Puan vermedi·64 syf.··
2026 110. kitabı
Bugün sizlere ruhu dinlendiren bir kitapla geldim. @awordweaver94 ’in yazdığı “Dokuma Sözler”. Kapağındaki o dingin, yemyeşil tablonun hissettirdiği huzuru sayfalarında da birebir yaşatan, adeta kelimelerle örülmüş çok zarif bir eser bu. Kitabı elinize aldığınızda kendinizi sadece şiirlerin ritmine bırakmıyorsunuz; aynı zamanda deneme tarzındaki o akıcı ve derin düzyazılarla da sakin bir iç yolculuğa çıkıyorsunuz. Yazarın, kitabın temel felsefesini oluşturan “Biz ürettikçe sanat doğuyor, sanat yaşadıkça insan kalıyoruz” sözü, her sayfada kendini ince ince hissettiriyor. Kitapta öyle naif dokunuşlar var ki, gündelik hayatın koşturmacasında unuttuğumuz o sakinliği size yeniden hatırlatıyor. Örneğin “Rahatlık Rehberi” bölümünde, adalı yerel bir kardeşliği, kedilerin mırıltısı kadar sessiz varoluşları ve insanı içine çeken berrak manzaraları okurken adeta o huzurlu tablonun bir parçası oluyorsunuz. Şiirlerinde ise hayatın içinden geçen, hepimizin kalbine değen çok tanıdık sorgulamalar saklı. “Geri Sayım Hayat” şiirindeki çocukluk özlemi, şans ve hayatın getirdiği o kaçınılmaz silleler o kadar samimi bir dille aktarılmış ki, okurken “Evet, tam olarak hissettiğim bu” diyorsunuz. “Suskun Çağrı”da geçen “Ressamın aziz rengi, şairin ilk kelimesi... Aynadaki hâlâ mesaj bekliyor senden” dizeleri ise kitabın o sanatla harmanlanmış derin felsefesini çok güzel özetliyor. Ağdalı ve yorucu bir dilden tamamen uzak, kelimelerle aranıza hiç mesafe koymayan, çok içten bir dostla dertleşir gibi yazılmış bir kitap Dokuma Sözler. Hem şiirin o soyut dünyasında kaybolmak hem de denemelerin huzurlu sularında dinlenmek isteyenler için oldukça zarif bir okuma deneyimi sunuyor. İyilikle ve kitapla kalın.
Dokuma Sözlerİlhan Çelik · Mahlas Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 19. kitabı
Giyotine doğru geri sayım yapan isimsiz bir mahkûmun zihninde, o daracık hücrenin duvarları arasında dolaşmak, insanlığın adalet adına işlediği en büyük cinayetle yüzleşmek demek. Victor Hugo, suçun ne olduğundan tamamen bağımsız olarak, bir insanın yaşam hakkının, nefes alma ve geleceği hayal etme hürriyetinin elinden alınışını saniye saniye, adeta bir can çekişme gibi kaleme alıyor. Toplumun intikam hırsının, idamı bir panayır eğlencesine dönüştüren o kalabalıkların ve yasaların soğukluğunun karşısına; korkan, titreyen, geride bir çocuk bırakan o saf insan sıcaklığını koyuyor. Kitabı bitirdiğinizde, adaletin can almak değil, yaşatmak ve ıslah etmek üzerine kurulması gerektiğini, göğsünüzü sıkıştıran o derin empatiyle ve sarsıcı bir netlikle anlıyorsunuz.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
Kitap adı: Pozitif Psikoloji Yazar adı: Nevzat Tarhan Sayfa sayısı: 304 Kitap türü: Kişisel Gelişim, Psikoloji, Toplum ve Bilim Kitap, kitapçıdaki rafta dikkatimi çekti sanki, "al beni, al beni" der gibi bende düşünmeden aldım, iyi ki almışım, okumak bugünlere nasip oldu Kitapta, Nevzat Tarhan ve bir araya getirdiği 19 kişilik Uzman kadrosuyla, pozitif psikoloji ve çoklu zeka konusunu bizim için aydınlatıp, örnekler vererek kitapta sunmuşlar. İlk başta dikkatinizi çeken