ayşe

ayşe
"On bir aydır gideli biz de çekerdik hicrân Merhaba etdi bizimle yine şehri-i ramazân" Bahtî
Ramazan
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sonra herkes kendi dünyasına daldı Geçti geçmez dediğimiz zaman. Kuşları unuttuk." İlhan Berk Üçler Kabristanı /Konya Nedamet Dergisi
Hayata Dair

Nedamet Dergisi

@venedamet
·
Sıra sizde
Sevgili Nedamet Dergisi takipçileri ve 1000K kullanıcıları 🥳 galerinizde çekimi size ait olan fotoğraflardan İlhan Berk'in; "Sonra herkes kendi dünyasına daldı Geçti geçmez dediğimiz zaman. Kuşları unuttuk." dizelerine en uygun fotoğrafı seçip bizi etiketleyerek paylaşırsanız biz de sayfamızda paylaşmak isteriz. Sevgiler, iyi okumalar...🫡🌷
#k:431573yasir Dr. Yasir Qadhi Son dönemde bazı araştırmacılar, Yusuf suresiyle alakalı bir simetrinin varlığından söz etmiştir. Bu simetri teorisine göre surenin içindeki temalar içe doğru yükselen, sonra orta bir noktada tepeye ulaşan (bu surede kralın rüyası) ve sonrasında da aynı sırayla dışa doğru inen bir merdiven gibidir. Bu simetriyi, her temaya ve onun karşıt temasına sırasıyla bir harf ve o harfin apostrofu (mesela A ve A') atanmasıyla gösterebiliriz; bunun yanında bu temalara, surede denk geldiği ayetleri de sayı olarak yazabiliriz. Böyle yaptığımızda karşımıza şöyle bir diyagram çıkar: ( Görselde verildiği üzere) [Alıntı/Sayfa 251]
Yusuf suresinden notlar 11
Yusuf’un (a.s) masumiyeti ortaya çıktıktan sonra kral, onu yanına almak ister ve "Bu adam artık benim özel danışmanım olacak" der. Ona "mekîn" ve "emin" sıfatlarını kullanır. Bu kelimeler sadece Yusuf’un güvende olduğunu değil, aynı zamanda güvenilir, itibarlı ve sağlam karakterli biri olduğunu ifade eder. Ancak Yusuf (a.s), bu teklifi sadece teşekkür ederek kabul etmez. Cesurca bir adım atar ve şöyle der: “Beni ülkenin hazinelerinin başına getir. Çünkü yaklaşmakta olan kıtlık dönemini yönetmek uzmanlık ve bilgi ister. Bu krizle ancak ben baş edebilirim.” Burada dikkat çeken nokta, Yusuf’un (a.s) bu talebi kendini yüceltmek için değil, toplumun hayrına yapmasıdır. O, Allah’ın kendisine verdiği bilgi ve öngörüyü, insanlara yardım için kullanmak istiyor. Bu tavır bize çok önemli bir dengeyi gösteriyor: Mütevazı bir özgüven. Ne kendini küçük görüp geri duruyor, ne de kibirlenerek kendini yüceltiyor. Aşırı tevazu, insanın kendisini sürekli geri planda tutmasına ve Allah’ın verdiği yetenekleri kullanmaktan kaçınmasına neden olabilir. Aşırı kibir ise başkalarını küçümsemeye ve gücü kendine mal etmeye yol açar. Yusuf’un (a.s) duruşu, bu iki uç arasında sağlıklı bir denge kurmanın güzel bir örneğidir. Gerçek özgüven, insanın Allah’ın kendisine verdiği yetenekleri tanıması, ancak bunları kendi adına değil, Allah rızası için ve başkalarının yararına kullanmasıdır. Yusuf (a.s) da bunu yapmıştır. Nouman Ali Khan (5. Bölüm)