Şaban S.

Şaban S.
Puan vermedi·232 syf.··
2025 22. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 14:17
Bipolar bir zihnin iç dünyasını, dışarıdan bir gözlemci gibi değil, doğrudan yaşayan birinden okumak… Durulmayan Bir Kafa tam olarak bunu sunuyor. Kay Redfield Jamison, sadece bir psikiyatrist değil, aynı zamanda hastalığı bizzat deneyimleyen biri olarak kaleme alıyor bu kitabı. Ve işte bu yüzden, okurken bir akademik metinden çok, kendi iç dünyamızın bir yankısını duyuyoruz. Kitap boyunca Jamison’un hayatı üzerinden manik ve depresif dönemleri izlerken, hastalığın sadece bir tanı olmadığını, aynı zamanda bir kimlik, bir kader ve bazen de bir lanet olduğunu hissediyoruz. Manik atakların zirvesinde yaşadığı coşku ve yaratıcı enerjinin büyüsüne kapılırken, depresyonun karanlık kuyularına düşüşündeki kaçınılmazlığı da iliklerimize kadar hissediyoruz. İşin en çarpıcı yanı ise, bu gelgitlerin onu hem yok eden hem de var eden unsurlar olması. Jamison, bipolar bozukluğu bir lanet olarak görmenin ötesine geçerek, onun getirdiği sanatsal ve entelektüel avantajları da ele alıyor. Virginia Woolf’tan Lord Byron’a kadar pek çok yaratıcı dehanın bu hastalıkla nasıl iç içe yaşadığını anlatırken, zihinsel farklılıkların bazen bir yetenek kaynağı olabileceğini düşündürtüyor. Ama aynı zamanda, tedavisiz bırakıldığında insanın tüm yaşamını nasıl paramparça edebileceğini de açıkça gösteriyor. Özellikle litiyum tedavisiyle ilgili bölümler, hem bir hastanın hem de bir doktorun gözünden süzülmüş bir iç hesaplaşma gibi. İyileşmenin bedeli, hastalığın kimliğe kazandırdığı “sihir”den vazgeçmek mi? Ve eğer bu sihir, aynı zamanda insanı mahveden şeyse, onu kaybetmek gerçekten bir kayıp mı? Bu kitap, sadece bir psikiyatrik rahatsızlığı anlamak isteyenler için değil, kendi zihninin fırtınalarıyla mücadele eden herkes için bir kılavuz gibi. Bipolar bozukluğu dışarıdan değil, içeriden anlatıyor
Durulmayan Bir KafaKay Redfield Jamison · Epsilon Yayınevi · 2018957 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 23:34
Bazı kitaplar, hikâyesini anlatırken aslında bizden bir şeyler saklar. Per Petterson’un At Çalmaya Gidiyoruz romanı da tam olarak böyle bir eser. İlk sayfalardan itibaren Norveç’in soğuk ve melankolik atmosferine çekiliyorsunuz, ama asıl mesele bu değil—çünkü bu kitap, hatıraların, kayıpların ve yalnızlığın içimize nasıl işlediğini anlatan, derin bir iç yolculuk. Başkahramanımız Trond, 67 yaşında, hayatının sonbaharında bir adam. Norveç’in ücra bir bölgesine, doğayla baş başa kalmaya, kendini ve geçmişini dinlemeye çekilmiş. Ama geçmiş dediğimiz şey, unutulup geride bırakılabilen bir şey mi gerçekten? Trond’un 15 yaşında yaşadığı bir yaz, onu yıllar sonra bile bırakmamış. Babasıyla geçirdiği o yaz mevsimi, dostluk, ihanet ve kayıp gibi temalarla işlenerek zihninde hep taze kalmış. Kitabın ismi ise, Trond’un arkadaşıyla beraber at çalma fikrini gerçekleştirmeye çalıştığı, ama aslında bambaşka şeylerin yaşandığı o unutulmaz yazdan geliyor. Petterson’un dili son derece sade ama vurucu. Kitap boyunca büyük olaylar, dramatik patlamalar bekliyorsanız, yanılırsınız. Çünkü bu roman, daha çok küçük detayların, sessizliklerin ve satır aralarına gizlenmiş anlamların kitabı. Bir ağacın hışırtısı, bir çiftlik evinin kokusu, bir babanın sessiz ama derin varlığı… Hepsi, Trond’un geçmişiyle hesaplaşmasının birer parçası. Bazı kitaplar okunduktan sonra bile sizde yaşamaya devam eder. At Çalmaya Gidiyoruz tam olarak böyle bir kitap. Melankolik, ama rahatsız edici derecede tanıdık. Çünkü Trond’un yaşadığı o kayıp duygusu, aslında hepimizin içinde bir yerde var. Eğer hayatın sıradan görünen anlarında gizli olan derin duyguları keşfetmeyi seviyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun. Ama sabırlı olun. Çünkü Petterson’un dünyası, acele edenleri değil, durup dinleyenleri ödüllendiriyor.
At Çalmaya GidiyoruzPer Petterson · Metis Yayınları · 20211,483 okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2024 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 00:03
Alain de Botton ; gündelik hayatta karşılaşabileceğimiz bir çift üzerinden felsefi sorulara ve problemlere yanıt verirken, felsefi çıkarımların ve teorilerin hayatta nasıl kullanılacağını iyi anlatıyor. Kitap akıcı bir şekilde sanki bir dizi izler gibi akıp gidiyor.
Romantik HareketAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2007511 okunma
Özel yaşamın kamulaşması
Puan vermedi·126 syf.··
2024 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2024 00:00
"kültürleme" yoluyla toplum mühendisliğine soyunan "aydın"ların", taşra" yı keşfetmeye başladığı, kamunun özel yaşamla gündelik bir dil aracılığıyla bağ kurmaya başladığı 80 Türkiyesine sakin bir bakış olarak yorumluyorum bu kitabı.
Vitrinde YaşamakNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 20141,008 okunma
Amerika'yı Yeniden Keşfetmek
Puan vermedi·340 syf.··
2023 1. kitabı
"Nosce te ipsum" Yeni bir yıl, yeni hedefler planlar, kendimizin en iyi versiyonuna güncelleme çalışmaları... Bir şeyler yapmak lazım diye içimizi kemiren fakat aynı hissin bizi harekete geçmekte engellemesi. Kitabı elimize aldığımızda sihirli bir değnekle zenginliğin kapıları açılmıyor aksine o kapıdan uzaklaştığımı fark ettim. Finans kitabı gibi ama kişisel gelişim kitabı ki bu tarz kitaplara önyargılıydım çünkü bildiğim şeyleri tekrar tekrar söylemesi hoşuma gitmiyor. Aslında sebep bildiğimiz ama yapmaya güç bulamadığımız şeyleri yüzümüze vurması bizi motive etmesi gerekirken iyice küstürmesi. Bu kez olacak, enflasyon ortamında paranın ve kişiliğin önem kazandığı ortamda kendimi, bildiğim ama yapmadığım her şeyi yapma bilinciyle güncellemeye çalışacağım. Kendi içimdeki amerika yı keşfetmenin yılı başlasın. Milyon Dolarlık AlışkanlıklarMilyon Dolarlık Alışkanlıklar
Finans
Milyon Dolarlık AlışkanlıklarBrian Tracy · Beyaz Yayınları · 2019232 okunma
Reklam