Sibel

Sibel
Kitaplar başka başka dünyalara açılan kapılardır... Evli.. Takibe takip yapılır. Sizi takip etmemdeki amaç yazdıklarımın herkese ulaşması ve burda emeği geçenlere destek olmak istememdir. Lütfen gereksiz yere mesaj atmayın...
Hiç spoiler olmadan kitapla ilgili yorumumu okuyabilirsiniz.
5/10
·536 syf.··
2026 9. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:41
Öncelikle herkese merhaba. Kinyas ve Kayra kitabı bir kesim için çok sevilirken bir kesim sevememiş. Ben çok sevemeyenlerin içindeyim. Haaa şunu da söylemek isterim ki kimine göre okunması zor olan bir kitap başka birine göre sular seller gibi okunabilir. Bu durum biraz göreceli; o yüzden okumak isteyen kesinlikle okusun. Ben de yarım bırakmak istedim ama direndim. Kitap 3 bölümden oluşuyor. Özellikle ilk bölümü okurken ben çok ama çok zorlandım. 2. bölüm için de eh işte diyebilirim. Ama 3. bölüm kendisini okuttu. "İyi ki yarım bırakmamışım." dedim kitabı bitirdiğimde. Yazarımız yeraltı dünyasını o kadar güzel ele almış ki hiç çekinmeden direk konulara girmiş. İnsanın ne kadar canavarlaşacağını göstermiş, ama son bölümde bu durumdan nasıl çıkılacağını da güzel anlatmış. Ben anladım ki bu dünyanın içinde yaşanan gerçeklikler, bu dünyada var olan çirkinlikler, ahlaksızlıklar ve daha bir sürü şey bana çok fazla geldi. Ben; son bölümde okuduğum gibi, her ne olursa olsun bu dünyanın yaşanılabilir olduğunu ve bu adımda yaşamak ve mutlu olmak için insanın çaba gösterdiğini ve mutlu sonlarla bitmesini istediğim kitapları okumayı seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki; yazarın kalemi o kadar güzel ki ilk defa bir Türk yazarın kalemine hayran kaldım. Hiç kendini tekrar eden cümleler yoktu ve kelime dağarcığı ve bilgisi güçlüydü. Ben her ne kadar okumakta zorlansam da, zorlanmayanlar da çoğunlukta. O yüzden okuyun ve kendiniz kararınızı verin. Keyifli okumalar dilerim.
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 22:32
Kitabın adı "Babalar Ve Oğullar" olduğu için baba ve oğul arasındaki anlaşmazlıklar zıtlıklar gibi şeyler okuyacağımı düşünmüştüm. Ama öyle değilmiş. Kitabımız Bazarov ve Arkadiy adlı iki karakter üzerine kurulmuş. Bazarov kendisini "nihilist" kavramıyla tanımlar. Yani hiçbir şeye inanmayan, geleneksel değerleri sorgulayan sadece bilime dayanan bir karakterdir. Ne yazık ki kendi fikirleri içinde boğuldu ve sonu pek de iç açıcı olmadı. Arkadiy ise Bazarov gibi düşünen ve onu destekleyen ama kendi benliğine ve ailenin önemine inanmaya başlayan bir karakterdir. Kitabımız Rus edebiyatı klasiklerindendir, kuşaklar arasındaki çatışmaları anlatır. Yenilikçi mi yoksa gelenekçi mi olmak? gibi soruların kökenine inmektedir. İlk başta okurken zor ilerledim ama biraz ilerleyince su gibi aktı gitti. Dili de oldukça bir klasige göre çok çok sadeydi. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Kitap Pazarı Yayınları · 202455,8bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
Bugün size okumuş olduğum #goethe nin #gençwertherinacıları adlı kitabının yorumu ile geldim. Öncelikli olarak #goethe, bu kitabını 1774 yılında henüz 25 yaşındayken kendi hayatından esinlenerek ve iki hafta gibi kısa bir sürede yazmış olduğu bilgisini vermek istedim. Kitabın yazıldığı dönemde intihar olayları artmış ve bu yüzden de kitap yasaklanmıştır. Kitabı okuyan kişiler o kadar çok etkilenmiş ki, kitabın ana karakteri olan Werther'in intihar ederken giydiği sarı pantolon mavi ceket, o dönemde moda olmuş herkes Werther gibi giyinmiş, sevdiğine ne kadar çok sevdiğini göstermek istemiştir. Gelelim konusuna. Werther hukuk stajyeridir. Bir davete katılır ve orada Lotte ile karşılaşır. Ona aşık olur. Ama bu imkansız bir aşktır çünkü; Lotte nişanlıdır. Werther Lotte'ye olan imkansız aşkını arkadaşına yazdığı mektuplarla anlatmaktadır. Ve biz okuyucular da bu aşkın sonunda nasıl intihara sürüklediğini okumaktayız. Ben okurken gerçekten çok etkilendim çünkü; Werther duygularını ve bu aşka karşı olan çaresizliğini o kadar coşkun bir dille anlatmış ki. Kitabı okurken hiç sıkılmadım ve dili de oldukça sade ve akıcıydı. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle kalın. Keyifli okumalar