ise, 10 adımda duygusal zeka konusunda detaylı bilgilerin olduğu başlıklar ve her bir başlıkta farklı uzmanların fikirlerinin olması, bu kitabı daha çekici kılıyor, malum konu Psikoloji ve Zeka olunca, insan başka uzmanların fikirlerine ve görüşlerine de ihtiyaç duyuyor. Ayrıca kitapta, duygusal zeka nasıl pozitif yönde geliştirilir okuyorsunuz. Çoklu Zeka, kuramının açıklamasına gelecek olursak, kısaca şöyle. "Çoklu zeka nedir diye sorsak, hiç şüphesiz ki, dengeli beslenme olurdu en iyi örnek. Çünkü dengeli ve çeşitli beslenme olunca daha sağlıklı olur insan. Yazar, Çoklu zeka kuralına göre insan beyni, sözel- dilsel, mantıksal- matematiksel, müziksel- ritmik, görsel- uzmansal, içsel- kişilerarası ve bedensel- kinestetik alanlarını içerir, diye yazmış. Çeşitli zeka alanları gelişmiş olan insanda sağlıklı bir birey, demektir. Zeka konusunda hepimizin doğru ve yanlış bildiği şeyler var demiş yazar, örneğin Zeka sabittir, değişmez, tam tersi Zeka hep geliştirebilir. Kitapta okura da sorular sorulmuş yaşamları ile ilgili, örneğin: Onları ne mutlu ve mutsuz eder. Kitaptan bir kaç alıntı: - Sokrates- Ben insanlara bir şey öğretmiyorum sadece onların düşünmelerini sağlıyorum - Insanlar, negatif duygulara daha çabuk çekilip, daha kolay alışıyor. Mutluluk içinse, kişi önce kendini ikna etmesi gerekiyor. -
Pozitif PsikolojiNevzat Tarhan · Timaş Yayınları · 2015174 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Dokuma Sözler | İlhan Çelik Yazar bu kitapta kelimeleri tezgâha atmış, kendi yaralarını, hatıralarını ve sorgulamalarını atkı çözgü yapmış. 45’e yakın şiir ve düzyazıyla dolu sıcak bir dokuma bu. Kitap Yaratım bölümüyle açılıyor. “Yazmaya Övgü”, “İlk Perde”, “İnsan Yaptıkça” gibi parçalarla seni hemen kolundan tutup “Hadi üret!” diye dürtüyor. Ardından Akış’a bırakıyor kendini; “Üçüncü Dönemeç”, “Geri Sayım Hayat”, “Sabah 6 - Gece 3”… Zamanın nasıl eridiğini, hayatın nasıl aktığını iliklerine kadar hissettiriyor. İçsel Arayış bölümünde ise insanın en çıplak hâliyle yüzleşiyorsun: “Tek Sesli Deneyler”, “Suskun Çağrı”, “Farkındalık Yoksunu”, “Hayallerimin Kokusu”… Okurken birden kendime döndüm, durdum ve uzun uzun düşündüm. Mevsim’le doğaya ve zamana teslim oluyorsun; Kışa İlanıaşk , Yazın İki Yüzü, Serin Huzur… Canlılar ve Doğa ile derin bir nefes alıyorsun: Özgürlük Ormanı, Renk Cümbüşü, Beyaz Nokta… İlişkiler kısmında yürek acıyor: “Bir Dosta”, “Kedere Teslim”, “Sevgili Beddua”, “Işık Getiren”… Ve Yol ve Yurt ile memlekete, köklerine dönüyor; Beyoğlu’ndan, Vapur’a, Kuzguncuk’tan Şirince Hatırasına , Memleket Manzarasında Hayat’a Bu kitapta her şey var: yaratma cesareti, iç hesaplaşma, mevsimlerin ruhu, doğanın şifası, ilişkilerin kırılganlığı ve en sonunda yurdun sıcaklığı. Hepsi ustaca örülmüş, tek bir büyük dokuma gibi. Kitap “ben büyük edebiyatım” demiyor. Ama tam da bu samimiyetiyle insanın içindeki yaratıcıyı uyandırıyor. Bitirdiğinizde elinizde kalem, defter arıyorsunuz. Çünkü yazar elimize ipliği veriyor, gerisini siz öreceksiniz diyor. “Biz ürettikçe sanat doğuyor, sanat yaşadıkça insan kalıyoruz” mottosu kitabın tam kalbine oturuyor. Siz de hazır mısınız dokumaya?
