Mutlu da olsa kederli de olsa hatıra dediğin şey hep acıtır.
En azından benim için, yine de bu acıda mutluluk da vardır.
Tıpkı sıcak bir günü takip eden nemli bir akşamüstüne çiseleyen bir yağmurun güneşin kavurduğu zavallı ve sıska çiçekleri tazelemesi ve canlandırması gibi, anılar da ağırlaşan, sancıyan, ümitsizliğe kapılan ve kederlenen yüreği tazeleyip canlandırır.
“Bedbahtlık aslında bulaşıcı bir hastalıktır, bu yüzden biz yoksul ve bedbaht insanlar daha fazla yoksulluk ve bedbahtlık bulaştırmamak için birbirimizden uzak durmalıyız.”
Tohoku’nun bir taşrasında doğmuş. Şansız olduğunu düşünüyor. Karamsar umutsuz bir kahraman. İnsanların her gününün pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar etmeden nasıl yaşadıklarını, mutlu olduklarını merak ediyor ve sorguluyor.
İsmi Yozo, insanlar tarafından farkedilmeyi sevmeyen biri ama onları güldürürse hayatlarına uymasını önemsemezler diye düşünüp soytarılık yapıyor.
Babası sık sık işi olduğu için Tokyo’nun Ueno Bölgesindeki tatil evlerine gider ve yılın yarısından çoğunu o evde geçirir. Yozo oldukça varlıklı bir ailenin çocuğu. Yozo, kimseye sezdirmeden bir yalnızlık yaşıyor aslında ve bunu kimseye anlatmıyor, yardım almıyor, kimse bunu anlamasın diye mutluymuş gibi yapıyor, insanları güldürmek için de soytarılık ve yaramazlık yapıyor.(Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum./Syf.15) Onu seven ve anlayan tek bir arkadaşı oluyor o da Takeiçi onunla arkadaşlık kuruyor, iyi anlaşıyorlar. Liseye geçiyor. Babasının isteği üzerine lise okuyup memur olmak düşüncesini göz önünde bulunduruyor. Lisede Horiki adında bir arkadaş ediniyor. İçkiye, sigaraya başlıyor ve Marksizm dünyasıyla tanışıyor, Yozo. Horiki’yle bambaşka bir hayata başlıyor ve okulunu asıyor. Okulundaki ikinci yılında Yozo’dan büyük, evli bir kadınla aşk intiharına kalkışınca hayatının değiştiğini anlıyor. Kadın ölüyor. Bunları öğrenen babası çok kızıyor ve onu okuldan alıyor.
Çok fazla morfin aldığı için artık sağlığı gittikçe kötüleşmeye başlıyor. Onu bir deli hastanesine yatırıyorlar. Daha sonra abisi gelip alıyor, taşrada bir evde hizmetçi tutuyor.
Yozo sürekli her sıkıntısında intihara teşebbüs ediyor. Kendi adına hiçbir şey karar veremediğini düşünür, onun hayatında kararlarının başkalarına ait olduğu düşüncesinden artık sıkılmıştır. İnsan