Emre Varışlı

Emre Varışlı
@scapegoatdown
Bilim kurgu yazıyorum, üstüne bir de şiirler yazıyorum… Aslında ben de sizin gibi anlam arıyorum… İlk kitabım ‘Karanlık Ormanın Kıyısında’ satışta. Instagram : @famelessauthor
Sormadan
Biz birşey yaşadık Ne ben koyabildim adını, Ne de sen Ben korktum sormaya Sen umursamadın Ben yaşanmışlığı kar saydım Sen hayatını yaşadın Sormadık birbirimize Biz ne yaşıyoruz Biz birbirimize neyiz Ben esiri oldum korkunun Sorarsam bozulacakmış gibi büyüsü Sen mağrur, yaşanmışlıklar arkanda Ben sormadım Sen söylemedin Ben umut ettim Sen hayatını yaşadın Gün geldi, bitti Bekliyordum ben O yüzden hiç sormadım Yaşanmışlığı kar saydım Sormadan - 2020
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Karanlık Ormanın Kıyısında
Gelenler barışçıl amaçlar ile mi geliyorlar… Yoksa mahşer gününü başlatmak için mi? Karanlık Ormanın Kıyısında Emre Varışlı
Karanlık Ormanın Kıyısında
“gözlerinden kör edici ışıklar saçan bir yırtıcı predatör…” Bazı sahneler bağırmaz. Sessizce kanını dondurur. #KaranlıkOrmanınKıyısında #BookTok #SciFi #Gerilim #Alıntı Karanlık Ormanın Kıyısında Emre Varışlı
Alıntı
Yüzündeki Kelebekler
Alkolle yıkanmış soğuk bir gecenin Bilmem saat kaçında Mahallenin müezzini bile daha uyanmamışken Yatağa girdiğim saatler işte Kızardın ya zaten hep Yarım asıra merdiven dayadın Hala yarın olmayacakmış gibi içiyorsun diye Yine öyle bir sabah yani işte Sahi ben sen varken neden içiyormuşum ki? Şimdi içmenin en azından bir anlamı var Ağzımdaki acının ikamesi ucuz ve acı Long John Buzsuz olacak ama, acıyı seyreltmenin anlamı var mı? Kargalar kahvaltısını etmeden, İnce çiğ tabakasının o kısacık ömrünün olduğu saatlerde Uyuşmuş bilincim, cin gibi bilinç altımın hükmüne girdiği zamanlarda yine karşıma çıktın, gözlerim kapalıydı Engelledin beni her yerden biliyorum, Telefonumu elime aldıkça bakıp da göremediğim. Rüyalarımın blok düğmesini sakladım Bu yüzden en bakmayacağın yere İşte karşımdasın yine o yüzden Birinci ayımız mıydı? Hani demiştin ya midemde hep kelebekler uçuşuyor O soğuk Kasım akşamı Kelebekler en ölmeyeceği yerde Elini iyice sıkmıştım ya hani bende. Kaçmasınlar diye belki de Bana yeşilinin en derininden bakmıştın ya
Şiir
Thanatos’un Kaderi
“Yunan mitolojisindeki Thanatos’u bilir misin Emilio? Ölümün habercisi?” “Ben Meksikalıyım dostum. La Santa Muerte dersen saatlerce konuşabilirim ama Thanatos’u bilmiyorum, hayır.” “Thanatos, Hades’in yani ölüm tanrısının emrinde olan bir yarı tanrı. Görevi Yunanlılara ölümü haber vermek. Bu yüzden Yunanlılar ondan hem iğrenir hem de korkardı. İsmi lanetle anı- lırdı ama fısıltılar içinde. Zavallı Thanatos aslında sadece olacak olanı haber veren bir elçiydi ama Yunanlılar ölümün bütün ağır- lığını, hüznünü yansıtacak biri olarak Thanatos’u görür, ondan nefret ederlerdi. Hades’ten değil, zavallı Thanatos’dan. Biz de modern dünyanın Thanatos’larıyız Emilio. Onlara ölümü haber veriyoruz, ölümü hatırlatıyoruz. Hem de her gün. Bu yüzden bizden iğreniyorlar, bizden uzak durmaya çalışıyorlar, sanki vebalıymışız gibi. Çünkü diğer tarafta Instagramları, TikTokları, Hollywood filmleri ve realite şovları onlara devamlı anlık dopa- min yüklemesi yapıyor; hayatın her şeye rağmen güzel olduğunu, fırsatlar ile dolu olduğunu söylüyor. Yarını düşünmelerine gerek kalmıyor. Her şey bugünde başlayıp, bugünde bitiyor. Bu dev çarka karşı, birkaç Thanatos’un ciğerleri yırtılma pahasına ufuk- taki tehlikeyi haykırması ne işe yarar?” “Peki, ne yapmalıyız o zaman Howard?” “Ne mi? Tabii ki ciğerlerimiz yırtılma pahasına tehlikeyi haykır- maya devam etmeliyiz!”
Sayfa 34·Kitabı okudu
Alıntı