Piruz

Piruz
Ayı, ayak tırnağı gibi gözüktüğünde seviyorum
Son zamanların en etkileyeni
Puan vermedi
!!Öncelikle uyarı finale dair ayrıntılar olabilir!! Bu kitabı yine bir Çin’li yazar olan Yu Hua’nın yaşamak isimli romanından sonra okuduğum için mi bilmiyorum iki kitap zihnimde birleştiler ve beni hayali bir uçurumun kenarına getirdiler. Bu iki kitap (yaşamak ve günler aylar ve yıllar) başlık bakımından çok uygun ve yerinde. Kitapla beraber zedeleniyorsunuz. Kelimeler o kadar yerli yerindeki, aç kalıp güneşin atalarına sövüyorsunuz. Birden genç vücudum ihtiyarladı hatta sonsuz itaatkar köpekle beraber körleşti gözüm. Kör ve ihtiyar bir okuyucu oldum. Bu kısımda övgüye değer olan şeylerden en önemlisi yazarın bir köpeğe ve mısır fidesine bir karakter biçmesi. Hatta kavurucu sıcağa ya da sıçanlara bile. Herkes görevini layıkıyla yaptı dedirtti. Güneş kendinden beklenilen kavuruculuğu, sıçanlar güzel olan şeyleri mahvediciliği, mısır fidesinin hep öyle kalsın artık dedirten canlı yeşil yapraklarıyla umudu, yaşamayı, bir nesil aktarımını, köpek bir evladın gösteremeyeceği sadakatiyle, ihtiyarın hem köpeği hem fideyi hem de kendi canını yaşatabilme motivasyonuyla mükemmel örülmüş sıcacık bir hırka kadar ısıttı içimi. Yaşamak kitabının yaşamayı hissettirdiği gibi tıpkı bu kitapta kendileriyle günler aylar yıllar yaşattılar sanki oysa işin komik tarafı bir günde okudum. Bir günde aylar geçirdim dağda, köyde, barakada. Okumak çok ilginç bu yüzden. Uzun uzun söyleyecek çok şey var. Hissi güzeldi çünkü kitabın. Ve böyle kitaplarda bir an evvel finali okumak isterim ben. Ne olacak, kim hayatta kalacak soruları eksik olmaz. Final bakımından ise kusursuz. Diyorum ya her karakter gereğini yapıyor. Yaşlı adam öldüğünde dahi bir kolu mısırın kökünde, köpek ona sadık cesedi sahibinin üstünde, koçandan tüm o kıtlık ve sıcaklık zamanında yedi mısır tohumu çıkıyor. İşe yarıyor mu
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Yani. Sana ne desem bilemiyorum. Kötü desem değilsin. Güzel desem hiç değilsin. Yazara duyduğum beklentiden dolayı belki, bitsin diye okudum. Neden ödül aldı mesela bu kitap onu sormak lazım. Anlatıcı türü kötü, tatmin edici değil. Ders kitabı gibi, hep bir bilgilendirme. Sürekli bir -mış-muş geçmiş zaman kipi. Masal kitabı desen değil, tarihi roman desen bir garip. Ha belki bazıları finali şaşırtıcı bulmuştur. Yani. Konu ve final itibari ile bir nevi İstanbul romanı da olduğundan bunu Orhan pamuk güzel yazardı. 4/10
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,710 okunma
Sevdiklerimi kayırıyorum
Puan vermedi
Hakan Günday çok sevdiğim birisi… İnanılmaz bir kafa yapısı. İnanılmaz bir hikayecilik. Yaklaşık 1000/1500 kelimede neler yazılabilirin sınırlarını aşmış, her hikayesi bir roman olma değerinde. Bazı yerleri kendi ahlak anlayışımı da sorgulatırken dengeyi hep buluyor. Başkasının eline yüzüne bulaştıracağı konulardan sıyrılıp ustalıkla çıkarken “bunu nasıl yazabilmiş, nasıl tepki almamış” dedim çok fazla. Daha önce görmediğim anlatı türleri de mevcut, mükemmel. İki kişilik tiyatro yazıları… bazen metafor ve imgelerle boğuyor ama bir başkasında ise ne sansüre ihtiyaç duyuyor ne bir kesmeye. Aman susayım noktası onda hiç yok. Sert, vurucu, duygusal, zehirli, karmaşık ama okuyana çok açık bir dil. Seviyorum, sayıyorum. 10/10
DerzHakan Günday · Doğan Kitap · 02,237 okunma
Puan vermedi
Çok güzel, çok derin. Üzerine bir hayli düşündürecek kadar hoş. Özellikle stoa felsefesinin teoride kaldığını, pratikte bir karşılığı olmadığını pek güzel göstermiş. Bunun yanında kitabın yazıldığı dönem bizim şu anki dönemimize ne çok benziyor. Memurlar, kamu sektörü, bunun özelinde sağlık sektörü, toplum gerçekleri bir ayna işlevinde. Ayrıca deli kime denir, akıllı kime denir? Korkulara sahip olmak delilik midir? Yaşamını idame ettiremeyecek ekonomik düzeye gelince ha bir akıl hastanesi ha bir hapishane, hepsi aynı. Çıkış yolu hep bir. Ama acının tanımını bilmekle acıyı bilmek de bir değil. 8,5/10
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Abartılan bazı şeylerden birisi
Puan vermedi
Okurken yaşlandım. Kahır çektim, öldüm kaç kere, kaç kere dirildim. Bir ömür, dile kolay, yaşaması zor, dinlemesi işkence. Yoksulluk çektim, pişmanlık duydum, hayata tutundum, tutunduğum yerden kırıldım. Yani, dünya edebiyatı… siyasal rejimlerin farkında olmak ve insan olmanın temel duygularını benimsemek açısından okunabilir. Bu roman Anadolu’da da geçse yadırganmazdı çünkü babaannemin anlattığı hikayelere benziyor. Hikayede farklı bir matematik var. Üç sayfa iyi bir şey okuyunca hemen peşinde on sayfa anlatılacak bir kötülük geliyor. Bu kitap bitene kadar devam ediyor. Ve bir yerden sonra da sıkıyor (yaşamak gibi). Hastalıklar fakirlik ve ölüm üçgeni içinde hayatta kalmak ne kadar olağansa ve HAYATTA OLMAYA NE KADAR YAŞAMAK DENİRSE. Böyle bir kitaptı. 7 bile çok. 6.5/10
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma