Duanın cimrileri olduk.
Dualarımız kelimelerle, bazen harflerle sayılacak kadar daraldı. Hâlbuki Rabb’imiz, açılmış eller, nemli gözler arıyor.
Dili ne olursa olsun, mü’minin duası silahıdır. Bilhassa şu zamanda! Zaten başka neyimiz kaldı ki!
“Rabb’im! Rabb’im!” demenin zevkine ermeliyiz. Dua apayrı bir ibadettir. Biz onun neresindeyiz?
Oruç ile bir arada zikredilen şeylerden biri de duadır. Bakara suresinde orucu anlatan iki ayetin arasında duaya teşvik eden ayet vardır. Oruç tutan mü'min Rabb'ine yakın olduğunu, orucun bu yakınlığı artırdığını bildiğine göre, dua için en münasip vakitte olduğunu da bilmelidir.
Dua etmeyi gerektiren ne çok dertlerimiz var! Rabb'imize el açmayı ihmal edip, duadan, uzak durduğumuz için kim bilir neler kaybettik! "Rabb'im! Rabb’im!" demenin zevkinden nasıl da yoksun kalmışız.
Efendimiz aleyhisselam buyurdular ki:
"Üç kişinin duası reddedilmez: Adil lider, iftar edinceye kadar oruçlu ve mazlum."