Yoksulluk muydu beni huzuruna getiren?
Değildir yoksul azla yetinmeyi bilen.
Hiçbir şey beklemem senden saygıdan başka.
Dürüst ve özgür bir kişiye saygı göstermeyi bilirsen.
O günden sonra dünya her gün biraz daha kana boyandı, her gün biraz daha gölgelendi ve hayat da benim yüzüme bir daha gülmedi.
Geçmişin seslerinden başka bir şey işitmeyip çocukça bir umudu besleyebilmek, ısrarlı bir hayali içimde büyütebilmek için insanlardan uzaklaştım: Onun bir gün yeniden bulunacağı hayalini.
Balkan coğrafyasının izlerinden anlatılıyor kitap. Burjuva bir kadının hayatı beş farklı kişiden anlatılıyor.
Kitabın içinde ismi geçen kişiler: Stevan, Veronika, Komutan binbaşı İliç, Leo. İliç, Stevan’nın komutanı. Leo ise Veronika’nın eşi. Stevan bir asker.
Binbaşı İliç, Stevan’ı Veronika’ya at biniciliği öğretmesi için görevlendiriyor. Veronika diğer kadınlardan farklı bir kadın, eksantrik bir kadın. Ljubljona sokaklarında tasmanın ucunda timsah gezdiren bir kadın. Stevan Veronika’ya ata binmeyi öğretiyor. At Stevan’nın bizatihi yetiştirdiği kendi atı oldukça seviyor atını. Bu süre zarfında Veronika ve Stevan arasında gittikçe hoşlantı oluşuyor.
At biniciliği dersleri bitiyor. Veronika ata binmeyi çok iyi öğreniyor. Veronika ile Stevan arasında bir şey olduğunu sezen Zarnik, komutan İliç’den Stevan’nın tayinini başka yere çıkartmasını istiyor.
Stevan’nın tayini Vranje’ye Bulgar sınırına çıkıyor. Veronika’ da Stevan ile gidiyor. Veronika burada rahat edemiyor eskisi gibi özgür olamıyor. Bu durumda da Stevan ile tartışıyorlar.
Daha sonra Stevan’nın tayini tekrar çıkıyor, Maribor’a gidiyorlar. Veronika burada eski hayatına ulaşmış oluyor. Veronika’nın annesi geliyor yanlarına bir süre annesiyle kalıyorlar. Annesi Veronika’ya eski eşi Leo’dan bahsediyor. Yeni aldığı mülkleri anlatıyor. Bundan etkilenen Veronika eski kocası Leo’ya dönüyor.
Veronika, Stevan’a bıraktığı bir mektupta onu çok sevdiğini söylüyor. Fakat eski eşine geri dönüyor. Stevan ne kadar hayata tutunmaya çalışsa da yedi yıl önce yaşadığı bu durumu unutamıyor, Veronika’yı unutamıyor.
“Gerçek olan şu ki: O gece beni görmeye geldi, o gece gördüm onu…/syf.68”
…bağımsızlık gününde kavuşana kadar…/syf.185