Entelektüel haz veren kitaplar arasında ilk üç kitap arasına girdi benim için. Kitapta aklın,kalbin ve ruhun birlikte iyi olması gerektiğini belirtiyor. Bu belirtmeyi yaparken gerek Kant'tan örneklerle destekliyor gerek İslam filozoflarından. Toplum olarak bizler ifrat ve tefrit noktasında sürekli gidip geliyoruz. İbrahim Kalın beyefendi bu kitapta bize aklı ya materyalist düzeye indirgendiğimiz için ya da rasyonellikten soyutladığımız için inananların bu halde olduğunu söylüyor.
Bir diğer mesele de akıl üstü kavramını çok güzel tanımlamış ve desteklediği tüm metinlerin kaynakçasını vermiş. Akıl dışı ve akıl üstü kavramları arasında ki fark güzel açıklanmış .
Son olarak hikmetle bakabilmek , görebilmek gibi kavramlardan bahsedebiliriz. Bir şey tamamen rasyonel bir bakış açısı irdelendiğinde, nasıl sorusuna cevabını verebiliriz fakat neden sorusuna cevap vermekte zorlandığımız olur. Bu noktalarda hem üretilen veriler bize fayda sağlasa da doğru , iyi ve güzel olmayacaktır. Kitapta, bir şeyin doğru olması aynı zamanda iyi ve güzel olmasını gerektirir, diye bir cümle var. Bu o kadar derin bir cümleki...
İbrahim Kalın beyefendinin okuduğum ilk kitabıydı ve nasipse bundan sonra daha sık okuma yapacağım kendisinin kitaplarını.
Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Bir insanın en ilkel duygularla nasıl yaşandığına tanıklık edilen toplama kampından notlar, bize farklı bir bakış açısı sunuyor. Kendimce savunduğum ve etrafındaki insanlarla da ara ara tartıştığım , bilmek ile bulmak arasında ki fark kavramını gözler önüne seriyor.
İkinci bir kısmı ise logoterapi kısmı. Logoterapi "anlam"ı merkez kavram olarak kabul eden bu ekol, "anlam
kazandırma yoluyla terapi"yi temel tedavi metodu olarak benimser. Victor Emil Frankl, zaten kendisi yahudi bir nörolog ve psikiyatr. En etkileyici bakış açısı ise şu oldu benim için ; acının kaçınılmaz olduğu durumlarda, acının bir manası olabileceği. Fikrimizi, zikrimizi önemseyip okuyan olursa ben tavsiye ediyorum okunmasını. Herkese keyifli okumalar dilerim
"Küfr ile belki amma
Zulm ile paydâr kalmaz memleket."
Selçuklu Sultanı Melikşah’ın (detaylı bilgi için yoruma link bırakacağım ) isteği üzerine Ebu Ali Kıvamuddin Hasan bin Ali bin İshak et-Tûsî (Namı diğer NİZAMÜLMÜLK) tarafından yazılan bu eser şimdiye kadar okuduğum en kaliteli eserlerden biri diyebilirim. Devlet usul ve erkânını anlatan, yönetim, hizmet, hazırlık,ulak yetiştirme, misafir ağırlama vb gibi bir çok yönüyle devleti ele almış ve ana tema olarak adaleti merkeze koyan hikayelerle harika bir anlatım tarzı ortaya çıkmış . Okumayı düşünen varsa kesinlikle okuma listesinde ön sıralara alabilir.
İnceleme yapacak düzeyde değilim fakat kitabı ilk defa okumama rağmen sanki daha önce okumuş gibiydim. Güzel akıcı bir kitaptı. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini anımsadım kitabı okurken.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Kitapta güzel alıntılar var. Oruçlu iken güzel gitti valla . Garip bir yazım tarzı var. Bu adamın okuduğum ilk kitabı . Diğer kitaplarını da okumak lazım ki yazar hakkında bir fikir sahibi olalım .