Biriken su, ilkin dış çeperden geniş geniş başlar ya dönmeye. Dön babam dön, lavabonun ortasındaki giderine ulaşması uzun sürer. Ama yaklaştıkça dairesel hareket hızlanır, koşmaya başlar gidere doğru.
Sonra da hüüp, kaybolur. Hiç olmamış, onca zaman dolap beygiri misali dönmemiş gibi olur.
İnsan hayatı da böyle işte. Çocukluğumuzun hiç geçmeyen, uzun, sıkıntılı yazlarını hatırla. Öğle uykularını, ikindi ezanlarını, perdeden sızan güneşin gölge oyunlarını, sokağa çağıran arkadaş seslerini, kan ter içinde eve dönmeleri...
ama şimdi öyle mi? dün hazirana giriyorduk, bugün ağustostan çıkıyoruz. daha geçen karantina yeni bitmişti, şimdi beşinci seneidevriyesi. Lavabonun çünkü,
lavabonun giderine yaklaştık; yaşlanıyoruz. Azaldıkça hızlanıyor zaman
bu ne demek biliyor musun, sadece hızlı yaşamıyor, hızla da ölüyoruz.
Kafa Dergisi - Sayı 131 (Ağustos 2025)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Giymek zorunda hissettiklerin
Başkalarının sende güzel bulduğu ama senin kendine yakıştırmadıkların
Artık sana uymayan ama alışkanlıktan atamadıkların
Sırf anısı var diye sakladıkların
Kim ne derse desin kendine yakıştırdıkların, içinde kendin gibi hissettiklerin
Giyince aynaya bile bakamadığın ama çöpe atmaya kıyamadığın
Başta çok sevdiğin sonra tekini kaybettiğin, belki bir gün çıkar da eskisi gibi giyebilirim diye ümit ettiğin çorap
Konunun kıyafetlerle ilgisi yoktur...
-Kafa Dergi
Bu hafta Kafa Dergiden;
İnsan çocukluğunda iki şekilde yara alır, birincisi yaşamaması gereken şeyler yaşadığında, ikincisiyse yaşaması gereken şeyleri yaşamadığında. Terkedilmişlik hissi ilerleyen yaşlarda özellikle ilişkilerde bağımlı olmaya, birisi onu terk etmesin diye hiç yapmayacağı şeyleri yapmasına sebep olabilir. Yarım kalan hikayeyi, eski hikayedeki figürlere benzer insanlarla tamamlamaya çalışmak çok zordur. Sanki her yeni ilişki her yeni insan, bambaşka bir hikaye gibi gelir ona. Ama özünde aynı şeyi yaşamaya devam eder. Çocuk ebebeveyinlerinden ilgi, destek ve iletişim bekledikçe bunların hiçbiri karşılanmaz sanki dibi görünmeyen bir çukura bağırıyormuş gibidir çocuk, sesi bile yankılanmaz. Peki ebeveyinden alamadığın şefkate, korumaya, desteğe ve ilgiye babana benzer insanlardan almaya ne kadar ihtiyacın var?
Belkide artık bunlara ihtiyacın yok.
-Beyhan BUDAK