Bilim kurgu yazıyorum, üstüne bir de şiirler yazıyorum…
Aslında ben de sizin gibi anlam arıyorum…
İlk kitabım ‘Karanlık Ormanın Kıyısında’ satışta.
Instagram : @famelessauthor
Biz birşey yaşadık
Ne ben koyabildim adını,
Ne de sen
Ben korktum sormaya
Sen umursamadın
Ben yaşanmışlığı kar saydım
Sen hayatını yaşadın
Sormadık birbirimize
Biz ne yaşıyoruz
Biz birbirimize neyiz
Ben esiri oldum korkunun
Sorarsam bozulacakmış gibi büyüsü
Sen mağrur, yaşanmışlıklar arkanda
Ben sormadım
Sen söylemedin
Ben umut ettim
Sen hayatını yaşadın
Gün geldi, bitti
Bekliyordum ben
O yüzden hiç sormadım
Yaşanmışlığı kar saydım
Sormadan - 2020
Alkolle yıkanmış soğuk bir gecenin
Bilmem saat kaçında
Mahallenin müezzini bile daha uyanmamışken
Yatağa girdiğim saatler işte
Kızardın ya zaten hep
Yarım asıra merdiven dayadın
Hala yarın olmayacakmış gibi içiyorsun diye
Yine öyle bir sabah yani işte
Sahi ben sen varken neden içiyormuşum ki?
Şimdi içmenin en azından bir anlamı var
Ağzımdaki acının ikamesi ucuz ve acı Long John
Buzsuz olacak ama, acıyı seyreltmenin anlamı var mı?
Kargalar kahvaltısını etmeden,
İnce çiğ tabakasının o kısacık ömrünün olduğu saatlerde
Uyuşmuş bilincim, cin gibi bilinç altımın hükmüne girdiği zamanlarda
yine karşıma çıktın, gözlerim kapalıydı
Engelledin beni her yerden biliyorum,
Telefonumu elime aldıkça bakıp da göremediğim.
Rüyalarımın blok düğmesini sakladım
Bu yüzden en bakmayacağın yere
İşte karşımdasın yine o yüzden
Birinci ayımız mıydı?
Hani demiştin ya midemde hep kelebekler uçuşuyor
O soğuk Kasım akşamı
Kelebekler en ölmeyeceği yerde
Elini iyice sıkmıştım ya hani bende.
Kaçmasınlar diye belki de
Bana yeşilinin en derininden bakmıştın ya
“Yunan mitolojisindeki Thanatos’u bilir misin Emilio? Ölümün
habercisi?”
“Ben Meksikalıyım dostum. La Santa Muerte dersen saatlerce
konuşabilirim ama Thanatos’u bilmiyorum, hayır.”
“Thanatos, Hades’in yani ölüm tanrısının emrinde olan bir
yarı tanrı. Görevi Yunanlılara ölümü haber vermek. Bu yüzden
Yunanlılar ondan hem iğrenir hem de korkardı. İsmi lanetle anı-
lırdı ama fısıltılar içinde. Zavallı Thanatos aslında sadece olacak
olanı haber veren bir elçiydi ama Yunanlılar ölümün bütün ağır-
lığını, hüznünü yansıtacak biri olarak Thanatos’u görür, ondan
nefret ederlerdi. Hades’ten değil, zavallı Thanatos’dan. Biz de
modern dünyanın Thanatos’larıyız Emilio. Onlara ölümü haber
veriyoruz, ölümü hatırlatıyoruz. Hem de her gün. Bu yüzden
bizden iğreniyorlar, bizden uzak durmaya çalışıyorlar, sanki
vebalıymışız gibi. Çünkü diğer tarafta Instagramları, TikTokları,
Hollywood filmleri ve realite şovları onlara devamlı anlık dopa-
min yüklemesi yapıyor; hayatın her şeye rağmen güzel olduğunu,
fırsatlar ile dolu olduğunu söylüyor. Yarını düşünmelerine gerek
kalmıyor. Her şey bugünde başlayıp, bugünde bitiyor. Bu dev
çarka karşı, birkaç Thanatos’un ciğerleri yırtılma pahasına ufuk-
taki tehlikeyi haykırması ne işe yarar?”
“Peki, ne yapmalıyız o zaman Howard?”
“Ne mi? Tabii ki ciğerlerimiz yırtılma pahasına tehlikeyi haykır-
maya devam etmeliyiz!”