Dokuma Sözlerİlhan Çelik · Mahlas Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·464 syf.·
2026 110. kitabı
#OkudumBitirdim Yalancılar ve Yabancılar/ Emre Gül Sizlere severek okuduğum genç Yazarımız Emre Gül'ün, serinin ilk kitabıyla geldim. Daha önce de dört kitabını okuduğum Yazarımız genç yaşına rağmen 18/25 yaş grubunun sevgilisi olmuş adeta. Aslında Ergen yazarı da diyebiliriz, benim gibi iki ergen çocuğu olan yetişkinlerin de günümüz Ergenlerini anlaması için faydalı olacağını düşünüyorum. Daha ilk sayfalardan itibaren akıp giden, merakı sürekli canlı tutan bir hikâyeyle başlıyor kitap. Genç kurgu diye hafife alınamayacak kadar etkileyici bir konuyla karşımıza çıkıyor. Karakterler güçlü, diyaloglar akıcı ve olaylar tamamen ana karakterimizin etrafında dönüyor ama nasıl bir dönüş. Güneş Koleji’ne hoş geldiniz. Peri, Yekta, Bade ve diğerleriyle tanışmaya hazır mısınız? Hikâye bir soru ile başlıyor: İntihar mı, cinayet mi? Ve ardından mezuniyet gününe doğru değil, tam tersine geriye doğru ilerleyen bir zaman akışı ile ilerliyor... Peri, zorbalığa uğrayan, görünmez olmaya alışmış bir öğrenci. Ama onun bir sırrı var: Mor kaplı defteri...... Ve bir gün, onu hiç görmeyen biri fark etmeye başlıyor. Geri sayım başladı. Özetle; insanların kalabalıklar içinde yalnızlaşmasını, geçmiş yaralarını, güven duygusunu ve yabancılaşmanın insan ruhunda bıraktığı izleri etkileyici bir dille anlatıyor kitabımız. Eğer lise yıllarınıza dönmek istiyorsanız bu kitap tam size göre.
Yalancılar ve YabancılarEmre Gül · Ren Kitap · 20213,996 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 134. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 15:31
Agatha Christie’nin “Sıfıra Doğru” (Towards Zero) romanı, kader, tesadüf, insan psikolojisi ve “cinayetin başlangıç noktası” fikri etrafında dönen, zekice örülmüş bir polisiye. Romanın adı boşuna değildir. Her bölüm, okuyucuyu “sıfır noktasına” biraz daha yaklaştırır. - Küçük tartışmalar - Eski defterlerin açılması - Yanlış anlaşılmalar - Bastırılmış duygular Hepsi birer “geri sayım” basamağıdır. Christie bu romanda klasik “katil kim” yapısını ters yüz eder. Hercule Poirot ya da Miss Marple yoktur; odak, cinayetin neden ve nasıl başladığıdır. - Cinayet, olay anında değil, çok daha önce başlar. - Karakterlerin geçmişleri, ilişkileri ve kırılma anları “sıfır noktasına” doğru ilerleyen bir çizgi oluşturur. - Christie, polisiye türünde nadir görülen bir şekilde, “kader” ve “zaman” kavramlarını merkeze alır.
Agatha Christie
Sıfıra DoğruAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20221,701 okunma