1. "Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise, senin elinde senet yok ki ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil; lâakal günün bir saatini, ihtiyat akçesi gibi, hakiki istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at."
2. "Acaba bu misafirhane-i dünyada âciz ve fakir kalbine kut ve gınâ; ve elbette bir menzilin olan kabrinde gıda ve ziya; ve herhalde mahkemen olan mahşerde sened ve berat; ve ister istemez üstünden gecileçek Sırat köprüsünde nur ve burâk olacak bir namaz neticesiz midir veyahut ücreti az mıdır?"
3. "Cesed-i insan; havaya, suya, gidaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır."
4. "Namaz kılanın diğer mübah dünyevi amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir: fâni ömrünü bir cihette ibka eder."
5. "Eğer farz namazını terk etsen, bütün sa'yin semeresi, yalnız dünyevi ve ehemmiyetsiz ve bereketsiz bir nafakaya münhasır kalır."
6. "Kâinatta en yüksek hakikat imandır imandan sonra namazdır. Namaz kılmayan haindir: hainin hükmü merduttur."
7. "Her yeni gün, sana, hem herkese, bir yeni âlemin kapısıdır. Eğer namazını kılmazsan, senin o günkü âlemin zulümatlı ve perişan bir halde gider. Senin aleyhinde âlem-i misâlde şehadet eder."
8 "Tembellikle namazı terk eden veyahut kıymetini bilmeyen, ne kadar cahil, ne derece hâsir, ne kadar zararlı olduğunu bilâhare anlar ama iş işten geçer."
9. "Namazı terk eden adam. Sultan-ı Ezel ve Ebedin raiyeti hükmünde olan mevcudatın hukukuna ehemmiyetli bir tecavüz ve mânevi bir zulüm eder"
10. "Acaba yirmi üç saatini su kısacık havat- dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen, ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar