#madelinemiller #benkirke
Fantastik-Mitolojik bir kitap Ben, Kirke. Yunan Tanrıları'nı, Titanları, Nympha'ları ve cadıları anlatmaktadır. Kitapda bir sürü karakter ismi bulunmaktadır. Ben Mitoloji' ye oldukça aşina olduğum için okurken hiç zorlanmadım ama zorlanacak olan olursa kitabın arka sayfalarında karakterlerin analizi yapılmış. İsteyen oraya bakıp kimin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olabilir. Kitabın dili oldukça akıcı ve sadeydi. Su gibi akıp gitti ama benim tavsiyem bu kitabı okurken sessiz bir ortamda okuyun.
Kitabı özet geçmek istiyorum ama çok da kısa anlatılmayacak kadar ayrıntılı. Bu yüzden spoiler olduğunu söylemek istiyorum.
Yorumlamaya başlarken kitabın ilk sözü ile başlayıp son sözü ile bitireceğim.
Kitap ilk olarak, "Ben doğduğumda, olduğum şeyin bir ismi yoktu." ile başlar. Peki kim bu Kirke? Güneş tanrısı Helios'la nympha Perseis'in kızı. Aiaie Adası'nın cadısı.
Doğduğundan beri kimse tarafından sevilmemiş, hor görülmüştür Kirke. Sürekli babasının dizlerinin dibinde oturur, ondan bir sevgi emaresi bekler dururmuş. Babası ise o beklediği sevgiyi hiç vermemiştir. Ondan beklenen tanrısal emareleri gösterememiş ve kardeşlerinin içinde en az sevilen kişisi olmuştur. Sesi bile bir tanrının ki gibi ulu, sert değil; aksine bir insan sesi gibiymiş. Bu yüzden hiç kimse onun sesini duymak istemezmiş. İşte hep bu sebepler yüzünden sevgiyi, tanıştığı bir insanda aramış, tanrıların yere dökülen kanlarıyla çıkan çiçeklerin özsuyunu çıkartıp sevdiği insana uyurken ağzından akıtmıştır. O insan uyandığında Tanrı olarak uyanmıştır. Bu noktadan sonra Kirke'nin cadı olduğu ortaya çıkmıştır. İlk büyüsünü de kötülük için değil, aşkı için yapmıştır. Sevdiği kişi tanrı olduktan sonra karakteri değişmiş, Kirke ile hiç ilgilenmemiştir. Kalbini Nympha olan bir kıza