1. ‘İman’ın şuurunda olmak. Ona bir bedel kabul etmemek gerekmektedir.
2. Bu imanı amelsiz bırakmamak, söz konusu olan Allah için yapılacak bir amel olunca “ertelemek” gibi bir illetten uzak kalmak gerekmektedir.
3. İman ve amelden sonra, imanlı ve amellilerle bir arada olmak, öyle olmayanlardan uzaklaşmak gerekir. Cemaatsiz, kardeşsiz kalmaktan ürkmek gerekir.
4. İmanımızı, amellerimizi, koruması için Rabbimize samimi dua etmek, zikir, vird sahibi olmak gerekir.
5. Kur’an’sız bir gün geçirmemek gerekir (okumaktan, anlamaya kadar her yönü ile). Muhakkak bir ilim meclisi bulup o meclisi izlemek, beşikten mezara kadar ilim prensibini uygulamak gerekir.
6. Günahların yıpratıcılığına karşı, eskilerinden tevbe ederek, yenilerine de bulaşmamak için azami gayret sarf ederek tedbirli olmak gerekir. Günahlar kadar, günaha zemin oluşturan nesnelere karşı dikkatli olmak, mesela, gözü haramdan sakındırmak… Vücuda haram ve şüpheli şeylerin girmemesi için ciddi gayret etmek gerekir.
7. Hakk’ı tavsiye için, yaşanan çağın gerektirdiği metotları ve imkânları kullanmak, ‘ehl-i sünnet’ bir gurubun samimi bağlısı olmak gerekir. Şeytan ‘yalnız’ ve ‘ortalıkta’kilere pek hayrandır.
8. Öncekilerin, ateşe atılan İbrahimler, taşlanan Nebiler, hızar altında doğrananlar ve açılmış çukurlarda alevlenmiş ateşlere atılan “ashab-ı uhdûd” ve benzerlerinin bilgilerini defalarca düşünmek gerekir. İnsan aynı insan, dünya aynı dünya, imtihan aynı imtihan, cennet aynı cennet değil mi?
9. Sabrı en büyük silahımız olarak yerli yerine oturtmadan, onu kuşanmadan yol alınamayacağını iyice idrak etmek gerekir.
10. Ahir zaman reçetesinin özeti dört şeydir: İLİM, İBADET, SABIR VE CEMAAT.