarak yavaş yavaş duyurulur. "Ten renginizden dolayı incinmiş veya yargılanmış hissettiyseniz, lütfen çizginin diğer tarafina geçin... Bir sımifta bir öğretmen veya bir öğrenci tarafından küçük düşürüldüyseniz... Gözlük, diş teli veya işitme cihazı taktığınız için, konuşma tarzınız, giydiğiniz kıyafetler ya da vücudunuzun şekli, boyutu ya da görünüşü nedeniyle zorbalığa uğramış, alay edilmiş veya incinmişseniz..." Bir noktada odadaki hemen hemen herkes çizginin diğer yanına geçer, bu da tüm gençlerin bir noktada yargılayıcı zulümden mustarip olduğunu açıkça ortaya koyar. Bu alıştırma,en katı çocukların bile, kendileri ve başkaları için şefkatle gözyaşları dökmesini sağlar. Bu deneyim, gençlerin kendilerini yapayalnız hissetmelerine neden olan hayali duvarları parçalayarak onların soyutlanma duygularının bir yanılsama olduğunu anlamalarını sağlar ve aralarındaki çatışma olasılığını azaltır.