Piruz

Piruz
Ayı, ayak tırnağı gibi gözüktüğünde seviyorum
Ey beyhude gamlara düşen, yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Ey günden güne hırsı artıp duran, yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Atcağızı, eyerceğizi yüzünden öfkecikle, kinceğizle dopdolu kesilen, dertlere gussalara bulanan, yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Bağırsaklar içindesin, pisliksin, heves, kin yelinden ibaretsin; ey pisliklere bulanmış akıllı, yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Ey dâvalarla dolu şeyh, ey mânadan mahrum kılık kıyafet, ey yokken var görünen, yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Padişahlığına, beyliğine bakma; ölüyorsun, öleceksin, bir yığın toprağın altına gireceksin, ona bak; yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” O işveceğiz, o yumurcuk, o çirkin benliceğin, varlıcağın çürümüş, dağılmış gitmiş; yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Yanağını, güzellerin yanağına pek dayama, sonuca bak; yanağın, yüzün çürüyüp gitmiş; yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” İsterse bağın bahçen olsun, isterse konağın, sarayın; ölüme karşı nedir ki, dayanabilir misin, yenebilir misin bunlarla ölümü? Balçıkla sıvanmış mezara var da bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” İnsanların tabutlarını görüp de uzaktan gülen, a gözleri açılmamış kişi, yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.” Söz söylemeyi bırak artık, sözden ne umuyorsun a yel ölçen, su biçen. Yürü, bu âyeti oku: “Nice bahçeler terk ettiler ve nice akarsular.”
Sayfa 502·Kitabı okudu
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Elimin hiç durmadan armağan vermesidir benim yoksulluğum; bekleyen gözleri ve özlemin aydınlanmış gecelerini görmektir benim kıskançlığım. Vay, tokluktaki müthiş açlık!
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
herkesin kurduğu bir düş var
..."bir düş gördüm," dedi kandilci. "Rüya ama gerçek gibiydi. Biri var. Birbirimizi henüz tanımıyoruz, hiç karşılaşmadık. Bildiğim tek şey Roma'da ya da değil ama aynı dünyadayız, aynı göklere bakıyoruz. Aynı seyyareleri aynı takım yıldızları seyrediyoruz. Aynı güneş ısıtıyor bizi. ...Bildiğim tek şey var, biri var ve yaşıyor."
Sayfa 99
Bir babadan çocuğuna burnu, gözleri hatta zekası kalıtım yoluyla geçebilir ama ruhu asla. Her insan yeni bir ruh taşır kendisinde...
"Sorarlarsa, 'Ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."