Piruz

Piruz
Ayı, ayak tırnağı gibi gözüktüğünde seviyorum
Ve içimdeki umudun aydınlığını bile inatla karartan göğsümdeki bu hasreti hissedince; ağlamak gelir içimden. Umutsuz özlemin eylemi ağlamaktır.
Sayfa 94·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
51118
Bugün, günüm berbat geçti. Ta sabahtan alarmın o sinir bozucu sesini duyduğumdan ve yüzümü yıkamaya lavaboya gittiğimden beri. Aslında bakılırsa her sabah süper motivasyonla uyanmıyorum. Ama bugün ne hikmetse attığım her adım ileriye değilde geriye gitmek istiyordu sanki. Zor olmayacağını düşündüğüm bir sınava girdim. Başarısız surat ifadesiyle çıktım sınıftan. Zaten kötü hissettiğim bir sabaha, tuz biber olmuştu. Sonrasında bir grup topluluğun içinde davranışlarım eleştirildi, hayır hayır doğrusu eleştirilmekten öteydi. Yargısız bir infazın ortasındaydım. Üstelik ağzım kapalıydı. Kendi ağzımı kendim kapatmıştım. Kasılmıştı çenem. Sahi neden bir şey diyemedim hakkımda konuşanlara. Oysa hiçte haklı değillerdi. Kaçmak daha kolay geldi sanırım. Saat 11.00'dı ve ben çoktan gece olmasını istedim. Ama güneş inatla tepemde dikili, rüzgar suratıma çarparken henüz vakti vardı. Bu gün bitecekti ama henüz çok erkendi. Konuşmak için birilerine ihtiyaç duydum, anlatmalıydım birine içimi. Herkes nasılda meşguldü kendi hayatında. Tek başıma, yaşadığım olumsuzluklarla bindim bir otobüse, sahile geldim. Ayaklarımı sarkıttım suya doğru. Yüzme bilmeyen ben, aklımdan denize düşsem ne olurdu, diye geçirdim durdum. Çıkardım defterimi denizi çizdim, dalgalarını, sarkan iki ayağımı. Dalgalar öyle yol alıyorlardı ki, sanki bir geminin güvertesinde tek başıma gibiydim. Güneş hala tepede, rüzgar yanağımı okşar kıvamda. Ben umutsuz ve mutsuz. Bir şişe su alıp banka oturdum. İçtiğim suyun boğazımdan aşağılara inişini takip ettim. Dalgalar gibi aralıksız ilerliyorlardı. İki bank ötede bir çift aldıkları bir poşet mandalinayı keyifle yerlerken, yan bankıma yirmilerinde biri oturdu. Çok geçmedi, hıçkırarak ağlamaya başladı. Ben zaten kesememişken kendi gözyaşlarımı, birini nasıl sakinleştirebilirdim?
Düşünün, genciz. Bu mutlu olmaya yeter.
Sayfa 92·Kitabı okudu

Piruz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
3 günde okudu
·
2018 59. kitabı
So Ji Sub
8/10 · 177 okunma
Kelimeler oyuncağım. Yapboz gibi işaretler. Ekle, çıkart, ekle, çıkart. Bir düzine kağıttan daha fazlası hayatım. Hissettiklerim hayatımdan fazla. Ünlemlerim az bir düzine kağıttan. Sakinim, bir fırtına hep içimde.