Sin

Sin
Gurbette, gurbetin ortasında kendi küçük dünyasını kuran biri. Kitaplar, kahve ve kediler eşliğinde..
Ahir zaman için reçete
1. ‘İman’ın şuurunda olmak. Ona bir bedel kabul etmemek gerekmektedir. 2. Bu imanı amelsiz bırakmamak, söz konusu olan Allah için yapılacak bir amel olunca “ertelemek” gibi bir illetten uzak kalmak gerekmektedir. 3. İman ve amelden sonra, imanlı ve amellilerle bir arada olmak, öyle olmayanlardan uzaklaşmak gerekir. Cemaatsiz, kardeşsiz kalmaktan ürkmek gerekir. 4. İmanımızı, amellerimizi, koruması için Rabbimize samimi dua etmek, zikir, vird sahibi olmak gerekir. 5. Kur’an’sız bir gün geçirmemek gerekir (okumaktan, anlamaya kadar her yönü ile). Muhakkak bir ilim meclisi bulup o meclisi izlemek, beşikten mezara kadar ilim prensibini uygulamak gerekir. 6. Günahların yıpratıcılığına karşı, eskilerinden tevbe ederek, yenilerine de bulaşmamak için azami gayret sarf ederek tedbirli olmak gerekir. Günahlar kadar, günaha zemin oluşturan nesnelere karşı dikkatli olmak, mesela, gözü haramdan sakındırmak… Vücuda haram ve şüpheli şeylerin girmemesi için ciddi gayret etmek gerekir. 7. Hakk’ı tavsiye için, yaşanan çağın gerektirdiği metotları ve imkânları kullanmak, ‘ehl-i sünnet’ bir gurubun samimi bağlısı olmak gerekir. Şeytan ‘yalnız’ ve ‘ortalıkta’kilere pek hayrandır. 8. Öncekilerin, ateşe atılan İbrahimler, taşlanan Nebiler, hızar altında doğrananlar ve açılmış çukurlarda alevlenmiş ateşlere atılan “ashab-ı uhdûd” ve benzerlerinin bilgilerini defalarca düşünmek gerekir. İnsan aynı insan, dünya aynı dünya, imtihan aynı imtihan, cennet aynı cennet değil mi? 9. Sabrı en büyük silahımız olarak yerli yerine oturtmadan, onu kuşanmadan yol alınamayacağını iyice idrak etmek gerekir. 10. Ahir zaman reçetesinin özeti dört şeydir: İLİM, İBADET, SABIR VE CEMAAT.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Reklam
Meyvesiz ramazan
• Meyvesiz Ramazanın en belirgin özelliği, edebiyatının kendinden daha fazla meşhur oluşudur. ‘Nerede o eski Ramazanlar?’, ‘Eskiler şöyle şöyle yaparlarmış…’ türünden masalımsı ağıtlar kuru bir avuntu olarak dilden dile dolaşır. Adeta fakirler zenginlerin malını sayar gibi olur. • Meyvesiz Ramazanın yiyecekleri meşhurdur. Pidesinden tatlısına kadar… İftarı sahurundan daha yaygındır. İftar programları olur. İftar menüleri önceden ilan edilir. İftarlarında açlardan çok toklar doyar. İftarlarına oturanların teravih kılması zorlaşır. O iftarlara oturanlar kimi zaman akşam namazını bile yetiştiremez de namaz kazaya kalır. • Ramazandan sonra namaza karşı soğukluk geri gelir. 33 rekât camide kılabilenler, 4 rekâtlık yatsının farzına evlerinde bile vakit bulamazlar. • Sadaka ve infak unutulur. • Bayram neyin bayramı olduğu belli olmadan geçip gider. Bir mağfiret bayramı iken şeker bayramına dönüşüverir. • Mushaflar kitaplıklara konur. Camiler garip kalır.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Meyveli Ramazan
• İftar ayı değil, oruç ayı olarak algılanır. Oburlaşılmaz, kilolanılmaz o ayda. Sofradan sofraya değil, Kur’an’dan Kur’an’a, meclisten meclise koşulur. • Gelenek görenek, örf âdete göre değil ayete hadise göre yaşanılır. Sadece ashab-ı kiram örnek alınır. • Son günlerinde herkesi bir hüzün kaplar. Bitmesine gözyaşları akıtılır. ‘Ne çabuk geçti mübarek’ gibi edebiyat yapılmaz. ‘Acaba amellerimiz kabul olundu mu?’ diye bir heyecan ve umutlu bir bekleyiş sarar herkesi. • Bayramından sonra oruca veda edilmez; Şevval ayında altı gün daha tutulur. Pazartesi-Perşembe orucu, muharrem orucu gibi nafilelerle oruca devam edilir. • Aman ecrimiz zayi olmasın diye, Ramazan bittikten sonra kul hakkına daha fazla dikkat edilir. • Sadaka vermeye devam edilir. Haftalık, aylık sadaka takvimleri yapılır. • İnsani faaliyetlerden geri kalınmaz. Deprem oldukça insanlığı kabaran, televizyonlarda yetim-yoksul filmi gördükçe merhameti coşan gösteri adamı Müslüman olunmaz. Nerede hizmet orada ben anlayışı ile çalışılır. • İtikâf ibadeti bir saatliğine bile olsa ihya edilmeye devam edilir. Namaza gitmişken ezanı caminin bahçesinde değil içinde bekler. • Kur’an tilaveti artarak devam eder. • Ramazan görmüş bir Müslüman olduğu en az altı ay her halinden belli olur.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Bayram, oruçtan kurtulduğumuza değil mağfirete erdiğimizedir
Mağfirete ermişken tekrar eskiye dönmemiz, Ramazanda elleri kelepçeli İblis’i sevindirir. Bu nedenle: • Kullukta muvaffak olabilmemiz için Allah’tan yardımını dileyelim. Ayağımızı kaydırmaması için yalvaralım. • Ramazancılarla değil, salih kullarla bir arada olmaya çalışalım. Ramazandaki şevkimizi kırabilecek yer ve kişilerden uzak duralım. Ümmetin geçmiş büyüklerinin örnek hayatlarını öğrenelim, değerlendirelim. • Bilhassa farz ibadetlerde küçük bir gedik bile açılmamasına özen gösterelim. Az da olsa, sürekli olan nafile ameller yapalım. Sürekli olan amel Allah’a daha sevimlidir. • Kitabımız Kur’an’a olan alakamız artan bir hızla devam etmelidir. Her Ramazandan sonra düz okuyuşumuzu, ezber miktarımızı artırarak devam ettirmeliyiz. • Zikir virdimizi aksatmadan sürdürmeliyiz. • Günahlarımızın yolumuzu tıkayan engeller olmaması için sık sık samimi tövbe etmeliyiz.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Resûlullah s.a.v efendimiz buyurdular ki: “Kıyamet gününde mü’minin gölgesi sadakasıdır.”
Sayfa 73·Kitabı okudu
Reklam