Hakan Günday çok sevdiğim birisi… İnanılmaz bir kafa yapısı. İnanılmaz bir hikayecilik. Yaklaşık 1000/1500 kelimede neler yazılabilirin sınırlarını aşmış, her hikayesi bir roman olma değerinde. Bazı yerleri kendi ahlak anlayışımı da sorgulatırken dengeyi hep buluyor. Başkasının eline yüzüne bulaştıracağı konulardan sıyrılıp ustalıkla çıkarken “bunu nasıl yazabilmiş, nasıl tepki almamış” dedim çok fazla. Daha önce görmediğim anlatı türleri de mevcut, mükemmel. İki kişilik tiyatro yazıları… bazen metafor ve imgelerle boğuyor ama bir başkasında ise ne sansüre ihtiyaç duyuyor ne bir kesmeye. Aman susayım noktası onda hiç yok. Sert, vurucu, duygusal, zehirli, karmaşık ama okuyana çok açık bir dil. Seviyorum, sayıyorum.
10/10