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Kızıl Panda · 2021150bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 14. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2022 17:47
Merhaba arkadaşlar. Bugün Woolf'un Kendine Ait Bir Oda adlı eseri ile karşınızdayım. Woolf bu kitabında o kadar güzel noktalara değinmiş ki, geçmişten günümüze dek uzana gelmiştir. Woolf kadını, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna olarak nitelendirmiştir. Toplumun kadına bakış açısını ve kadına biçtiği değeri gözler önüne sermek istemiştir. Geçmişte kadınlar hakkında yazılan çok az kitaba rastlandığını, tarihte büyük olaylara yön veren kadın ismine pek rastlanmadığını konu edinmiştir. Woolf; "Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın." diye kadınlara seslenmiş, öncü olmaya çalışmıştır. Kitabı okurken sıkılmadım diyemem, hatta ve hatta çoğu kişi okurken yarıda bırakmış. Dili aslında oldukça sade idi ama hiç bir kurgusu yoktu. Ama kesinlikle okunması gereken eserlerin başında gelmektedir ve herkesin de okumasını tavsiye ederim.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kızıl Panda Yayınları · 201748,2bin okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 14:43
#madelinemiller #benkirke Fantastik-Mitolojik bir kitap Ben, Kirke. Yunan Tanrıları'nı, Titanları, Nympha'ları ve cadıları anlatmaktadır. Kitapda bir sürü karakter ismi bulunmaktadır. Ben Mitoloji' ye oldukça aşina olduğum için okurken hiç zorlanmadım ama zorlanacak olan olursa kitabın arka sayfalarında karakterlerin analizi yapılmış. İsteyen oraya bakıp kimin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olabilir. Kitabın dili oldukça akıcı ve sadeydi. Su gibi akıp gitti ama benim tavsiyem bu kitabı okurken sessiz bir ortamda okuyun. Kitabı özet geçmek istiyorum ama çok da kısa anlatılmayacak kadar ayrıntılı. Bu yüzden spoiler olduğunu söylemek istiyorum. Yorumlamaya başlarken kitabın ilk sözü ile başlayıp son sözü ile bitireceğim. Kitap ilk olarak, "Ben doğduğumda, olduğum şeyin bir ismi yoktu." ile başlar. Peki kim bu Kirke? Güneş tanrısı Helios'la nympha Perseis'in kızı. Aiaie Adası'nın cadısı. Doğduğundan beri kimse tarafından sevilmemiş, hor görülmüştür Kirke. Sürekli babasının dizlerinin dibinde oturur, ondan bir sevgi emaresi bekler dururmuş. Babası ise o beklediği sevgiyi hiç vermemiştir. Ondan beklenen tanrısal emareleri gösterememiş ve kardeşlerinin içinde en az sevilen kişisi olmuştur. Sesi bile bir tanrının ki gibi ulu, sert değil; aksine bir insan sesi gibiymiş. Bu yüzden hiç kimse onun sesini duymak istemezmiş. İşte hep bu sebepler yüzünden sevgiyi, tanıştığı bir insanda aramış, tanrıların yere dökülen kanlarıyla çıkan çiçeklerin özsuyunu çıkartıp sevdiği insana uyurken ağzından akıtmıştır. O insan uyandığında Tanrı olarak uyanmıştır. Bu noktadan sonra Kirke'nin cadı olduğu ortaya çıkmıştır. İlk büyüsünü de kötülük için değil, aşkı için yapmıştır. Sevdiği kişi tanrı olduktan sonra karakteri değişmiş, Kirke ile hiç ilgilenmemiştir. Kalbini Nympha olan bir kıza
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Reklam